Banu'ca

ayyyyy pedddd

02 Ağustos 2012

Geçenlerde arkadaşımla konuşurken kızımın ne kadar doğaya düşkün olduğunu, bahçe çocuğu olduğunu bundan çok mutluluk duyduğumu, kendi kendine oynamayı bildiğini, oyuncaklarıyla sıkılmadan saatlerce vakit geçirdiğini ve yine bundan çok memnuniyet duyduğumu söyledim durdum. Hem öyle çok tv bağımlılığı da yok. Varı yoğu cd leri, bir de disney channel dedim. Bilgisayara da öyle fazla düşkün değil, arkadaşlarının var diye facebook sayfası açtık daha yeni ama şifresini bile bilmiyor. Her defasında bana soruyor.

Resim yapsın, spor yapsın, at binsin, hareket etsin yetiyor ona derken, son günlerde bir ı pad (ayyy peddd benim için) merakı geldi ki, durdurabilene aşk olsun. Diğer tüm saydıklarımı bıraktı mı hayırrr tam tersi daha da vakit ayırıyor ama işi biter bitmez o aleti eline almadan yapamıyor. Gün boyu arkadaşlarıyla yüzüyor, macera adına değişik site turları yapıyorlar, topraktan kap kacak, yapraktan dolma filan hepsi tamam da, sabah bahçemizden elleriyle topladığı domatesleri, akşam yataken ı pad den de toplamıyor mu, dayanamıyorum. O ayyyyy pediiiii atasım geliyor.

Sonra düşünüyorum, tüm arkadaşları bu aletteki oyunları konuşuyorlar, hepsinin dilinde bir Dragon Vale…Bilmesi mi kötü bilmemesi mi karar veremedim. Çok yasaklayamıyorum açıkçası devir teknoloji devri, nereye kadar oynama diyebiliriz demelimiyiz ki? Şu an bile teknoloji vasıtasıyla size ulaşıyorsam, burada bu konuyu sorgulamak da yersiz. Ama nasıl sınır koyulur, ne kadar müsaade etmeli bir bilene ihtiyacım var. Yoksa “aman okul açılsın, nasılsa öğretmeni yasaklar” deyip günahı öğretmene mi yüklemek gerek?

Bu arada çevremdeki ebeveynlerle konuştuğumda bizim kız çok da masum kalıyor. Siz de durumlar nedir?

8 Comments

  • Reply şebnem çongar 03 Ağustos 2012 at 10:54

    Bizde de durum vahim oğlum 5 yaşında ve her fırsatta oynuyor.Çözüm bulursan paylaş lütfen.

  • Reply Kayısılı Kek ve Ipad 13 Ağustos 2012 at 16:30

    […] Aslında bir commodore 64 vardı ama o sayılmaz! Tam bununla ilgili bir yazı yazacaktım ki Banu “AY AYY PEDD” dedi ! Efendim bizim evimizde o alet yok, olması da gelecek planlarımızda yok! Bilgisayar […]

    • Reply Banut 13 Ağustos 2012 at 20:20

      Ayçam sen kamplara devam et canım…Ne kadar geç tanışırsa o kadar iyi, doğru yol senin yolun

  • Reply Selen 16 Ağustos 2012 at 08:20

    Ayca’ya az once yorum birakmistim, oradaki linkten buraya geldim, size de benzer seyleri yazacagim. Bu cocuklarin teknolojiyi ogrenmeleri, dogru kullanmayi bilmeleri sart. Bazilari belki Turkiye’de otururken Avusturalya’daki bir univesiteyi online bitirecek. Kiziniz kac yasinda bilmiyorum ama Facebook i-pad’den cok daha tehlikeli bence. Bu tur sosyal medyada cocuklarin kendilerini korumayi ogrenmesi cok onemli. Facebook’un cocuk versiyonu var, size onu oneririm. Ayrica i-pad’i bilgisayar oyunu olarak gormek dogru degil. Oglumda konusma bozuklugu var, bazi harfleri tekrar ettiren, onu konusmaya tesvik eden, hatta konusma terapistleri tarafindan kullanilan aplikasyonlar var. Kizimin gecen sene okulun internet sitesinde tamamlamasi gereken matematik odevleri vardi mesela. Cocuklari uzak tutmak cozum degil, tam tersi bence yanlis. Onemli ve zor olan dogru kullanmayi ogretmek ve saglamak.

  • Reply Selen 16 Ağustos 2012 at 08:26

    ha, bu arada Dragon Alley miydi, neydi, gayet masum bir oyun. Sakin, yavas, muzikleri cok guzel. Cocuklar sifirdan bir dunya kuruyor. Bahcenizden topladiginiz domatesin tum sorumlulugu onda degil belki, tamamen ona ait hissetmiyor olabilir. ama oyundakinin tohumu alabilmek icin para kazaniyor, ekiyor, buyumesini bekliyor ki bu da bayagi suruyor. o yuzden “basarma” hissini daha yogun yasatiyor cocuga. Belki de bunun aynisini canli olarak yapmak lazim, onlara tohumu ektirmek, her gun sulatmak. Ben de simdi size yazarken farkettim evdeki bitkileri hep benim sahiplendigimi. hata yapiyorum belli ki, onlara da birer saksi vermek lazim.

    • Reply Banut 16 Ağustos 2012 at 12:54

      detaylı mail yazdım size. Yorumlarınız için çok ama çok teşekkürler

  • Reply evrimiseri 16 Ağustos 2012 at 15:49

    Sevgili Banu, Çocuğun eğer doğada vakit geçirmeye, toprakla oynamaya, arkadaşlarına yeteri kadar vakit ayırıyorsa ben sorun görmüyorum. Benim oğlumda Ipad’le oynuyor ve hatta XBOX da oynuyor ama bunun limitlerini biliyor asla bunlar için ağlamıyor. Bir arkadaşı varsa arkadaşıyla oynamak yerine IPAD’i tercih etmiyor, etse bile biz izin vermiyoruz. Çocukların yaşadıkları çağa uyum sağlamaları çok normal dengeyi sağlayabildikçe tabiki. Ben eşiyle World of WARCRAFT oynarken tanışmış biri olarak çocuğumu esir almadıkça her türlü elektronik oyun oynamasına izin vermeyi düşünüyorum.

    • Reply Banut 16 Ağustos 2012 at 16:01

      değil mi??ben de çok kafayı takmasam iyi olacak bu konuya, yoksa ikimiz de yıpranıyoruz

    Leave a Reply

    Berlin in Berlin ödül almış, ödülden çok filmdeki erotik sahne konuşuluyor, Uğur Mumcu öldürülmüş…Nihan’ın iki ülke ve 20 yıllık zaman dilimini kapsayan hikayesinin arka fonunda Türkiye’nin o yıllardaki sosyal ve siyasi panoraması var…

    Kitabı okurken Banu Tozluyurt’un tanınmış yazarlara; bir Banu’luk yer açın ben geliyorum diyen ayak sesleri duyuluyor…

    Nihan, Kamer ve Seval’i babaları cumartesi günleri halaları Ayla’nın oturduğu Kadıköy’e götürürdü. Belki de balıkçılar çarşısında balık alırken yanlarından geçtiniz. Ya da Üsküdar’dan Nihan’la aynı vapura bindiniz, yanyana oturdunuz… Hikayedeki gerçeklik duygusu o kadar geçiyor ki insana sokakta yürüyen bir genç kıza acaba bu Nihan’mı diye bakabilirsiniz…

    Lale Celepoğlu

    D & R    /    İdefix    /    Kitap Yurdu    /    Babil.com