Ne Okusak Röportaj

Ayşe Tolga İle İyilik Sende

05 Nisan 2016

Bu bir slogan değil sevgili okur, Ayşe Tolga İle İyilik Sende bir reçete. Kendisi size kitabı aracılığıyla doğru nefes almak, doğru beslenmek, doğru uyumak, doğru hareket etmek gibi pek çok konuda reçete veriyor ama tabii siz ister reçeteyi alır bir kenara koyarsınız, ister zamanında ve doğru dozda uygulayarak daha kaliteli bir yaşamı seçebilirsiniz.

Ayşe Tolga İyilik SEnde Kitabı

Ayşe Tolga benim bir zamanlar aynı misyon doğrultusunda elimi beraberce taşın altına soktuğum, birlikte eğitimler, konferanslar yaptığım yol arkadaşım. Bu nedenle kitabını alıp öyle sıradan bir tanıtım yapamazdım. Ayşe ile ikimizin de çok yoğun olan günlük programlarından vakit bulup yaptığım röportajı işte nihayet yayınlıyorum.

IMG_6959 (1)

Ayşe, okurlarıma kendini biraz tanıtır mısın?

Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü mezunuyum. 1994’de  Stüdyo Oyuncularındaki bir seçme sonucunda Şehnaz Tango dizisine Nurşen rolü ile seçildim. Zaten aynı yerde iki yıldır öğrencilik ve oyunculuk yapıyordum. 1994’den 2003 senesine kadar pek çok dizi, reklam filminde oynadım. Ancak bununla beraber ben hep kendine ait  dünyası olan biriydim. Yoga, meditasyon ve ruhsal  metotlar ile  1998 senesinden beri ilgileniyorum. İyi yaşam, 2000’lerde başlayan hayat tarzımın uzantısı. 2004’te Tayland Chiva Som Spa bünyesinde 21 günlük spa yöneticiliği eğitimimle aslında Wellness profesyonel kariyerim başladı. 2005 senesinde blog yazmaya başladım. Yine aynı sene markam Aisha’nın ilk temellerini atarak bu konuda çalışmalara başladım. 2006 senesinde ITHMA isimli Aromaterapi okuluna gitmek üzere Londra’ya gittim. Bu zaman zarfında Klinik aromaterapi, Çin tıbbı, Anatomi ve Fizyonomi, Masaj terapileri üzerine eğitimler aldım.  2007 Kasım ayında Aisha markasını piyasaya sürdüm ve Bebek’te bir magaza ile perakendeciliğe başladım. Aynı sene estetisyenlik ve cilt bakımı üzerine eğitim aldım. Mağazamın arkasındaki kabin bölümünde aromaterapi, cilt ve vücut bakımı seansları vermeye başladım. 2010 senesinde kızım Can Yael dünyaya geldi ve bir sure aktif terapistliğe ara verdim. 2012 senesinde Seksenler dizisi ile ekranlara geri döndüm, Aisha mağazamı kapattım, satış ve pazarlama faaliyetlerimi eczane ve online olarak devam ettirdim. 2014’ten beri aysetolgaiyiyasam.com sitemi ve youtube kanalımı yönetiyorum.

FullSizeRender (3)

Aromaterapist olmak nereden geldi aklına?

Çocukluğumdan beri güzel kokan şeyler beni hep çekti. Kokuların gücünü önce kendi çocuk dünyamda, sonra büyüdükçe yetişkinlerin üzerinde de keşfettiğimden beri aromaterapi var hayatımda.  Ben büyüyüp, kendimi tanıdıkça, konuşmaktan çok dinleyen, sorun çözen, rahatlatan, konfor sağlayan, bakım ve servis vermeyi seven bir insan olduğumu anladım. Olduğum camia ise bunun tersi gibi. Yaptığım iş beni ruhsal anlamda tatmin etmiyor hatta beni tüketiyor gibi hissediyordum. Hayat amacımın aslında insanlığa hizmet etmek ve mutlu etmek olduğunu fark etmemle beraber yeni iş hayalleri kurmaya başladım. Başta doğal terapilerle ilgili hayli kaynak araştırdım, kitaplar okudum, eğitimler aldım ve ustaları dinledim. Bu sırada eğitimlerim devam etti. Masaj, doğal terapiler, bütünsel şifa ve beslenme, naturopati, cilt bakımı ve uzmanlığı eğitimleri aldım. Tabii ki en önemlisi ise aromaterapi oldu. Kitaplarından hayran olduğum Gabriel Mojay’in Londra’daki okuluna giderek aromaterapi ve Çin tıbbı üzerine eğitim almak,  içimdeki ebedi öğrenciyi tekrar diriltti. Sonrasında 2007 senesinde markam Aisha’yı piyasaya sürmemle profesyonel olarak aromaterapiyi uygulamaya başladım.

Ayşe Tolga röportaj

Şimdi İYİLİK SENDE kitabın ile çok satanlarda. Nasıl çıktı kitap fikri?

 Kitap çıkarmak isteseydim bu zamana kadar bolca çıkarırdım. Çok fazla da talep vardı açıkçası. Ancak kitap çıkarmak değil, kitap yazmak ve bu kitabın herkese gerçekten değecek bir kitap olmasını istediğim için üstünde çok durdum. Yani fikir zaten hep vardı ama yılların birikimini aktarmak için doğru zaman şimdi imiş.

İYİLİK SENDE kitabından biraz bahseder misin?

 İyilik Sende kitabım, sosyal medyada da uzun bir süredir çokça üzerinde durduğum “iyi yaşam” konseptinden doğdu aslında. Nefes, sağlıklı beslenme, egzersiz, uyku, saç ve cilt bakımı, yoga, bedensel arınma, zihinsel arınma ve rahatlama gibi konularda önerilerde bulunuyorum. İnsanlarla iyilikleri ve bilgilerimi paylaşmaktan mutlu oluyorum. Hatta yaşama sebeplerimden biri de iyilik vermek… Sosyal medya hesaplarımla başladığım bu yola kitabımla devam etmekten çok mutluyum. Kitabımda bilinmeyen ya da şimdiye kadar hiç keşfedilmemiş şeyler yer almıyor, iyilik üzerine kurgulanmış bir kitap benimkisi… İyi yemek yemek, iyi nefes almak, iyi uyumak, doğru hareket etmek ve daha niceleri…

IMG_6964

Kitabında pek çok yöntem, tarif veriyorsun. Okurlar bunları tek başlarına uygulayabilir mi?

 Kitabımdaki tarifler kolay bulunabilen malzemelerden ve çok rahatlıkla evde uygulanabilecek reçetelerden oluşuyor. Bununla beraber şunun altını çizmek isterim, ben tıp doktoru değilim ve önerilerimi ilaç olarak ya da kesin tedavi yöntemi olarak almamak gerek. Özellikle her bitki herkese iyi gelecek diye bir şey yok mutlaka devam ettikleri bir tedavi varsa ona alternatif olarak algılanmamalı.

Seni herkes ekranlardan tanıyor. Sen aynı zamanda girişimci bir kadınsın, kendi adını taşıyan bir markan var. Ekran yüzü olmanın girişimcilik tarafında olumlu ya da olumsuz tarafları neler?

Her ne kadar olumlu yanları çok gibi görünse de olumsuz yanları da var. Ya da önyargılar diyelim. Özellikle erkek egemen bir toplumda, girişimci bir kadın olarak hele biraz da popüler, eline yüzüne bakılır  biriyseniz “ya sen ne anlarsın ticaretten” gibi bakışlar, “hayat sana güzel, bırak bu işleri” gibi yaklaşımlarla karşılaşıyorum. Oyuncu sanki sadece hayatta rol yapar gibi algılandığım oluyor ama çok şükür bilgim, deneyimim ve konuşma gücümle bugüne kadar altından kalkamadığım iş olmadı. Bir de böyle yaklaşımlar beni daha çok koşturuyor daha azimli yapıyor.

FullSizeRender (4)

 Sen bu kitabı yazdın pek çok kişiye ilham vereceksin. Senin ilham aldığın bir kişi var mı?

Çevremdeki herkesten, birlikte etkileşimde bulunduğum ve bana olumlu enerji veren, bir şeyler katan herkesten ilham alıyorum, ben de onlara ilham vermeye çalışıyorum. Zaten hayatın anlamı bu değil mi? İlham almak ve birilerine ilham vermek. Kitabımı okuyan bana yorumlarını bildiren o kadar çok insan var ki her birinden aldığım geri bildirimlerle yolum daha da aydınlanıyor. Umarım ben de onlara ışık olurum.

Ayşe Tolga’ya teşekkür ediyor ve diyorum ki; İyilik İçimizde. Hep iyi olun.

 

 

 

 

1 Comment

  • Reply Hafize Süalp 05 Nisan 2016 at 08:33

    Kİtabı alalı 2 hafta kadar oldu. Her fırsatta yeni bir bölümüne bakıyorum. Zaten oku bitir, rafa koy türü bir kitap değil. Bence, oku, yanından ayırma, ihtiyaç duyduğunda tekrar aç ve bak, rafa kaldırma, her an ulaşabilecek bir yere kaldır türü bir kitap :) Ayşe Tolga’nın ellerine sağlık. Ben de hep düşünmüştüm kitap çıkarsa diye. Çıktığında ise çok sevindim.
    Her yazdığını keyifle okuduğum sevgili Banu ve birikimlerini bizimle paylaşan sevgili Ayşe Tolya’ya teşekkürler…

  • Leave a Reply

    Berlin in Berlin ödül almış, ödülden çok filmdeki erotik sahne konuşuluyor, Uğur Mumcu öldürülmüş…Nihan’ın iki ülke ve 20 yıllık zaman dilimini kapsayan hikayesinin arka fonunda Türkiye’nin o yıllardaki sosyal ve siyasi panoraması var…

    Kitabı okurken Banu Tozluyurt’un tanınmış yazarlara; bir Banu’luk yer açın ben geliyorum diyen ayak sesleri duyuluyor…

    Nihan, Kamer ve Seval’i babaları cumartesi günleri halaları Ayla’nın oturduğu Kadıköy’e götürürdü. Belki de balıkçılar çarşısında balık alırken yanlarından geçtiniz. Ya da Üsküdar’dan Nihan’la aynı vapura bindiniz, yanyana oturdunuz… Hikayedeki gerçeklik duygusu o kadar geçiyor ki insana sokakta yürüyen bir genç kıza acaba bu Nihan’mı diye bakabilirsiniz…

    Lale Celepoğlu

    D & R    /    İdefix    /    Kitap Yurdu    /    Babil.com