Banu'ca

Titizlik Çamaşır Suyuyla Olaydı, Evler Saray Olur Muydu?

04 Aralık 2017

Buralar yani blog dünyası dutluk iken, biz üç beş blog yazarı birbirimizi mimlerdik. Sağ olsun Esra bu defa beni mimlemiş; çamaşır suyu kullanıyor musun ya da onun yerine ne kullanıyorsun diye.

Ben bir çalışan anne çocuğuydum ve takdir edersiniz ki, annesi ev kadını olan arkadaşlarıma imrenirdim. Sanırdım ki, onlar eve her geldiklerinde içeride kekler, börekler hazır, tertemiz bir ortam onları bekler. Bu tertemiz olayı benim için önemliydi çünkü sabahları okul ve iş için evden aile çıkardık ve eve ilk dönen ben olurdum. Dolayısıyla sabah telaşla çıkılan evi toplamak, silip süpürmek ya da en azından biraz parlatmak genelde bana kalırdı.

Bazı okul çıkışlarında en yakın arkadaşımın evine gittiğimdeki o kokuyu hala duyduğumda çocukluğumu hatırlarım. Girer girmez burnumuzun deliklerinden akciğerlerimize kadar ulaşan o çamaşır suyu kokusu. Kapıda neredeyse duş aldırırdı bize arkadaşımın annesi. Eh çok titiz bir kadındı, tüm mikroplardan arınıp içeri öyle girmemiz gerekirdi. Boşuna mı sabahtan her yere çamaşır suyu döküp akşamüstüne kadar bekletiyordu. Hayatta temizlikten daha önemli bir şey yoktu. Çocuk aklı işte çok imrenirdim. Bir gün ben de, okuldan eve gelir gelmez tuvalet, yer zemini, mutfak lavabosu kısacası her yere çamaşır suyu döktüm ve akşam bizimkilerin gelmesine yakın bir zamana kadar beklettim. Dökerken boğazımda acı bir tat duysam da, gözlerim sulansa da temizlik için her şeye değerdi. Dökerken böyle, temizlerken halimi hiç sormayın.

Akşam olup da bizimkiler birer birer eve geldiklerinde daha adım atar atmaz öksürmeye başlamaları bir oldu. Annemin alerjik astım olduğunu ilk defa o zaman duydum çünkü çamaşır suyu kokusu uyuyan düşmanı uyandırmıştı. Bu kadar yaygın kullanılan çamaşır suyu kimseye dokunmuyordu da bize ne oluyordu derken babamın tüm camları açması ve evimizin giriş kapısının önüne bir sandalye dayayıp hava akımı yaratması bir oldu.

O akşamı bahçede geçirirken annemin evi neden karbonatlı su ile temizlediğini, kokmasa da evimizin aslında ne kadar temiz ve sağlıklı olduğunu, tuvalet ve mutfaktaki mikropları yok etmede oldukça etkili olan çamaşır suyunun vücudumuza yaptığı olumsuz etkileri sanırım çok daha iyi anladım.

Arkadaşımın annesi bugün hayatta değil ama aynı benim gibi kızı, arap sabunundan başka bir şey sokmuyor eve. Bugün ikimiz de kız çocuk annesiyiz ve kızlarımız çamaşır suyunun varlığından bihaber. Üstelik yere düşen her şeyi yiyebilirler, içimiz rahat.

Ben de çocuklarının üzerine titreyen, onlar için sürekli araştırma içinde olan Müge ve Tuğçe‘yi mimliyorum. Kızlar, siz ne yapıyorsunuz, çamaşır suyu kullanıyor musunuz, ya da yerine ne kullanıyorsunuz?

4 Comments

  • Reply Gamze Cakmak 04 Aralık 2017 at 06:07

    Benimkinin favorisi sirkeydi. Ben de birseyleri dezenfekte etmem gerekiyorsa annemin izinden gidiyorum:)

  • Reply Esra Akalın 04 Aralık 2017 at 14:50

    Ben, beyazlardaki inatçı lekeler için ilaç niyetine bulunduruyorum evde. Ama hijyen için kullanmıyorum kesinlikle!

  • Reply Nil D. Şimşek 05 Aralık 2017 at 13:05

    Sadece tuvalette kullanıyorum. Onun dışında çamaşırları yıkarken ya da mutfağı temizlerken kullanmıyorum. Maden suyunu mutfak temizliği için kullanabilirsiniz mesela…

  • Reply mavianne 08 Aralık 2017 at 14:27

    BEYAZ SİRKE FAVORİM BANUCUĞUM :))

  • Leave a Reply

    Berlin in Berlin ödül almış, ödülden çok filmdeki erotik sahne konuşuluyor, Uğur Mumcu öldürülmüş…Nihan’ın iki ülke ve 20 yıllık zaman dilimini kapsayan hikayesinin arka fonunda Türkiye’nin o yıllardaki sosyal ve siyasi panoraması var…

    Kitabı okurken Banu Tozluyurt’un tanınmış yazarlara; bir Banu’luk yer açın ben geliyorum diyen ayak sesleri duyuluyor…

    Nihan, Kamer ve Seval’i babaları cumartesi günleri halaları Ayla’nın oturduğu Kadıköy’e götürürdü. Belki de balıkçılar çarşısında balık alırken yanlarından geçtiniz. Ya da Üsküdar’dan Nihan’la aynı vapura bindiniz, yanyana oturdunuz… Hikayedeki gerçeklik duygusu o kadar geçiyor ki insana sokakta yürüyen bir genç kıza acaba bu Nihan’mı diye bakabilirsiniz…

    Lale Celepoğlu

    D & R    /    İdefix    /    Kitap Yurdu    /    Babil.com