Browsing Category

Ne İçsek / Ne Yesek

  • Ne İçsek / Ne Yesek

    Torlak Çiftliği

    Yol arkadaşım Armağan Portakal’ın kendini çiftçi diye tanıtmasına bayılıyorum. Gerçekten bu tanımı sonuna kadar hak ettiğini Torlak Çiftliği’ne her gidişimde görüyordum ama geçen hafta uğradığımda artık kesinlikle olmuş dedim. Armağan çiftçi, Torlak çiftlik olmuş.…

    22 Mart 2017
  • Kanada Ne İçsek / Ne Yesek

    Death in Venice

    Sicilya Erice’de kız arkadaşıyla motosiklet turu yaparken, yedikleri fıstıklı dondurmadan etkilenip o anda doğuyor Death in Venice fikri. Bugün Toronto’da çok ünlü bir Gelato’cu yani dondurmacı. İsmin hikayesi  ise aslında bir küçüklük hayali Kaya…

    30 Ocak 2017
  • Kanada Ne İçsek / Ne Yesek

    Toronto’da Simit ve Çay

    Yurt dışında bulunduğumuz sürelerde en çok özlediğimiz şey simit ve çay olur hiç tartışmasız. Evimizin altında simitçi olduğundan kahvaltıda, beş çayında, akşam yemeğini uydurma olarak geçiştirmek istediğimizde hep simit vardır masamızda. Toronto’ya gelirken de…

    25 Ocak 2017
  • Ne İçsek / Ne Yesek

    Macca Fish

    Yiyerek, masa başında sohbet ederek sosyalleşmeyi sevenlerdenim ben. İster evimde ister bir restoranda masamız kalabalık olsun, farklı tatlar deneyelim, dinlenelim, yemeğe devam edelim, yine dinlenelim… İşte en mutlu olduğum anlar. Tabii sosyalleşirken trafik, kalk…

    27 Aralık 2016
  • Akdeniz Ne İçsek / Ne Yesek

    Adana Onur Kebap’ta Kebap Atölyesi

    Adana’nın nesi marka diye bana sorsalar çok şey sıralarım ama doğruya doğru Adana deyince çoğu insanın aklına kebap geliyor. Hakikaten de marka olmuş artık Adana Kebabı. 2 Kadın Anadolu’da Adana’ya gitmeden önce ATAK Yöneticisi…

    21 Aralık 2016

Berlin in Berlin ödül almış, ödülden çok filmdeki erotik sahne konuşuluyor, Uğur Mumcu öldürülmüş…Nihan’ın iki ülke ve 20 yıllık zaman dilimini kapsayan hikayesinin arka fonunda Türkiye’nin o yıllardaki sosyal ve siyasi panoraması var…

Kitabı okurken Banu Tozluyurt’un tanınmış yazarlara; bir Banu’luk yer açın ben geliyorum diyen ayak sesleri duyuluyor…

Nihan, Kamer ve Seval’i babaları cumartesi günleri halaları Ayla’nın oturduğu Kadıköy’e götürürdü. Belki de balıkçılar çarşısında balık alırken yanlarından geçtiniz. Ya da Üsküdar’dan Nihan’la aynı vapura bindiniz, yanyana oturdunuz… Hikayedeki gerçeklik duygusu o kadar geçiyor ki insana sokakta yürüyen bir genç kıza acaba bu Nihan’mı diye bakabilirsiniz…

Lale Celepoğlu

D & R    /    İdefix    /    Kitap Yurdu    /    Babil.com