Akdeniz Ne İçsek / Ne Yesek

Adana Onur Kebap’ta Kebap Atölyesi

21 Aralık 2016

Adana’nın nesi marka diye bana sorsalar çok şey sıralarım ama doğruya doğru Adana deyince çoğu insanın aklına kebap geliyor. Hakikaten de marka olmuş artık Adana Kebabı. 2 Kadın Anadolu’da Adana’ya gitmeden önce ATAK Yöneticisi İlhami Günsel’e önceliğimizin yemek olmadığını daha çok kültürel ve doğal güzelliklerle ilgilendiğimizi söylemiştik. O da sağ olsun bizi öyle güzel anlamış ki, yöresel yemeklerle tanıştırıp tencere tatlarına öncelik verdi ilk iki gün.

Eh içimden de geçmiyor değildi hani, şöyle bir kebap yemenin vakti değil mi diye… Öyle ya Adana’ya indiğimiz andan itibaren eş dost tavsiyelerde bulunuyor, şuranın kebabını ye, buranın ciğerini tat diye mesajlar atıyordu.

Şehrin tam ortasında bulunan, büyükşehir havasından sizi bir anda kuş cenneti ve kır bahçesine götüren Atatürk Parkında turlayıp, Seyhan Mahalle Muhtarlığının çayını içtikten sonra hava kararmış karnımız acıkmaya başlamıştı. İlhami Bey, akşam bir kebap organizasyonu olduğunu söyleyince midemde güller açmış, gözlerim dünyaya daha bir sevecen bakmaya başlamıştı.  Önce bir kebap atölyesi yapacağımızdan bahsetti. Bakın ben nefes atölyesine katıldım, kitap yazma atölyesi, ahşap boyama, masal atölyesi, mandala…Gitmediğim atölye kalmadı ama kebabı bugüne kadar sadece yedim ve atölyesinde de rezil olmaya niyetim yoktu doğrusu.

Onur Kebap Adana

Böyle düşünerek Onur Kebap’ın kapısından içeri girdiğimizde 35 yıllık kebap ustası Şevket Azboy öyle bir karşıladı ki bizi, bu akşam tüm kebapları sen yapacaksın dese Başım Üstüne. Bu kadar güleryüzlü, işine aşık bir usta az görülür. Diğer yandan Şevket Usta’nın ortağı eski tekstilcilerden Teoman Dede elinde, üstünde adımızın işlendiği şef önlükleriyle kendini tanıtınca, gözünü karart Banu gir mutfağa dedim içimden.

fullsizerender

Satırlar elimizde, beyaz önlük üstümüzde biz gideriz mutfağa hey mutfağa. O da ne, henüz yoğun saatler başlamadığından tüm çalışanlar mutfakta ve bizi izlemek için dizilmişler. Bu işler İstanbul’dan oturup ahkam kesmeye benzemez hanımlar der gibi bakmıyorlar ama ben öyle hissediyorum çünkü elime ilk defa satır alıyorum. Etler önümüze geliyor ve başlıyoruz kıyma yapmaya. O da ne çok zevkliymiş, üstelik gayet başarılı buluyor ustam beni. Usta da usta, tatlı diliyle “vallahi güzel” “oldu vallahi” dedikçe gaza geliyoruz Armağan ile. Bu arada eli işte gözü oynaşta misali, yağlı ellerimle telefonumu bulup birilerine veriyorum ki fotoğraf çeksinler.

Kebap Atölyesi

Şişe dizme kısmı çok benlik değil. Adana Kebap değil de cevizli sucuk yapar gibi bir yamukluk seziyorum ürünlerimde. Olsun, onlar pişerken düzelir. Şişleri direkt olarak koymuyoruz ateşe, önce şiş gibi uzun çubuklar ateşe diziliyor, üstüne etli şişler konuyor. Sebebi et dağılmasın, çevirmesi kolay olsun. O değil de közlenmiş banaduraların duruşu beni benden alıyor. (banadura:domates demek Adana’ca)

img_1843

a25a7262

Onur Kebap foto arşivinden

Kebaplarımız pişiyor, tabak sunumunu ustamızın yardımıyla yapıyor ve artık yeme kısmına geçiyoruz. Galan bizim evde kebap benden sorulur. (Galan: Adana dilinde “bundan sonra” demek) Kendin pişir kendin ye tabirini ilk defa A’dan Z’ye uygulamış olarak masaya oturduğumuzda Teoman Bey ile Şevket Usta’nın Onur Kebap hikayesini dinliyoruz, şalgam eşliğinde. Beyran çorbasını ilk defa Gaziantep’te içen Gezgin Banu, hayatının ilk şalgamını da elbet Adana’da içecekti.

a25a7273

Onur Kebap foto arşivinden

Adana’da en iyi kebabı Arap ustadan ya da Arap usta yanında yetişmiş birinin elinden yiyeceksin diyorlar. İşte Onur Kebap’ın Şevket Ustası da işi bir Arap’tan öğrenmiş. İş dünyasının ortasında yetişen Teoman Bey ile iyi bir ekip olmuşlar ve birbirinden leziz tatları ile Adana Cemal Paşa mahallesinde konuklarını ağırlıyorlar. Oldukça geniş, ferah bir mekan. Farklı farklı bölümleri var. Özellikle bir yuvarlak masaları var ki sekiz kişi gittiğinizde bence burayı tercih edin.

img_1741

Ben et yemiyorum diyorsanız sorun değil, sebze kebaplar da mevcut. Hatta Ayşe Arman’ın isim annesi olduğu suşi kebap bile mevcut. Pideleri de pek güzel diyorlar, onu tatmaya yer kalmadı.

Adana’da nezih bir ortamda kebap nerede yenir diyorsanız Onur Kebap sizin tercihiniz olabilir. Bu arada kebap atölyesi için önceden randevu alırsanız siz de yapabilirsiniz.

img_1759

Cemalpasa Mah. Cevatyurdakul Cad. 63006 Sok. No:2/A (Gazipasa Bulv.) Seyhan

Tel : + 90 (322) 4582160 – 4539505 / ADANA

 

1 Comment

  • Reply Nöbetçi Kütüphane - Banu'nun Dünyası 26 Aralık 2016 at 07:01

    […] Kütüphane. Kitap severlerin sabah saatlerine kadar kalıp kitap okuyabilecekleri bu mekana tam da Onur Kebap’a gittiğimiz akşam aynı sokakta rastladık. Meğer Armağan daha önce duymuş. Nöbetçi […]

  • Leave a Reply

    Berlin in Berlin ödül almış, ödülden çok filmdeki erotik sahne konuşuluyor, Uğur Mumcu öldürülmüş…Nihan’ın iki ülke ve 20 yıllık zaman dilimini kapsayan hikayesinin arka fonunda Türkiye’nin o yıllardaki sosyal ve siyasi panoraması var…

    Kitabı okurken Banu Tozluyurt’un tanınmış yazarlara; bir Banu’luk yer açın ben geliyorum diyen ayak sesleri duyuluyor…

    Nihan, Kamer ve Seval’i babaları cumartesi günleri halaları Ayla’nın oturduğu Kadıköy’e götürürdü. Belki de balıkçılar çarşısında balık alırken yanlarından geçtiniz. Ya da Üsküdar’dan Nihan’la aynı vapura bindiniz, yanyana oturdunuz… Hikayedeki gerçeklik duygusu o kadar geçiyor ki insana sokakta yürüyen bir genç kıza acaba bu Nihan’mı diye bakabilirsiniz…

    Lale Celepoğlu

    D & R    /    İdefix    /    Kitap Yurdu    /    Babil.com