Devamın devamı

0

 

14 Nisan Cumartesi, 3. Gün
Prag’da üçüncü günümüzde sabah kahvaltısının ardından yollara düştük yine. Bugünkü planımızı alışveriş ve sanat üzerine yaptık. Sabahtan ilk olarak eski şehir merkezindeki belediye binasında açık olan Sara Saudkova’nın fotoğraf sergisini gezdik annemle. Siyah beyaz çıplak kadın, erkek, çocuk fotoğraflarından oluşan sergi çocuk ve doğallık teması üzerine kurulmuş. Buradan çıkışta hemen bitişiğindeki şu meşhur havarilerin çıkıp gösterilerini yaptığı saat kulesine çıktım. Sadece ben çıktım çünkü belli bir kata kadar merdiven çıkılması gerektiğinden annem bu yüksekliği göze alamadı ve beni aşağıda bekledi. Belli bir kata kadar merdivenle daha sonra da asansörle çıkılan kulenin zirvesindeki ödül bütün yorgunluğuma değdi doğrusu. Prag’ı dört bir yandan ve tepeden izlemek müthiş bir duyguydu doğrusu. Aşağıda annemle buluştuğumuzda o da iki sergi gezmenin keyfiyle beni bekliyordu. Prag’a gidip de “Black Light Theatre” şovunu görmeden dönmeyin diyenleri dinleyip akşam 20:00 deki gösteri için ünlü Paris Caddesindeki tiyatrodan biletlerimizi aldık. Bu tiyatrodan şehrin birçok yerinde var ama tur rehberinden ve birkaç Türkten duyduğumuz en iyi şovun burada sergilendiği imiş. Bakalım akşama izleyip göreceğiz.
Artık alışveriş zamanı gelmişti. Bizim Prag’da bulunduğumuz tarih Paskalya Bayramlarının sonuna rastladığı için hala meydanlarda kurulmuş olan pazar ve alışveriş yerleri kalkmamıştı ve buralardan değişik ve uygun fiyata hediyelikler alma fırsatımız oldu. Ünlü ayakkakabı mağazası Bata’nın da merkezi Çek Cumhuriyetiymiş meğer. Burada Türkiye’ye göre daha uygun fiyatlı ayakkabılar bulmak mümkündü ama tabi benim odak noktam Duru idi ve daha çok ona alışveriş yapmayı tercih ettim. Ayrıldığımızdan beri kızım burnumda tütüyordu.
Akşam da olmuştu ve alışverişlerimizi bitirip yine meydanımıza döndük, kahvelerimizin ardından tiyatroya yöneldik. Biletler numaralı değil ve istediğiniz yere oturma şansınız var tabi bunun için erken gitmeniz gerekiyor. Saat 20:00 de başlayan şov için kapılar 19:30 da açıldı ve en güzel yerlerden annemle kendimize koltuk bulduk ve şov başladı. Black Light Theatre kesinlikle Prag’da ilk görülmesi gerekenlerin başında geliyor. Capcanlı kostümler giymiş dansçılar sahne üzerinde çok değişik şovlar sergiliyorlar. Hepsi de sanki bilgisayar efekti gibi. Gerçekten de geldiğimize deydiğini konuşarak annemle otelimize döndük ve Prag’da üçüncü günümüzü de dolu dolu yaşadık.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here