Ne Pişirsek

Tanıştırayım, Kumkuat kendileri

03 Şubat 2013

Bu hafta sonu filmimiz Kumkuat Reçeli. İncir Reçeli filmi kadar yoğunlaştım diyebilirim konuya, reçel yapmaya. Efendim önce kumkuat (kamkat) nedir onu anlatayım kısaca. Ben de kendisini üç yıl önce eve süs bitkisi olarak aldığımızda tanıdım. Sadece alırken üstünde o küçük portakalımsı bitkisi vardı sonra bir daha da olmadı, yetiştiremedim. Ama tadı o kadar güzeldi ki hep aklımda kaldı. Dünyada kabuğuyla yenilebilen tek narenciye çeşidi olan kumkuat, portakalın küçük haline benziyor. Anavatanı Çin olarak biliniyor, bizde ise en iyi üretim Rize’de oluyormuş ama ben hafta sonu Antalya’da çok gördüm kendisini. Hatta kaldığımız otelin bahçesinde o kadar çoktu ki, bir kilo kadar toplayıp getirdim bile. İzin aldım tabii ki canım o kadar da değil. Familyası turunçgillerden olan kumkuat ve bilinen diğer adı küçük mücevher, bilim dünyasında “fortunella” olarak adlandırılıyor.

Antalya’da bol bol yiyince eve getirdiklerimi reçel yapmaya kıyabildim. Yoksa zor oluyor benim bazı meyvelerden reçel yapmam. Mesela Sapanca’da böğürtlen ya da dağ çileği topladığımda hep reçel yapacağım diyorum ama Duru ile yemekten daha bugüne kadar reçel yapım aşamasına gelemedik. Ama kumkuatı çiğ çiğ yemeğe doyduğum için başladım reçel tarifi aramaya. En iyi tarifler Aylin ve Kevser’in birbirinden habersiz olarak önerdiği siteden geldi.: Kuzinede Kızaran Ekmek. Bu sayede harika bir de yemek sitesi tanıdım. Ben çok az değiştirdim tarifi zencefil koymadım, herkesin damak tadına uymadığından. Şekeri de daha az koydum ama sonuç başarılı oldu. Yaklaşık 750 gr. kumkuattan yaptığım reçel tarifine gelince;

Kumkuatları ortadan ikiye bölüp önce çekirdeklerini çıkarttım ve 500 ml. suda çekirdekleri sabaha kadar beklettim. İkiye ayrılmış kumkuatları da ayrı bir kapta 500 ml. suda sabaha kadar beklettim, iyice yumuşadılar. Sabah çekirdekli suyu süzdüm ve çekirdekleri çöpe, suyu kumkuatlı diğer suya ilave ettim ve kısık ateşte kumkuatlar iyice yumuşayana kadar pişirdim. Daha sonra 500 gr. toz şekeri pişmekte olan kumkuatlara ekledim ve şeker eriyene kadar karıştırdım. Reçel kıvamına gelene kadar kaynatıp, yarım limon suyunu sıkıp sıcakken kavanozlara doldurdum. Bu arada reçel kıvamı ne? Bir kaşığa aldığınız reçeli biraz soğukta bekletince donuyorsa olmuş demektir.

İşte tüm işlem bu. Kısa sürede o kadar güzel bir reçel oldu ki, üstelik taptaze.

Kumkuatın faydalarına gelince;

*C vitamini bakımından zengin olan kumkuat, kabuğu ile beraber yenildiğinde vücuda güç verir

*İştah açıcıdır

*Sindirim sistemi rahatsızlıklarına iyi gelir

*İdrar söktürücüdür

*Damar sertliğini ve tıkanıklığını önler

*Kanı temizler, kan dolaşımını kolaylaştırır

* Soğuk algınlığı, nezle, grip, öksürük şikayetlerini engeller

* Diş ve diş etlerini kuvvetlendirir, düzenli yendiğinde dişleri beyazlatır.

 

9 Comments

  • Reply bahar inam 03 Şubat 2013 at 18:24

    Nerden buluyoruz acaba..Aktarda varmıdır? Banu hanım gene harikasınız..Sizi izlemeye doyamıyorum..

    • Reply Banut 03 Şubat 2013 at 18:44

      Maalesef buralarda pek satılmıyor bitkisi ama büyük yapı marketleri ya da çiçekçilerde fidesini alıp kendiniz yetiştirebilirsiniz.

  • Reply IŞIN KARA 03 Şubat 2013 at 20:02

    İsmini ilk defa duyduğum bu meyveyi merak etmeye başladım ben de .. Belki yapılmış reçeli vardır marketlerde .. Görürsem denemek isterim..

    Sevgiler,

    • Reply Banut 04 Şubat 2013 at 06:49

      Görürsen bana da söyle Işın Ablacım

  • Reply Nüket Tuzcuoğlu 03 Şubat 2013 at 21:32

    Ne kadar beceriklisin valla hayranınım. İş,ev,çoluk-çocuk, kitap, örgü, yemek 10 parmağında 10 marifet. ellerine sağlık, afiyetler olsun :) sayende yeni bir şey daha öğrenmiş oldum, teşekkürler :))

    • Reply Banut 04 Şubat 2013 at 06:49

      Teşekkürler, zamanı iyi kullanıyorum diyelim

  • Reply Aysun 01 Nisan 2013 at 18:49

    Kumkuat burada satılıyor arkadaşlar http://www.portakalbahcem.com/kategori/kumkuat/

  • Reply Hasan TURHAN 20 Haziran 2013 at 10:19

    Arkadaşlar Kumkuatları size piyasanın çok ama çok ucuzuna yollayabilirim. Üreticisi oolduğumdan taleplerinizi buradan ulaştırabilirsiniz.

    http://www.e-kamkat.com/?SyfNmb=3&pt=S%C4%B0PAR%C4%B0%C5%9E%20VER/%20%C4%B0leti%C5%9Fim

  • Reply asel 26 Kasım 2013 at 16:35

    Fidesi çiçekçilerde var. Yaprakları ve kokusu portakala benziyor. Saksıda yada bahçede yetiştirebilirsiniz. Görüntüsü de güzel yemesi de güzel.

  • Leave a Reply

    Berlin in Berlin ödül almış, ödülden çok filmdeki erotik sahne konuşuluyor, Uğur Mumcu öldürülmüş…Nihan’ın iki ülke ve 20 yıllık zaman dilimini kapsayan hikayesinin arka fonunda Türkiye’nin o yıllardaki sosyal ve siyasi panoraması var…

    Kitabı okurken Banu Tozluyurt’un tanınmış yazarlara; bir Banu’luk yer açın ben geliyorum diyen ayak sesleri duyuluyor…

    Nihan, Kamer ve Seval’i babaları cumartesi günleri halaları Ayla’nın oturduğu Kadıköy’e götürürdü. Belki de balıkçılar çarşısında balık alırken yanlarından geçtiniz. Ya da Üsküdar’dan Nihan’la aynı vapura bindiniz, yanyana oturdunuz… Hikayedeki gerçeklik duygusu o kadar geçiyor ki insana sokakta yürüyen bir genç kıza acaba bu Nihan’mı diye bakabilirsiniz…

    Lale Celepoğlu

    D & R    /    İdefix    /    Kitap Yurdu    /    Babil.com