Banu'ca

Güneş Kremi Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

30 Mayıs 2017

Hafta sonu 2017 deniz sezonunu açmış bulunuyorum, hayırlı olsun. Deniz suyu çok ısınmış diyemem ama Bodrum güneşi artık yakmaya başlamış. Benim güneşinden en korktuğum yerdir Bodrum. Fark etmeden, hafif hafif eserken rüzgar öyle bir yanarsınız ki güneş koruyucu krem sürmeden de çıktıysanız vay halinize özellikle ilk akşam.

Özellikle kızım olduktan sonra güneşe çıkarken daha hassas oldum diyebilirim. Anne olmadan hatta evlenmeden önce bronzlaşmak, güneş görmüş hafif esmerlermiş bacaklar, yanık bir ten benim için çok önemliydi. Hatta güneşe çıktığımın ilk günü saatlerce yatıp gece fenalaştığım, güneş çarpmasından acil servislere götürüldüğüm çoktur. Ah bir annemi dinleseniz.

Ben sonradan akıllananlardanım hatta farkındalığı artanlardanım. Kızım doğduktan sonra hem onun için hem de kendim için cildimize en uygun kremleri araştırmaya, koruyucu faktörlerin ne olduğuna, hangi ışınların bize zararlı olup olmadığına dikkat etmeye başladım. Üstelik o da benim gibi beyaz tenli olunca hassasiyet iyice arttı ve sadece yaz tatiline giderken değil, on beş dakikadan fazla güneşe maruz kalacağımız her yerde güneş kremi kullanmaya dikkat eder olduk.


Cildinizin rengi ne olursa olsun, her mevsim güneş kremi kullanın diyor uzmanlar. Kanser riskinin her geçen gün arttığı günümüzde, doğru güneş kremi kullanımı en azından cilt kanseri riskini bir parça azaltıyor. Çoğu zaman sahillerde karşılaştığım manzara şu, çocuklar için güneş kremini bolca süren, vücudunun her yerine özenle yayan, en doğru çocuk güneş koruyucusunu araştıran ebeveynler maalesef kendilerine aynı özeni göstermiyorlar. Oysa risk sadece çocuklarımız için geçeri değil, hatta onlara sağlıkla bakabilmemiz için kendimize de çok fazla özen göstermeliyiz.

Her ne kadar uzmanlar kışın bile güneş kremi kullanın deseler de forumlarda, günlük konuşmalarda çok sık duyduğumuz bir konu da güneş kremleri yararlı mı zararlı mı? Bu konuda çok makale okudum, çok sordum soruşturdum ve sonunda doğru seçildiğinde/kullanıldığında en etkin ve güvenli yolun bu olduğu konusunda kesinlikle ve kesinlikle netleştim. Bir de UVA nedir, UVB nedir, SPF nedir konuları var kafamı karıştıran. Efendim bunları da şöyle açıklayım, UV yani ultraviyole; güneşten yayılan ve gözle görünmeyen ışık. Bu ışığın %95’i UVA imiş. Hem kısa hem de uzun dalga boyutuna sahip olduğundan camdan bile kolaylıkla geçebiliyor ve cildin, alt tabakasına nüfuz ederek çok daha çabuk yaşlanmasına sebep oluyor. UVB ise daha çok cildin üst tabakasını etkiliyor derimizin kızarmasına, yanmasına sebep oluyor. Hal böyle olunca, güneşin bu iki ışınından gel de korunma.

SPF nedir diye soracak olursanız, kullandığımız güneş koruyucu kremlerin cildimizi özellikle UVB ışınlarına karşı ne kadar süre koruduğunu gösteren ölçü faktörü. Daha etkili bir korunma sağlamak için güneş koruyucu kremleri iki saatte bir yenilemek gerekse de, benim kızım için kullandığım ve altı saat etkili Day-Long gibi kremler de mevcut. Çok sık suya girdiği için iki saatte bir sürülen kremlerden biz fazla fayda sağlayamadık, bununla beraber kendim için bu kremleri rahatlıkla kullanabiliyorum.

Çilli – benim gibi-, benli – kızım gibi, ciltlere sahip olan kişilerin özellikle güneşten korunması çok önemli malum. Güneşe çıktığımın ilk saatinde artan çillerim her ne kadar ona sahip olmayanlar için bir imrenme konusu olsa da ben onlarla yaşamaya hala alışamadım. Aynı şekilde kızım da benlerinden hiç memnun değil ve büyüdükçe de artıyorlar. Bu yüzden anne kız bizim için kullandığımız güneş koruyucu kremlerin UVB ve SPF değerleri çok önemli. Çilli bir yüz için kullanılacak krem ne olabilir diye sorarsanız ben DayLong Actinica Losyon’dan çok memnunum. Her sabah nemlendirici olarak kullandığım bu ürünü sürdüğümde çok daha güvenli bakabiliyorum hayata. Çillerimin artmaması için kullandığım Solante Pigmenta biraz daha yoğun bir ürün. Sürdüğünüzde iyice yaymanız gerek, bazen sivilce yaptığını da söylüyorlar. Bende hiç olmadı hatta lekeleri neredeyse yok ediyor diyebilirim.   Kızım için kullandığım Daylong Extreme Losyon ise özellikle denizde olduğu zamanlarda daha çok yanabileceğini düşündüğümden içimi rahatlatıyor.

Tabii güneş koruyucu krem markaları, SPF faktörleri, fiyatları o kadar çeşitlilik gösteriyor ki, en doğrusu cildinize en uygun ürünü, faktörü çok doğru bir şekilde araştırmak ve en ekonomik şekilde sahip olmak. Ben bu tarz ürünleri internetten almayı tercih edenlerdenim. Fakat orada da fiyatlar arasında farklar oluyor. Bunun için de ürün fiyat araştırması yapan siteler her zaman ilk tercihim. Örneğin güneş kremleri hakkında “GÜNEŞ” buraya tıklayın ve görün ne kadar farklı ürün farklı fiyata mevcut.

Daha önce de bahsettiğim Alve’ye bir göz atıp aradığım ürün en uygun fiyata hangi sitede ise oraya yöneliyorum. Yalnız şunu unutmayın, bazı internet sitelerinde gönderim süresi bir haftayı bulabiliyor. Tatile çıkmadan en az on beş gün önce kararınızı verip siparişinizi ona göre verin.

Herkese şimdiden iyi tatiller.

1 Comment

  • Reply mavianne 31 Mayıs 2017 at 15:12

    kremler alınacak o zaman
    öneriler için teşekkürler

  • mavianne için bir cevap yazın Cancel Reply

    Berlin in Berlin ödül almış, ödülden çok filmdeki erotik sahne konuşuluyor, Uğur Mumcu öldürülmüş…Nihan’ın iki ülke ve 20 yıllık zaman dilimini kapsayan hikayesinin arka fonunda Türkiye’nin o yıllardaki sosyal ve siyasi panoraması var…

    Kitabı okurken Banu Tozluyurt’un tanınmış yazarlara; bir Banu’luk yer açın ben geliyorum diyen ayak sesleri duyuluyor…

    Nihan, Kamer ve Seval’i babaları cumartesi günleri halaları Ayla’nın oturduğu Kadıköy’e götürürdü. Belki de balıkçılar çarşısında balık alırken yanlarından geçtiniz. Ya da Üsküdar’dan Nihan’la aynı vapura bindiniz, yanyana oturdunuz… Hikayedeki gerçeklik duygusu o kadar geçiyor ki insana sokakta yürüyen bir genç kıza acaba bu Nihan’mı diye bakabilirsiniz…

    Lale Celepoğlu

    D & R    /    İdefix    /    Kitap Yurdu    /    Babil.com