Ne İzlesek

Anlatılan Senin Hikayendir

04 Mart 2016

Geçtiğimiz akşam Levent Üzümcü’nün tek kişilik, iki perdelik müzikli oyunu “Anlatılan Senin Hikayendir”i izledim. Annemin anlattığı hikayelerden birini dinler gibi dinledim, izledim oyunu. Samatya’da doğup büyüyen annem kapı komşuları Madam Eleni’den bahseder hep. Küçükken evlerinin kapılarının her zaman birbirlerine açık olduğunu, Ermeni komşularından likör yapmayı, dikiş dikmeyi nasıl öğrendiklerini özlemle, sevgiyle anlatır. Levent Üzümcü de öyle anlatıyor oyununda. Özlediğimiz dostlukları, iyi insan olmayı, güneşin doğmadığı bir sabahın olmadığını hatırlatıyor izleyicilere.

12801459_10153566645773737_2172686636461431771_n

Oyunun kimi yerinde zeybek oynayan, kimi yerinde güldüren, kimi yerinde ağlatan Üzümcü’yü izlerken bir an bile sıkılmıyorsunuz çünkü anlatılan senin hikayen, benim hikayem, bizim hikayemiz. Ah bir de albenisi insanlar olduğu kadar dövbenisi insanlardan örnekler vermiyor mu, bir an kendi çevrendeki dövbenisi olanları düşünüyorsun.

Neyse daha da anlatırsam bir ay önce Yalova’da ilk gösterimi yapılan ve şimdi Türkiye’yi dolaşan ve ayakta alkışlanan oyunu izlemenizin bir anlamı kalmayacak.

Anlatılan Senin Hikayendir

Cengiz Toraman’ın yazıp yönettiği oyunun dekor ve kostümü Medina Yavuz’a, müzikleri Oktay Köseoğlu’na ait.

İstanbul Programı (Mart)

5 Mart – Torium AVM – 20.30

10 Mart- Hikmet Şimşek Sanat Merkezi – 20.30

13 Mart- Profilo KM. Büyük Salon (İst.)- 20.30

14 Mart- KKM Gazanfer Özcan Sahnesi – 20.30

15 Mart – Profilo KM. Büyük Salon – 20.30

20 Mart-  Profilo KM. Büyük Salon – 20.30

21 Mart- MallOf İstanbul MOİ Sahne – 20.30

24 Mart – Caddebostan Kültür Merkezi – 20.30

26 Mart –  Profilo KM. Büyük Salon – 20.30

29 Mart- Yunus Emre Kültür Merkezi – 20.30

Diğer iller için biletix.com’dan yer ve tarihler hakkında bilgi alabilirsiniz.

Fotoğraflar: Nasuh Bektaş

No Comments

Leave a Reply

Berlin in Berlin ödül almış, ödülden çok filmdeki erotik sahne konuşuluyor, Uğur Mumcu öldürülmüş…Nihan’ın iki ülke ve 20 yıllık zaman dilimini kapsayan hikayesinin arka fonunda Türkiye’nin o yıllardaki sosyal ve siyasi panoraması var…

Kitabı okurken Banu Tozluyurt’un tanınmış yazarlara; bir Banu’luk yer açın ben geliyorum diyen ayak sesleri duyuluyor…

Nihan, Kamer ve Seval’i babaları cumartesi günleri halaları Ayla’nın oturduğu Kadıköy’e götürürdü. Belki de balıkçılar çarşısında balık alırken yanlarından geçtiniz. Ya da Üsküdar’dan Nihan’la aynı vapura bindiniz, yanyana oturdunuz… Hikayedeki gerçeklik duygusu o kadar geçiyor ki insana sokakta yürüyen bir genç kıza acaba bu Nihan’mı diye bakabilirsiniz…

Lale Celepoğlu

D & R    /    İdefix    /    Kitap Yurdu    /    Babil.com