Sosyal Sorumluluk

İzev’e El Uzat, Sopa Uzat-MA

10 Mart 2016

tan1Tan, down sendromlu bir genç. Tiyatro’da oynayan, televizyonda canlı yayına katılıp kendini anlatan, Beşiktaş sevdalısı, kendi gibi down sendromlu olan Hale’nin biricik aşkı. Tan, bizim 2015’de çok kısa bir sürede kaybettiğimiz Can’ımızın biricik oğlu, onun bize emaneti. Ben bugüne kadar onun gibi özverili, onun gibi evladına düşkün, onun gibi bir bedende iki kalp taşıyan baba GÖR-ME-DİM. İster miydi o bu kadar erken gitmek, ister miydi oğlunu ve biricik karısı Saadet’i onsuz bırakmak, ister miydi bizi gezilerde fotoğrafsız bırakmayı, ister miydi Tan’ın doğumundan hemen sonra kurdukları, baştan sona var ettikleri ve devlet bünyesine kattıkları İZEV’in (İstanbul Zihinsel Engelliler İçin Eğitim ve Dayanışma Vakfı) zor duruma düşmesini?can

İstemezdi.  Büyük çabalarla ve özverilerle kurulan ve devlet bünyesine katılan bir okulun hem de çok çok özel bir okulun devletin atama yapması gereken öğretmen açığını kapattığı için cezalandırılmasını, vicdanı olan, empati duygusu olan, aklı olan hiçbir insan istemez.

İzev’e yardım eli çağrısını ben Tan’ın facebook hesabında gördüm açıkçası. Tan, Mesut Yar’a çıkmak istiyordu. Bir down sendromlu olarak okulları için destek istiyordu.

tan3

İZEV, 1989 yılında kurulan Şişli Rehberlik ve Araştırma Merkezi Özel Eğitime Muhtaç Çocuklara Yardım Derneği nüvesiyle Türkiye’de zihinsel engelli bireyler için pek çok pilot çalışmayı başlatmış, bu anlamda örnek teşkil eden kurumsal yapılanmalar oluşturmuş, pek çok kanun ve yönetmeliğin revizyonunda önemli roller üstlenmiş, zihinsel engelli bireylere ilköğretim düzeyinde olağan statüde bir eğitim kurumunu (Türkiye’de ilk defa) kurarak devlet bünyesine katmış, 18 yaş üzeri zihinsel engelli bireylere bağımsız yaşam becerileri edinmeleri için eğitim programları geliştirmiş, bu alanda pek çok seminer düzenlemiş ve halihazırda İZEV Bağımsız Yaşam Evi’nde zihinsel engelli bireylere eğitim veren, 1997 yılından bu yana vakıf kimliği ile sadece ve sadece bağışlarla zihinsel engelli bireyler için yatırımlar yapmış ve bu gayretini yine bağışlarla sürdürmeye çalışan, hepsi zihinsel engelli birey ebeveyni mütevellilerin kurduğu idealist bir kuruluştur. Geliri tamamen bağışlarla oluşmakta; yatırımları tamamen zihinsel engelli bireylerin eğitimine aktarılmaktadır.

tan4

Böylesine özel böylesine ulvi bir amaca hizmet eden bu okul için yapılacak şeyler atla deve değil aslında.

0FX11W7dİZEV’e bir dost eli uzatmanın birçok yolu var:

  • Çok yakın bir zamanda gerçekleştirmeyi düşündükleri müzayedeye eser (antika eşya, resim, heykel vb.) temininde yardımcı olabilirsiniz.
  • Küçük-büyük, az-çok demeden nakdi yardımlar için aracılık yapabilirsiniz.
  • Vakfın bünyesinde hizmet veren ve artık çalışamaz durumda olan, eksikliği pek çok faaliyete engel teşkil eden emektar araçlarının (Mercedes Viano) ciddi bir servis bakımından geçmesi ve çalışır duruma gelebilmesi için –varsa- tanıdığınız servisleri sponsor olarak devreye sokabilirsiniz.
  • İlgili olabilecek firmalarla irtibatınız var ise herhangi bir aracın vakfa hibesi için sponsorlar ayarlayabilirsiniz.
  • İrtibatta olduğunuz kuruluşlardan İZEV için et, balık, kuru gıda ve kırtasiye yardımlarına aracılık yapabilirsiniz.
  • İZEV’in facebook sayfasını beğenerek, tüm faaliyetlerden haberdar olup, ne kadar kutsal işler yapıldığını izleyebilir, yardım şeklinizi siz belirleyebilir, yaratıcı önerilerinizi onlarla paylaşabilirsiniz.

Eller çok olunca yük hafiflermiş, hadi ÇOK olalım.

www.izev.org.tr
Facebook: https://www.facebook.com/izevvakfi

Twitter : https://twitter.com/izevvakfi

0212 271 00 05 (İZEV)

0530 766 76 67 (Merve KILIÇ İZEV İdari Sorumlusu)

0532 243 72 16 (Saadet AYTIS Proje Yürütücüsü)

No Comments

Leave a Reply

Berlin in Berlin ödül almış, ödülden çok filmdeki erotik sahne konuşuluyor, Uğur Mumcu öldürülmüş…Nihan’ın iki ülke ve 20 yıllık zaman dilimini kapsayan hikayesinin arka fonunda Türkiye’nin o yıllardaki sosyal ve siyasi panoraması var…

Kitabı okurken Banu Tozluyurt’un tanınmış yazarlara; bir Banu’luk yer açın ben geliyorum diyen ayak sesleri duyuluyor…

Nihan, Kamer ve Seval’i babaları cumartesi günleri halaları Ayla’nın oturduğu Kadıköy’e götürürdü. Belki de balıkçılar çarşısında balık alırken yanlarından geçtiniz. Ya da Üsküdar’dan Nihan’la aynı vapura bindiniz, yanyana oturdunuz… Hikayedeki gerçeklik duygusu o kadar geçiyor ki insana sokakta yürüyen bir genç kıza acaba bu Nihan’mı diye bakabilirsiniz…

Lale Celepoğlu

D & R    /    İdefix    /    Kitap Yurdu    /    Babil.com