Ne Okusak

En Güzel Sabahlar Yenilenen Kelebek İle Başlar

12 Mart 2016

Günün en keyifli zamanı saat kaçta başlar diye sorsalar, eğitimim ya da herhangi bir toplantım yoksa kuşkusuz sabahları derim. Herkes okuluna, işine gittikten sonra bana kalan o sabah sessizliği, sakinliği yok mu on saat uyusam bu kadar dinlenemem. Yok yok tabii ki uyumakla geçmiyor o sınırlı, baldan tatlı vakit. Çayımı elime alıp, evin en sevdiğim köşesine geçip, gazete sayfalarını yaya yaya okumaya  başlamıyor muyum değmeyin keyfime.

İlgi alanınıza giren konularda yeni gelişmeleri okumak, diyetinize fayda sağlayacak yeni tarifler bulmak, son zamanlardaki yorgunluğunuzun sebebi olabilecek bazı ipuçları hakkında bilgilenmek emin olun size de çok iyi gelecek. Son zamanlarda yenilenen ve hafta içi iki ayrı gazete olan Kelebek bu anlamda sabah keyfimi taçlandıranlardan diyebilirim. Serbest çalışan biri olarak çalışma saati diye bir mevhumum olmadığından zamanı etkin kullanmak benim için çok önemli. Her şeyi aynı anda bulabildiğim için hem gündemi takip etmek hem de diyet yemeklerinden sağlık önerilerine, sosyal sorumluluk anlamında yapılanlardan, modaya kadar pek çok şeyi Kelebek Eki’nde bir arada bulmak güne renkli ve enerjik başlamama sebep oluyor diyebilirim.

IMG_6669


Yenilenen Kelebek’te yazarların yeni fotoğrafları zaten başlı başına bir renk getirmiş gazeteye. Yonca’nın o rengarenk hali, Nil’in tüm naifliğini yansıtan o bakışı sanki evde onlarla sohbet ediyormuşum hissi yaratıyor bende. Kadına bak ne saçma şeylerle mutlu oluyor diyeceksiniz şimdi biliyorum ama insan hayatta kendine canlılık verecek, bakışını değiştirip güne mutlu başlayacak sebepler bulmalı bence. Bu benim seçtiklerimden biri, kim bilir sizlerin ne önerileri vardır.

Bu sabah da aldım çayımı, yaydım önüme Kelebek’i önce Gönül Örgüsü denilen sosyal sorumluluk projesini okudum. Kendim de böyle bir proje yaptığım için çok hoşuma gitti. Kelebek’in beş gün boyunca farklı bir konuya değinen ikinci eki bugün örgü üzerine, kör ister bir göz Allah verir iki göz.

Cengiz Semercioğlu, Onur Baştürk, Melike Karakartal ve Ömür Gedik’ten oluşan Magazin Konseyi’nin bu haftaki flaş konusuna bir göz attım. Gece hayatıyla çok işim yok ama nerde ne var, yeni neresi açılmış Onur Baştürk sayesinde hepsinin adını sanını biliyorum diyebilirim.

Gonca Vuslateri ve Kenan Erçetingöz’de yenilenen Kelebek’teki isimlerden. İzzet Çapa ile birlikte iki haftada bir Okeye 4. Aranıyor bölümünde bir ünlüyü köşeye sıkıştıracaklar. Onlar ünlüleri köşeye sıkıştırırken öyle bir ünlü katıldı ki Kelebek ailesine, bence her Çarşamba yüreklere dokunacak, neler oluyor ülkemizde dedirtecek. Gülben Ergen. Evet artık Kalbimi Koydum köşesinde, çocuk gelinlerden, töre cinayetlerinden, kadına şiddetten bahsederek farkındalık yaratmaya devam edecek Gülben Ergen.

Siz en iyisi mi bugün bir Hürriyet alın, Kelebek Eki’ni gözden geçirirken baharın müjdecisi mimozalar yanınızda, çayınız elinizde olsun ama. En fazla bir iki saat sonra hayatın koşturmacası başlamadan, perdeyi aralayıp dışarının karmaşasını görmeden kendinizi dinleyin. İyi gelecek göreceksiniz.

No Comments

Leave a Reply

Berlin in Berlin ödül almış, ödülden çok filmdeki erotik sahne konuşuluyor, Uğur Mumcu öldürülmüş…Nihan’ın iki ülke ve 20 yıllık zaman dilimini kapsayan hikayesinin arka fonunda Türkiye’nin o yıllardaki sosyal ve siyasi panoraması var…

Kitabı okurken Banu Tozluyurt’un tanınmış yazarlara; bir Banu’luk yer açın ben geliyorum diyen ayak sesleri duyuluyor…

Nihan, Kamer ve Seval’i babaları cumartesi günleri halaları Ayla’nın oturduğu Kadıköy’e götürürdü. Belki de balıkçılar çarşısında balık alırken yanlarından geçtiniz. Ya da Üsküdar’dan Nihan’la aynı vapura bindiniz, yanyana oturdunuz… Hikayedeki gerçeklik duygusu o kadar geçiyor ki insana sokakta yürüyen bir genç kıza acaba bu Nihan’mı diye bakabilirsiniz…

Lale Celepoğlu

D & R    /    İdefix    /    Kitap Yurdu    /    Babil.com