Banu'ca

Başarı Mutluluk Getirir Mi?

14 Kasım 2016

Başarı mutluluk getirir mi?

Bir insanı ne mutlu eder?

Sonsuz yanıtı olan bu iki sorunun tek bir doğrusu da yok maalesef.  Başarının ne olduğu, hangi kaynaklardan sağlanan mutluluğun başarı getirdiği gibi konuların konuşulduğu günün konusu Dr. Özgür Bolat’ın verdiği bir eğitimdi. “Mutlu ve Başarılı Çocuk Nasıl Yetiştirilir” Ve yukarıdaki iki soru eğitimin başında biz katılımcılara soruldu Bolat tarafından. Yani aslında konu mutlu ve başarılı çocuk yetiştirmek olsa da asıl konuşulan biz yetişkinler ne kadar mutlu ve başarılıyız? Bu arada Dr.Özgür Bolat kim derseniz, şu an çok satan “Beni Ödülle Cezalandırma” kitabının yazarı, eğitim bilimci. Bence kesinlikle hak edilmiş bir başarı şu anda bu satış rekoru. Ben kitabı o kadar beğendim ki, bu yazımı okuyan ve yorum yapan bir kişiye de imzalı olarak kitabı hediye edeceğim.

img_0287

Son derece eğitimli, araştıran, yazan, sorgulayan çoğu da anne babalardan oluşan bir katılımcı grup vardı. Hatta çoğu sosyal medyada artık fenomen olmuş kişilerdi ve ben şunu hissettim; aslında her şey önce iyi insan olmaktan başlıyor. Yani Özgür Bolat’ın bahsettiği iç kaynaklı mutluluk faktörlerine sahip olmak. Dış kaynaklı bir anne/baba iç kaynaklı çocuk yetiştiremez. Nedir bu iç kaynaklar, dış kaynaklar?

İç kaynaklı faktörler; kişilik, ilişkiler, değerler, prensipler

Dış kaynaklı faktörler; başarı, statü, para, mevkii.

img_0303

Bunlar bir anlamda kendini kabul ettirme ya da karşı taraf tarafından kabul görme tercihlerimiz. Yani aslında eğitimin konusu çocuk olsa da yetişkin sen anla idi.

Dr. Özgür Bolat, “sürdürülebilir mutluluk” diye bir kavramdan bahsetti. Eğer siz kabulünüzü dış kaynaklardan sağlarsanız bunu sürdüremezsiniz, sürekli kaygı dolu bir hayat yaşarsınız. Aslında çevremize baktığımızda başarılı diye tanımladığımız ya da çok iyi mevkilerde bulunan insanların çok agresif ya da çok mutsuz olduğunu görebiliyoruz.

İç kaynaklı insanlar “ben, ben olduğum için değerliyim”  dış kaynaklı insanlar “ben yaptıklarımdan dolayı değerliyim” diyormuş. Dış kaynaklı insanlar çok başarılı olur, çok ünlü olur ama eğer bunları sağlayamazsa depresif olur ve bağımlılık başlar diyor Bolat. Bu bağımlılık alkol, kadın, uyuşturucu olabileceği gibi çocuklar açısından bakılırsa bunları henüz sağlayamayacağı için bilgisayar bağımlılığı başlar, diye de ekliyor. Günümüzde özellikle okullara kadar yayılan uyuşturucu bağımlılığına baktığımızda aslında çok da uzak değil bu söylenenler. Yani sürdürülebilir mutluluk için İç Kaynaklı olmak gerekiyormuş. Ve maalesef gerçek sevgiyi alamayan insanlar Dış Kaynaklı olur.

img_0295

Dış Kaynaklı bir anne baba, İç Kaynaklı çocuk yetiştiremez. Bence günün sözü buydu. Etrafıma baktığımda herkes mükemmel çocuk yetiştirmeye çalışıyor; değerleri olan, vicdanı olan, hayvan sevgisi büyük, insan sevgisi tartışmasız… Fakat günlük hayatlarına, söylemlerine  baktığımda ona buna saldıran, adil olmayan, çıkarları için, kendi başarısı için karşısındakini ezen, fikir çalan, dedikodu yapan ebeveynler. Hep şunu düşünüyordum, böyle insanlar nasıl oluyor da çocuklarına bunları yansıtmadan anne babalık yapabiliyor… Yapamaz dedi uzman, vallahi de öyle dedi. Oh rahatladım yahu.

Gruptan biri sordu, insan değişemez mi? Yani bu zamana kadar yaptıklarının yanlış olduğunu, çocuğu için davranışının aslında ne kadar ters tepki yarattığını anladığında çok geç mi? İlk adım farkındalık. Farkında olursak her şeyi değiştirebilirmişiz. Yaralarınızın farkında olmak. Siz de bir yara varsa sürekli sinirlenirsiniz, saldırırsınız, savunmaya geçersiniz. Bir insan kendi yarasından dolayı sürekli çevreye kızıyorsa, dış kaynaklıdır. Şimdi etrafınızda en çok kızan, en farklı davranan, en söylenen, en muhalif insanlara bir bakın. Aslında derdi sizle değil kendisiyle.

img_0298Sonuç olarak, “Beni Ödülle Cezalandırma” kitabında anlattığı ödül, yapay sevgidir temasını yarım günde biz yetişkinlere mutlu olmak üzerinden ve yapay mutluluklar peşinden koşmamamız gerektiği konusunda mesajlar vererek hatırlatan Dr. Özgür Bolat gerçekten iyi işler yapıyor.

Başarıdan mutluluğa giden yol yerine, mutluluktan başarıya giden yolu seçmeniz dileğiyle…

Not: Yazıya 22 Kasım Salı günü saat 08:00’e kadar yorum yapanlardan bir kişiye Özgür Bolat’ın imzalı kitabını hediye edeceğim.

 

14 Comments

  • Reply Hande 14 Kasım 2016 at 09:06

    Kendisi benim de severek takip ettiğim bir yazar.. Anne- Baba olarak bizim de üzerinde tartıştığımız konulara güzel bir yaklaşım getiriyor.
    Kitabı edinebilirsem çok sevinirim.

  • Reply Fatih Ekrem BAHADIR 14 Kasım 2016 at 09:24

    Kitabın ismi de yazarın verdiği eğitimler ve yazılar kadar ilginç. Yavuz Bey’i Twitter üzerinden takip ediyorum. Eğitim üzerine yazıları hakikaten çok kıymetli. Anne-baba ve eğitimcilere birer rehber niteliğinde.

  • Reply Feray Gokce 14 Kasım 2016 at 09:41

    ne kadar ilginç ki çocuklarımızı dış etkenlere karsi pamuklara sarıp korunaya calisirken belki de en buyuk zarari kendimiz verebiliyoruz.. bu paylasimla farkettim ki ic kaynakli ve dis kaynakli olup olmadigimizi kesfetmekle baslayabiliriz belki de hatalari azaltmaya yani basarili cocuk yetistirme felsefesinden mutlu ozguvenli cocuk yetistirme felsefesine geçişe..

  • Reply Goa 14 Kasım 2016 at 09:43

    Bende anlamıyorum… şimdi ki gençlikle yüksek lisans yapıyorum. Evet, sevgi dolular. Uzaktakilere… Suriyelilere, sosyal medyada gördükleri acı çeken her türlü canlıya… İş yanındakilere, yakinindakilere gelince başlıyor bir kategorizasyon. Bulana kadar devam ediyorlar, beğenmeyecekleri, sayesinde kötü davranabilecekleri unsurlar aramaya… Sonrası acımasız …Yazık …

  • Reply Elçin zihin 14 Kasım 2016 at 10:56

    Yazılarını ilgi ile takip ediyorum,kitabını henüz almadım ama bir anne adayı ve okul öncesi öğretmeni olarak cok merak ediyorum…

  • Reply Can Akpolat 14 Kasım 2016 at 11:03

    Bir eliyle Ipad oynarken diğer eliyle Snap atabilen bir nesli iç kaynaklı motivasyon ile yetiştirmeyi amaçlamak oldukça zor ama biz öğretmenler veya ebeveynler zoru severiz. Çocuklarımızın çeşitli durumlarda kendilerine ve/veya çevrelerine karşı acımasızlıklarını farkedebilmelerini sağlayabildiğimizde onlara da kendimizi de mutlu bir hayat vaadedebiliriz.

  • Reply Asil Miran'ın annesi 14 Kasım 2016 at 16:31

    Özgür Bolat’ın röportajını izlerken bi yandan da nette kitabı araştırıyordum ve bu sayfa çıktı karşıma. Bi mesaj olabilir mi bu, yani hediyenin bana çıkması yönünde bir mesaj :)

  • Reply Elif Burcu 16 Kasım 2016 at 10:55

    Değer yargılarımızı İNSAN olmak dışında tuttuğumuz sürece iç kaynaklı çocuk yetiştirmek o kadar zor ki… Çocuklarımız arkadaş edinirken eğitimli, eli yüzü düzgün, hali vakti yerinde insanların çocuklarıyla arkadaşlık etsin diye çabalıyoruz sonra da onlardan beklentilerimiz kendinin değerli oluşundan bambaşka şeyler oluyor. ( Ailem beni en çok arkadaşlıklarım dolayısıyla eleştirdi, hala da eleştirir. )Kimliklere isimlerin önündeki başlıklara ünvanlara öyle çok takılıyoruz ki hayatı kaçırıyoruz farkında değiliz. Umarım bu kitabı okuyan anne babaların çocuk yetiştirmedeki değer yargıları değişir …

  • Reply dilek şaşı 16 Kasım 2016 at 13:35

    13 yaşında bir çocuk sahibi olarak Özgür Bey’in tüm çalışmalarını takip etmeye, mümkün olduğunca da çocuğum üzerinde uygulamaya çalışıyorum. Bilmediğim, yada bildiğimi zannettiğim ne çok konu varmış.
    Sağlıklı bireyler yetiştirebilmek için Özgür Bolat gibi eğitimcilere ülke olarak ne çok ihtiyacımız var…
    İyi ki bu eğitime katılmışsınız ve bloğa konu yapmışsınız. Yazınızın sonunda belirttiğiniz gibi, mutluluktan başarıya ulaşalım her birlikte… Sevgiler…

  • Reply serap demirci 17 Kasım 2016 at 01:16

    Özgür Bolat’ı ilk defa bir televizyon programında izlemiştim ben de çocuk gelişimciyim Anlattıkları, araştırmaları ve yorumları gerçekten çok güzel ve bilgi vericiydi. Sonrasında kendisini takip eder ve okur oldum. İmzalı kitabı beni çok mutlu eder. Şimdiden bu fırsat için teşekkürler?

  • Reply Bahar uzgur inam 21 Kasım 2016 at 21:06

    Konustugum,anlattigim,dinledigim,dinlettigim,tartistigim,acikladigim,neden ve nicinleri ile basit yasami onemsedigim ve icsel ona yonelmesi icin ortam hazirladigim ,benim cozemedigim konularda danistigim ve danismanligina sigindigim insanlar ile bugune vardik. Her kitabin tam olmasada ogretileri oldu.. Yolumuza destek oldu.. cokkkk isterim kitap kazanmayi.. kazanmasamda mutlulugum devam edecek ama ??

  • Reply Adile Ersoy 21 Kasım 2016 at 21:18

    Herkesin okumasını tavsiye ederim…

  • Reply Nalan VAR 21 Kasım 2016 at 22:26

    Bugün DeryaBaykallaGülümse programına konuktu kendisi Beni Ödülle Cezalandırma kitabıyla ilgili konuştular.Çok güzel farkındalıklar gelişti bende.Doğru sanılan yanlışlar…

  • Reply Begüm Hancıoğlu 21 Kasım 2016 at 23:18

    Yine harika bir yazı olmuş Banu Ablacım, kaleminize sağlık. Her zaman öğrenmeye, okumaya aç; geleceğin eğitimcisi olmaya aday ve ileride, anne olduğumda “ne yapacağımı bilmesem bile nasıl bir anne olmayacağım onu biliyorum ” diyen biriyim.. Maalesef.. Her şeyi ince ince eliyorum kafamda… Umuyorum ki sizin elinizden ulaşır da bu kitap bana, bir boşluğu daha doldurur belki.. Sevgilerr ?

  • Leave a Reply

    Berlin in Berlin ödül almış, ödülden çok filmdeki erotik sahne konuşuluyor, Uğur Mumcu öldürülmüş…Nihan’ın iki ülke ve 20 yıllık zaman dilimini kapsayan hikayesinin arka fonunda Türkiye’nin o yıllardaki sosyal ve siyasi panoraması var…

    Kitabı okurken Banu Tozluyurt’un tanınmış yazarlara; bir Banu’luk yer açın ben geliyorum diyen ayak sesleri duyuluyor…

    Nihan, Kamer ve Seval’i babaları cumartesi günleri halaları Ayla’nın oturduğu Kadıköy’e götürürdü. Belki de balıkçılar çarşısında balık alırken yanlarından geçtiniz. Ya da Üsküdar’dan Nihan’la aynı vapura bindiniz, yanyana oturdunuz… Hikayedeki gerçeklik duygusu o kadar geçiyor ki insana sokakta yürüyen bir genç kıza acaba bu Nihan’mı diye bakabilirsiniz…

    Lale Celepoğlu

    D & R    /    İdefix    /    Kitap Yurdu    /    Babil.com