Browsing Category

Banu’ca

  • Banu'ca

    Toronto’da Bir Yudum Nebil Özgentürk

    Toronto’ya geleceğini duyunca ben de o aralar kısa süreliğine İstanbul’da olduğum için düştüm peşine. Telefon ile konuştum, mesaj yolladım, randevumu aldım. Soğuk bir Toronto akşamı, ikimizin de hiç bilmediği caddelerden birinde, yine hiç bilmediğimiz…

    28 Kasım 2017
  • Banu'ca

    Sonbahar-Kış Kazak ve Sweatshirt Trendleri

    Sonbahar ve kış aylarının gözdesi kazak ve sweatshirtler, bu sezon ezber bozacak gibi görünüyor. Benim de sonbahar-kış kombinlerinde en sık tercih ettiği bu parçalar, yeni sezonda bambaşka modellerle dikkat çekiyor. Örneğin bir süredir günümüz…

    22 Kasım 2017
  • Banu'ca

    Anlamadıysanız Salaksınız

    Bugün buralarda hava kapalı. Ruh hali havaya göre değişenlerden değilim. Hava kötü diye sağa sola sataşanlardan hiç değilim ve fakat artık bu, hava kötü ben de kötüyüm diyenlerden ya da hava nasıl olursa olsun…

    03 Kasım 2017
  • Banu'ca Kanada'dan Bildiriyorum

    Meğer Ben Ne Becerikliymişim

    Meğer ben ne becerikliymişim de haberim yokmuş. İstanbul’da, Sapanca’da evde ne kadar asılacak şey varsa çivi çakarım, çamaşır makinasına sıkışan parayı çıkarırım, elektrik tamiratı yaparım, bunlar tamam. Zaten çoğu kadının da yaptığı şeyler. Yapamadıklarım…

    12 Ekim 2017
  • Banu'ca

    Banu’nun Dünyası 12 Yaşında

    Daha dün gibi, onuncu yılı kutladığımız gün. Oysa bugün Banu’nun Dünyası 12 yaşında oldu. Ve dün gibi 2005 yılında bugün Almanya’da bahçeye karşı otururken açtığım ve ilk yazımı yazdığım gün. O zaman masanın üzerinde…

    19 Ağustos 2017

Berlin in Berlin ödül almış, ödülden çok filmdeki erotik sahne konuşuluyor, Uğur Mumcu öldürülmüş…Nihan’ın iki ülke ve 20 yıllık zaman dilimini kapsayan hikayesinin arka fonunda Türkiye’nin o yıllardaki sosyal ve siyasi panoraması var…

Kitabı okurken Banu Tozluyurt’un tanınmış yazarlara; bir Banu’luk yer açın ben geliyorum diyen ayak sesleri duyuluyor…

Nihan, Kamer ve Seval’i babaları cumartesi günleri halaları Ayla’nın oturduğu Kadıköy’e götürürdü. Belki de balıkçılar çarşısında balık alırken yanlarından geçtiniz. Ya da Üsküdar’dan Nihan’la aynı vapura bindiniz, yanyana oturdunuz… Hikayedeki gerçeklik duygusu o kadar geçiyor ki insana sokakta yürüyen bir genç kıza acaba bu Nihan’mı diye bakabilirsiniz…

Lale Celepoğlu

D & R    /    İdefix    /    Kitap Yurdu    /    Babil.com