Kilis

2

Birçok uygarlığı birbirine bağlayan yol üzerinde bulunan tarih ve kültür kenti Kilis, Kadim Anadolu’nun Güney Doğu bölgesinde en ücrada kalmış şehirlerinden biri gelirdi bana. Nedense son zamanlarda adını keyifsiz haberlerle sık andığımız Kilis’e 2 Kadın Anadolu’da projemizin bir durağı olarak giderken de içimde bir heyecan ve adını koyamadığım bir endişe vardı. Bu endişenin tanımı korku değil, oraya gittiğimizde karşılaşmaktan korktuğum ölü şehir görüntüsüydü.

Gaziantep şehir merkezinden yaklaşık altmış kilometre mesafede olan Kilis’e yaklaştığımızda gördüğümüz hareketlilik, yüksek binalar, sokaklardaki insanlar daha ilk dakikalarda fikrimi değiştirtti. Güneşli bir ekim gününün olmasının da etkisiyle pırıl pırıl bir Kilis karşıladı bizi. Akdeniz iklimi ile Doğu Anadolu’nun karasal iklimi arasına kalan şehirde o gün şansımız Akdeniz’den yanaydı anlayacağınız.

Kilis

Ülkemiz ile Suriye arasında 111 kilometrelik bir sınırı olan şehirde fazla miktarda Suriyelilere rastlamak mümkün. Sokaklarda oynayan çocukları, kahvelerde oturan erkekleri, daracık sokaklardaki kabaltı altlarında ve taş evlerin kapı önlerinde sohbet eden kadınları ile yaralarını sarmış ve hayatına kaldığı yerden devam eden bir şehir Kilis. Çocukluğuma dair hatırladığım kaçak içki, kaçak sigara ve el işi ürünleri hep bu bölgeye aittir nedense.

Kilis ve Ravanda Kalesi

img_9600

Kilis’te görülmesi gereken yerler nereleri diye benden fikir alacak olsanız ilk olarak Ravanda Kalesi derim. Kilis merkezden kaleye doğru sağlı sollu bereketli topraklar eşliğinde yolculuk ederken uçsuz bucaksız vadinin ihtişamı ve kızıl renkli toprakların güzelliği karşısında büyülenmemek elde değil.

Ravanda kalesi

Ravanda Kalesi

Belenözü köyünde, Afrin Çayı’nın kenarında bulunan Ravanda Kalesi tüm vadiye hakim bir konumda ve sanki geleni gideni kontrol eden heybetli bir ermiş görüntüsünde. Hani kimler geçti buralardan, ne medeniyetler yaşandı der gibi. Gerek doğulu gerekse batılı kaynaklar kalenin varlığından ilk kez Haçlı seferleri sırasında söz etmekte ve bu kale hakkında en eski tarih 11. Yüzyıla dayanmakta. Yine de hepsi çok net olmayan belgeler. Ravanda Kalesi’ne doğru giderken sağlı solu gördüğümüz zeytin ağaçları sonsuzluğun birer simgesi gibi bizi selamlıyordu. Kilis deyince zaten zeytin ve üzüm olmazsa olmazlardan tarım ürünü. Ege için söylenen o güzel söz Kilis için de geçerliymiş;

“Dağlarından yağ, ovalarından bal akar.” Yani dağlarında zeytin ovalarında üzüm yetişir. Üzüm yaş ve kuru olarak tüketildiği gibi pekmez, şire ve sirke olarak da şehrin gelir kaynaklarından.

Şehrin nüfusu 95 bin olsa da nüfustan daha fazla Suriyeli yaşıyor. Bu nedenle Cumhuriyet Meydanı etrafında konumlanan şehir merkezinde daha çok Suriyeli görüyorsunuz. Şehirde son on yılda yeni ve modern binaların yükseldiği söylense de, tarihi ve kültürel mirasına sahip çıkan Kilis’te taştan yapılmış evler ve dar sokaklar hala dikkat çekmekte.

img_9548Yapıların özgün mimariye sahip olmaları ve özellikle avluları film karesinden bir sahne görüntüsü sunuyor zaman zaman. İşte o tarihi binalardan biri de bugün ÇATOM ( Çok Amaçlı Toplum Merkezi) olarak kullanılan Çağlasyan Konağı.

kilis2

1850 yılında Ermeni kökenli Toros Ağa tarafından konak olarak yaptırılan binanın çok geniş bir avlusu var. Kilis evlerinin en önemli bölümlerinden biri avlu ya da onların diliyle Havuş. Özellikle sıcak yaz günlerinde ev halkı günün büyük bölümünü avluda geçirirlermiş. Bugün geleneksel bir Kilis Evi olarak restore edilmiş ve döşenmiş konak, Kurtuluş Savaşı sırasında karargah olarak kullanılmış. Yolunuz Kilis’e düşerse ÇATOM olarak kullanılan bu evde bir çay içmenizi öneririm. Yüklük olarak kullanılmak için yapılmış gömme dolaba benzer “mahmil”, tavanda bulunan çubuk şeklide adına “direk” denilen şeritler, antika Kilis el işleri sizi geçmişte kısa da olsa bir yolculuğa çıkaracak.

img_9515

Geleneksel Kilis Evi

Bu arada ülkemizin yardımlaşma ve sosyal sorumluluk değerlerinden yola çıkılarak kurulmuş Çok Amaçlı Toplum Merkezi’nde bugün kadın, çocuk ve yaşlılara yönelik projeler üretilmekte. Özellikle 65 yaş üstü 225 yaşlıya evinde hizmet veren merkez 20 çalışan ile onların günlük hayatlarını devam ettirmelerine yardımcı oluyor. Hem ekonomik hem sosyal hem de kamuya erişimleri ile ilgili konularda yaşlı, çocuk ve kadınlara kolaylaştırıcı faaliyetler düzenleyen ÇATOM’a herkes başvurabiliyor.

Sabunhane

Kilis’in taş yapıları meşhur derken eskiden Sabunhane olarak kullanılan ve çok yakında müze olarak hizmete girecek olan binaya uğramadan olmaz. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından restore edilen yapının girişinde bulunan ve eski halini gösteren fotoğraflara bakınca bu ülkede güzel şeyler oluyor diyor insan. Kaynaksız demirden yapılmış ve adına “Halle” denilen kazan salonun tam ortasında konumlandırılmış. Binanın değişik yerlerinde bulunan 11 tane zeytinyağı kuyusu da gezenlerin ilgisini çekecek şekilde dizayn edilmiş. Kışın zeytinyağı yazın sabun yapımında kullanılan binada sergi salonları da bulunacakmış.

Kilis sabunhane

 

img_9581

Kilis şehrinin geleneksel el sanatları deyince yorgancılık ilk sırada yer alıyor. Benim de çeyizimde bulunan ve eskiden anneannemin evinde kullanılan pamuklu yorganların ana vatanı Kilis. Saten kumaş üzerine iğneyle işlenerek yapılan Kilis Yorganı çeşitlerini Ankara Yorgancısı’nda fazlasıyla inceledik. Yüzü parlak kumaş olan saten, astarı patiska olan Kilis Yorganı’nda astarlık bezin önemi, “astarı yüzünden pahalı” sözünden belli değil mi?

kilis yorgancılık

Yemenicilik bir başka önemli el sanatı. Fakat aklınıza başa örtülen yemeni gelmesin. Üstü kırmızı ya da siyah deriden, tabanı ise köseleden dikilen topuksuz ayakkabıya “Yemeni”, bu  işle uğraşanlara da “Köşger” deniyor. Yüzüklerin Efendisi, Troya gibi uluslararası filmlerde kullanılan yemeniler, yurt dışında ilgi görse de günümüzde maalesef kaybolan el sanatlarından.

yemeni3

Kilis nakış işlemeciliği de özellikle kadınlar tarafından evlerde yapıldığı için tercih edilen bir el sanatı. ÇATOM’da pek çok örneğini görebileceğiniz nakışları buradan satın almanız da mümkün.

Kilis Mutfağı denince herhalde benim aklıma ilk Kilis Tava gelecek. Şehir merkezinde İzzet Usta’nın bizzat yaptığı köfteye benzer bu yemek uzun zamandır özlemini çektiğim odun fırınında et özlemimi giderdi. Temelinde et ve bulgur olan Kilis yemeklerinde biraz Halep mutfağını da anımsamadım değil. Kullandıkları baharatlar ve sunumları ile hem mideye hem göze hitap eden Kilis’te Oruk Kebabı, Ekşili Kebap, Kilis Katmeri, Cennet Çamuru da denilen fıstıklı kaymaklı künefe başlıca lezzetlerden.

kilis tava

 

Kilis Tava Yolunuzu her zaman gittiğiniz rotalardan değişik bir yöne çevirmek isterseniz, Anadolu’daki farklı medeniyetleri tanımak isterseniz, sahabeler şehri Kilis sizi bekliyor.

Kilis yazım için rehberlik desteği sağlayan Kilis Turizm Şube Müdürü Bülent Öztürk’e ve Kantara Turizm Genel Müdürü Hasibe Sözmen’e teşekkürlerimle. 

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here