Karadeniz Yurt İçi

Abant 2

29 Ekim 2005

 

Daha 24 saat bile geçmeden aniden mevsim değişti…Dünkü sonbahar gece bizi bizimle bırakıp yerini bu sabah bembeyaz bir kışa bırakmış… Meğer dünkü o renk harikası bize elveda demek için sıralanmış, bizi anlayın gitme vakti der gibi bakarmış. Biz uykudayken gece bir beyaz halı kaplamış heryanı.. Sabah Duru’nun “annecimmm” sesiyle uyanıp doğru cama koşup da o manzarayı görünce attığım çığlığa bizim küçük hanım bile şaşırdı.
Ağaçlar kıyafet değiştirmiş, bembeyaz tuvaletlerini giyip güne merhaba diyorlardı… Hepsinde bir zerafet hepsinde bir asalet…Sevgililer gölün kenarında çoktan elele yürüyüşe çıkmışlardı bile… Faytonlar konuklarını almış gölü gezdiriyorlardı….Yılın ilk karıydı gördüğümüz. Herbir tanesi ayrı bir şekil herbir tanesi ayrı bir güzellik ve mutluluk.

No Comments

Leave a Reply

Berlin in Berlin ödül almış, ödülden çok filmdeki erotik sahne konuşuluyor, Uğur Mumcu öldürülmüş…Nihan’ın iki ülke ve 20 yıllık zaman dilimini kapsayan hikayesinin arka fonunda Türkiye’nin o yıllardaki sosyal ve siyasi panoraması var…

Kitabı okurken Banu Tozluyurt’un tanınmış yazarlara; bir Banu’luk yer açın ben geliyorum diyen ayak sesleri duyuluyor…

Nihan, Kamer ve Seval’i babaları cumartesi günleri halaları Ayla’nın oturduğu Kadıköy’e götürürdü. Belki de balıkçılar çarşısında balık alırken yanlarından geçtiniz. Ya da Üsküdar’dan Nihan’la aynı vapura bindiniz, yanyana oturdunuz… Hikayedeki gerçeklik duygusu o kadar geçiyor ki insana sokakta yürüyen bir genç kıza acaba bu Nihan’mı diye bakabilirsiniz…

Lale Celepoğlu

D & R    /    İdefix    /    Kitap Yurdu    /    Babil.com