Çocuk - Ergen Ne Okusak

Bir Bez Bırakma Hikayesi

11 Mart 2016

Gözlerim yaşardı, gurur duydum, ne çocuklar büyüyor, nasıl bir gelecek yetişiyor dedim, Bir Bez Bırakma Hikayesi fotoğraflarını görünce. Çok da umutsuz olduğum anlardan birinde karşılaşmam iyi oldu belki de bu fotoğraflarla. Fotoğraf diyorum ama Bir Bez Bırakma Hikayesi sevimli mi sevimli bir kitap aslında. Yazarı 8,5 yaşındaki Lara Nur Meriç. Anne ve babası arkadaşım olduğu için Lara Nur’u yakından takip ediyorum yıllardır. Doğayla iç içe, yaratıcı, iyi bir piyano eğitimi alan, esprili, Lego sever, kendine has bir çocuk.

Lara Nur Meriç

2,5 yaşında kendi bezini bırakmak için kendisinin icat ettiği masalını ailesi o günden beri saklamış, yayıncı oldukları için diline çok az müdahale etmişler, projenin bel kemiği sevimli kahraman Popiş Bezi’ne hayat veren ve diğer tüm sahneleri de hayata geçiren mizah dergisi Gırgır’ın çizerlerinden sevgili Evrensel Barış Berkant olmuş. Uzman Psikolog Şeyma ÇAVUŞOĞLU ve Psikolog Begüm MUTLU dan pedagojik uygunluk için metin ve çizimlerin her aşamasında destek almışlar.

unnamed

Lara Nur’a bir doğum günü hediyesi vermek fikriyle dijital olarak sadece bir (1) kopya hazırlanmak üzere yola çıkan bu sevimli kitap, ablalarından tuvalet eğitimi sürecini yaşayan miniklere hediye olarak harika bir kaynağa dönüşmüş.

Nasıl ama çok yaratıcı, çok farklı, çok özel bir kitap değil mi? Kazandığı telif parasıyla alacağı Lego’nun hayalini kuran Lara Nur’dan beklemediğim bir şey değildi aslında. Armut dibine düşermiş, böyle anne babadan böyle çocuk. Ne de olsa mutfaktan yetişiyor.

Gün Yayıncılık ailesinin en küçüğü Lara Nur Meriç, çıktığın yol hep açık olsun, sen yaz biz okuyalım.

1 Comment

  • Reply Hafize Süalp 11 Mart 2016 at 09:31

    Biz de bu yaz bu çalışmayı başlatacağız Banu :) Güzel bir zamanlama oldu :) Teşekkürler…

  • Leave a Reply

    Berlin in Berlin ödül almış, ödülden çok filmdeki erotik sahne konuşuluyor, Uğur Mumcu öldürülmüş…Nihan’ın iki ülke ve 20 yıllık zaman dilimini kapsayan hikayesinin arka fonunda Türkiye’nin o yıllardaki sosyal ve siyasi panoraması var…

    Kitabı okurken Banu Tozluyurt’un tanınmış yazarlara; bir Banu’luk yer açın ben geliyorum diyen ayak sesleri duyuluyor…

    Nihan, Kamer ve Seval’i babaları cumartesi günleri halaları Ayla’nın oturduğu Kadıköy’e götürürdü. Belki de balıkçılar çarşısında balık alırken yanlarından geçtiniz. Ya da Üsküdar’dan Nihan’la aynı vapura bindiniz, yanyana oturdunuz… Hikayedeki gerçeklik duygusu o kadar geçiyor ki insana sokakta yürüyen bir genç kıza acaba bu Nihan’mı diye bakabilirsiniz…

    Lale Celepoğlu

    D & R    /    İdefix    /    Kitap Yurdu    /    Babil.com