Amerika

Brooklyn Köprüsü Üzerinde Yürümek

11 Ocak 2018

Amerikan filmlerinde çok sık gördüğümüz,  genelde en güzel puzzle’lara kapak olmuş Brooklyn Köprüsü üzerinde yürümek size kendinizi bir film yıldızı, dünyaya hakim bir kumandan ya da bir kuş kadar özgür hissettirebilir. Evet evet, ben aynen sırasıyla bu duyguları yaşadım 1.825 m. uzunluğundaki dünyanın ilk asma köprüsü üzerinde yürürken.

New York’ta East River üzerinde bulunan, Brooklyn ile Manhattan’ı birbirine bağlayan bu çelik köprünün yapımı on üç yılda tamamlanmış ve 1883 yılında hizmete açılmış. Aynı zamanda dünyanın ilk çelikten yapılmış köprüsü. Hikayesi çok hüzünlü, uzun uzun yazmayacağım çünkü internette çok kolay ulaşılabiliyor. Benim asıl söylemek istediğim, bu köprüde yürüyün! Eğer New York’a giderseniz yapmadan dönmeyeceğiniz şeylerin başında Brooklyn Köprüsü üzerinde yürümek olsun. Arabayla da bisikletle de geçebilirsiniz ya da kıyıda, bir kenardan hayranlıkla izleyebilirsiniz. Sonuçta sadece turistler için değil, New York’ta yaşayanlar için de her daim etkileyici bir mekan olduğu söyleniyor.

Köprü üzerinde yürürken altınızdan vızır vızır geçen arabalardan, bir taraftan akan nehirden, devasa binaların ihtişamı ve azametinden etkilenmemek mümkün değil. Biz havanın en soğuk olduğu yılbaşı döneminde bu deneyimi yaşasak da hiç pişman olmadık.

Brooklyn Köprüsü Üzerinde Yürümek İçin Nereden Başlamak Gerekiyor?

Köprüde yürümeden önce nereden başlayacağınıza karar vermeniz gerek. Brooklyn tarafı mı, Manhattan tarafı mı? Biz Manhattan tarafından başladık. Tek dezavantajı, yürürken Manhattan manzarası arkanızda kalıyor, tabii tekrar yürüyerek geri dönecekseniz bir sorun yok. Fotoğraf çektirirken de manzarayı bol bol görüyorsunuz zaten. Brooklyn Köprüsünde yürümeye başladığımızda öğlen saatleriydi. 24 saat açık olduğu düşünüldüğünde, imkanınız varsa gün batımında yürümenizi tavsiye ederim. Gece yürümek de oldukça keyifli olabilir ama soğuğa karşı direncinizin sağlam olması gerekiyor çünkü köprü üzerinde epey rüzgar oluyor. Bu arada gece yürümenin güvenlik açısından hiçbir sakıncası yok diyor New Yorklular.

Brooklyn Köprüsü Üzerinde Yürümek Ne Kadar Sürüyor?

Brooklyn Köprüsü üzerinde yürümek ne kadar sürer derseniz, bu tamamen kalabalığa ve sizin yürüme temponuza bağlı. Biz yılbaşı zamanı gittiğimizden şehir çok kalabalıktı ve çok sayıda turist köprüye gelmişti. Eh yanımızda farklı fotoğraflar çektirmeye meraklı bir ergen de olunca ve bu ergen, çekilen bir pozu en az beş kere tekrar ettirdiğinden ve adım başı durdurduğundan biz bir saat gibi bir sürede yürüdük. Fakat normal tempoda yürürseniz ve sadece bir iki poza razıysanız yarım saatte yürürsünüz.

Manhattan’dan Brooklyn’e geçtiğinizde, Manhattan Köprüsü ve Brooklyn Köprüsü arasında yer alan, DUMBO olarak bilinen mahallede zaman geçirmenizi öneririm. Küçük kafe ve restoranları, butikleri, dizayn mağazaları ile çok renkli bir bölge. Nehir kenarında bir banka oturup, Manhattan manzarasını karşınıza aldıysanız ne kadar şanslı olduğunuzu düşünün ve hayallere dalın.

Bir de hemen Dumbo’da nehir kenarında, eski küçük bir kulübede hizmet veren Brooklyn Ice Cream Factory‘de ev yapımı dondurmanın tadına bakın.

Gezi için Devletşah ve Barış Özcan‘a teşekkürlerimizle.

2 Comments

  • Reply mavianne 11 Ocak 2018 at 14:00

    müthiş
    ne güzel yazıyorsun
    rehberleriniz de şahane olunca tadından yenmez olmuştur bu gezi
    Banum özledik seni
    ama bu güzellikleri okuyunca da oralarda olmak istedim
    sevgiler selamlar sana

    • Reply Banut 11 Ocak 2018 at 15:36

      Canım benim, buralarda olmanın en güzel yanı, sonunda ülkene dönecek olman, inan bana. Ben de çok özledim

    Leave a Reply

    Berlin in Berlin ödül almış, ödülden çok filmdeki erotik sahne konuşuluyor, Uğur Mumcu öldürülmüş…Nihan’ın iki ülke ve 20 yıllık zaman dilimini kapsayan hikayesinin arka fonunda Türkiye’nin o yıllardaki sosyal ve siyasi panoraması var…

    Kitabı okurken Banu Tozluyurt’un tanınmış yazarlara; bir Banu’luk yer açın ben geliyorum diyen ayak sesleri duyuluyor…

    Nihan, Kamer ve Seval’i babaları cumartesi günleri halaları Ayla’nın oturduğu Kadıköy’e götürürdü. Belki de balıkçılar çarşısında balık alırken yanlarından geçtiniz. Ya da Üsküdar’dan Nihan’la aynı vapura bindiniz, yanyana oturdunuz… Hikayedeki gerçeklik duygusu o kadar geçiyor ki insana sokakta yürüyen bir genç kıza acaba bu Nihan’mı diye bakabilirsiniz…

    Lale Celepoğlu

    D & R    /    İdefix    /    Kitap Yurdu    /    Babil.com