Amerika Yurt Dışı

Los Angeles

21 Eylül 2016

Los Angeles deyince gözümde hep neon ışıklarıyla Hollywood canlanırdı. Ne zaman gidip gördüm yıllarca haksızlık yaptığımı anladım bu şahane şehre. İklimiyle, palmiyeleriyle, okyanus manzarası ve plajlarıyla, şık caddeleri ve her an karşılaşabileceğiniz ünlüleriyle beni kendine aşık eden ve ilk defa burada yaşayabilirim dedirten Los Angeles için anlatılacak çok şey var. Gelin görün ki, her yaşa, her cinsiyete, her ilgi alanına hizmet eden o kadar çok görülecek yer, gezilecek mekan var ki ne kadar yazarsam yazayım elbet biriniz çıkıp şunu da görmeliydin diyecektir. Zaten deyin de, hatta yazının altına yorum olarak özellikle yazın ki yeniden gittiğimde ilk durağım olsun, ya da okuyacaklar için bir rehberlik hizmeti sunsun.

img_6971

Los Angeles’ın bir çöl olduğunu, teknoloji sayesinde dev bir şehre dönüştüğünü gitmeden önce bilmiyordum doğrusu. Suyun gelmesiyle büyüyen palmiyeler şehrin adeta simgesi. Devasa diyebileceğim çok şeritli otobanlar, uçakların her an üzerinize düşermiş gibi inişi (LAX havalimanının adı), hiç bitmeyen trafik başta gözümü korkutsa da, bir ay yaşayınca hepsine o kadar alıştım ki, araba kullanmak bile ilk günlerdeki gibi korkutucu gelmedi.

Los Angeles, her bir semti ayrı bir dünya diyeceğim çok hareketli bir şehir. Gündüz Venice Beach’de dalgalarla cilveleşirken, gece vizyona yeni giren bir filmi başrol oyuncusu ve ailesiyle izleyebilir, öğlen Beverly Hills’de alışveriş yaparken, gece ışıklarıyla Universal Stüdyolarında Minionlarla dans edebilirsiniz. Siz hangi birini tercih edersiniz bilmiyorum ama işte benim sevdiğim Los Angeles aktivitelerim, hazır mısınız?

Los Angeles için öneriler

1. Universal Hollywood Stüdyoları (www.universalstudioshollywood.com)

Üstü açık tramvaylarla gezerken bir yandan film efektlerini izleyebilir, her an kendinizi bir sel ya da depremin ortasında bulabilirsiniz. Burası gerçekten her yaşın keyiften dört köşe olacağı, bir süre ağzı açık gezerek filmlerdeki illüzyonları canlı izleyebileceği rüya bölge.

img_6591-1Bizim baba kız Orlando’ya göre burayı çok küçük bulsa da ben çok keyif aldım. Özellikle Harry Potter, Hogwarts Kalesi turu gerçekten inanılmaz etkileyici. Bir saatlik stüdyo turunu özellikle tavsiye ederim. Gününüzü iyi planlamak için mutlaka girişte alacağınız harita ve ajandayı iyi okumalısınız. Hangi etkinliğin kaçta nerede olduğunu bilirseniz tüm aktivitelere katılabilirsiniz. Biraz pahalı olmakla beraber, hızlı geçiş biletleri gününüzü iyi değerlendirmeniz için bir fırsat.

img_6689

img_6696

2. Getty Center (www.getty.edu)

img_6321Los Angeles’da görülmesi gereken başlıca yerlerden biri bence. Bahçesi, mimari yapısı, sanat koleksiyonları, müzesi,  Los Angeles’ın panaromik manzarası ve o harika çimenlik alanıyla yarım günümüzü ayırdığımız Getty Center’a giriş ücretsiz.

img_6348img_6297Biz her ne kadar müzenin kafesinde sandviçlerimizi yesek de, önerim minik bir piknik sepeti hazırlayarak buraya gitmeniz. Bahçesine yayılıp manzaranın keyfine varırken minik bir meditasyon da bonusunuz olabilir.

3. Venice Canal Walkways

Şehrin kalabalığından kaçıp, sükûnet içinde yürüyüş yapmak isteyenler için ideal bir yer. Köprüleri, kah şirin kah ihtişamlı evleri, değişik ağaçları ile en güzel fotoğraf kareleri yakalayabileceğiniz küçük Venedik’te öyle kafe, restoran yok. Fakat beş dakika yürüyüş mesafesindeki Venice Beach yemek içmek için cennet.

img_6233Zaten buraya gelişinizin ana nedeninin Venice Beach olacağına eminim.

2016-07-28-photo-00000062

img_6264

4. Venice Beach

Los Angeles’ın en ünlü plajı bana göre. Genişliğini görünce o kadar şaşırdım ki, bir ara suya kadar nasıl yürüyeceğimizi düşündüm. Uzun ve geniş plajda sıcaktan hiç bunalmıyorsunuz çünkü çok tatlı bir esinti var her zaman.

Venice BeachYolun bir tarafına sıralanmış rengarenk dükkanlar bir Avrupa şehrindesiniz hissi uyandırıyor. Sahil ile dükkanlar arasındaki bisiklet yolu çok keyifli. Okyanus kenarında bisikletle gezmek! İnsanın hayallerinin gerçek olması kadar güzel bir duygu yok bence.

img_5656Venice Beach’den aldığım kovboy şapkamla bu yaza damgamı vurdum derken, dalga sörfü yapma çabalarım aklıma gelince damgayı gerçekten hak edeni buldum galiba.

img_5660

5. LACMA, Los Angeles County Museum Of Art (www.lacma.org)

Geçmişten günümüze en iyi sanat koleksiyonlarının yer aldığı müzede Picasso, Rembrandt, Dürer gibi değerli sanatçıların eserlerini görebilir, Hindistan, Nepal sanatından örnekleri izleyebilirsiniz. Urban Lights yani Sokak Lambaları daha girişte müzenin ne kadar ilginç olduğunu gözler önüne seriyor.

img_5895Eğer müze sever iseniz buraya en az bir gününüzü ayırmanız gerekiyor.

LACMA

6. Griffith Gözlem Merkezi (www.griffithobservatory.org)

Uçsuz bucaksız bir parkın içinden kıvrıla kıvrıla çıkarak ulaştığınız gözlem evinin bahçesi çok bakımlı.

griffithMaalesef pazartesi günü gittiğimiz için kapalıydı ve içine giremedik ama bahçesinden Los Angeles manzarasını ve meşhur Hollywood yazısını izlemek de hiç fena değildi doğrusu. Uzaya meraklıysanız burası sizin için ideal.

hollywood

7. Santa Monica

Los Angeles’ın en güzel yerlerinin başında geliyor bana göre. Santa Monica’da güneşin batışını izlemek, ömrünüze ömür kattığınız sayılı anlardan olabilir.

Santa MonicaVenice Beach boyunca yürüyerek, bisiklete binerek, paten ya da kaykay yaparak da gelebileceğiniz Santa Monica sahili her daim çok kalabalık. Filmlerden aşina olduğunuz okyanus kıyısındaki o meşhur lunapark işte burada. Hayatımda gördüğüm en kötü park diyebilirim.

img_6998Bir kere çok kalabalık ve manzarayı izlemek için bindiğiniz dönme dolap o kadar hızlı dönüyor ki ne olduğunuzu, nereye bakacağınızı şaşırıyorsunuz. Zaten aşırı kalabalık olan parkta bir de en yüksek tonda müzik çalınca bir an önce gidesiniz geliyor.

Los AngelesSanta Monica Pier olarak anılan bu bölge benim için hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Bununla birlikte, açık hava restoranları ve aktiviteleri, okyanus manzaralı otelleri, araç trafiğine kapalı caddesi Third Street Promenade, parkları, Los Angeles deyince aklıma gelen en güzel anıların başında yer alıyor.

2016-08-03-photo-00000092

img_7048santamonica

8. Staples Center ve Grammy Museum ( www.staples.com – www. grammymuseum.org)

Downtown’da yer alan Staples Center’ın içini sezon henüz açılmadığı için göremesek de  önündeki heykellerle fotoğraf çektirdik. Bulunduğu konum oldukça hareketli olduğundan burası her daim canlı, cıvıl cıvıl. O meşhur maçların yapıldığı dev salonda ayrıca konserler de düzenleniyor.

Staples CEnterOradakiler Adele konserini hala anlatıyorlardı. Spora özellikle de basketbola ilginiz varsa burası çok ilginizi çeker ama müziğe ilginiz ister olsun ister olmasın, Grammy Müzesi’ne bayılacaksınız.

Grammy Museum

img_5797Her katında ayrı bir dönemin yıldızlarını göreceğiniz müzede kendinizin de uygulayacağı farklı eğlencelik atıştırmalıklar var. Sesinizi bir plağa kaydetmek ya da müzik grubunuzu kurup cd doldurmak gibi. Burada aynı zamanda çocuklar için müzik eğitimi de veriliyormuş. Ben mağazasına da bayıldım. Çok değişik hediyelik seçenekleri mevcut.

img_5902

9. Hollywood

img_5348

Son derece kozmopolit bir yapıya sahip LA’da belki de en değişik insan tiplerinin olduğu yer Hollywood. Özellikle gece yaşamı ile ünlü olan Hollywood Caddesi’ndeki işporta tarzı mağazalar, binaların bakımsızlığı ve eskiliği beni hayal kırıklığına uğrattı.

img_5366

img_5912Oscar ödül törenlerinin yapıldığı eski adıyla Kodak yeni adıyla Dolby Theatre bile, burada mı yürüyormuş bu insanlar dedirtti. Herhalde ben daha bakımlı, daha özenli bir yer bekliyordum. Ünlü kişilerin isimlerinin yıldızlara yazıldığı yol Walk Of Fame’de yürümek, sevdiğiniz kişilerin isimlerini aramak, Hooters’da kanat yemek, sevdiğiniz kahramanların taklitleri de olsa fotoğraf çektirmek günün keyifli anlarından. Bu arada 2400 tane ünlünün yıldızı varmış.

img_5332

img_605610. Beverly Hills ve Rodeo Drive

İşte her an bir ünlüyle burun buruna geleceğiniz caddeler. Hatta o çok sevdiğimiz Pretty Woman filminde Julia Roberts’ın alışveriş yapmak istediği ama kovulduğu mağaza. Göz alıcı evler, peyzaj ve mimarisi ile dikkat çeken evler. Hepsini Beverly Hills bölgesinde görmeniz mümkün. Ünlü mağazaların bulunduğu Rodeo Drive tam bir Amerika rüyası. Ortasında palmiyelerin yer aldığı, görebileceğiniz en pahalı arabaların dizildiği caddede yürürken kendinizi bir an kraliçe sanıyorsunuz.

rodeo drive

Sonra ilerleyip Beverly Hills’in Mullholland bölgesinde ister bir tur satın alarak isterseniz Star Map denilen haritalarla ünlü evi görme macerasına kalkışabilirsiniz. Biz tur satın aldığımızdan biraz daha geniş bir bölgeyi gezdik ve Michael Jackson, Frank Sinatra, Katy Perry, Jennifer Lopez gibi ünlülerin evlerini yakından görme fırsatı bulduk. Yakından dediysem, ağaçlarını ve kapılarını:)

star map

img_5972

11. Warner Bros Stüdyoları (www.wbstudiotour.com)

Ve işte izlediğimiz filmlerin, dizilerin çekildiği o dev stüdyolardayız. Friends, Big Bang Theory, Flash, Pretty Little Liars, Suicide Squat ve dahası. Çoğu filmdeki kiliseler, opera binaları, okullar, evler ve kamera arkası. Brad Pitt’ın oturduğu koltuk, Julia Roberts burada yatmış, Meryl Streep şurada bulaşık yıkamış, hangi birine bakacağımızı şaşırdığımız o dev dünya. Los Angeles’ta mutlaka bir film stüdyosu gezmenizi öneririm. İnanılmaz eğlenceli ve heyecanlı. İşte Friends…

2016-08-06-photo-00000178

2016-08-06-photo-00000958

 

1 Comment

  • Reply irem 21 Eylül 2016 at 22:54

    Ne guzel gezdiniz :)
    Benim LA’de en sevdigim, her gittiğimizde mutlaka vakit geçirdiğimiz yerler de Manhattan Beach, Laguna Beach, Malibu’da Paradise Cove Beach Cafe, Runyon Canyon Park, Hurricane Harbor, Santa Monica’da Montana üzerindeki kafeler, Westwood. Ay çok var Banu ?

  • Leave a Reply

    Berlin in Berlin ödül almış, ödülden çok filmdeki erotik sahne konuşuluyor, Uğur Mumcu öldürülmüş…Nihan’ın iki ülke ve 20 yıllık zaman dilimini kapsayan hikayesinin arka fonunda Türkiye’nin o yıllardaki sosyal ve siyasi panoraması var…

    Kitabı okurken Banu Tozluyurt’un tanınmış yazarlara; bir Banu’luk yer açın ben geliyorum diyen ayak sesleri duyuluyor…

    Nihan, Kamer ve Seval’i babaları cumartesi günleri halaları Ayla’nın oturduğu Kadıköy’e götürürdü. Belki de balıkçılar çarşısında balık alırken yanlarından geçtiniz. Ya da Üsküdar’dan Nihan’la aynı vapura bindiniz, yanyana oturdunuz… Hikayedeki gerçeklik duygusu o kadar geçiyor ki insana sokakta yürüyen bir genç kıza acaba bu Nihan’mı diye bakabilirsiniz…

    Lale Celepoğlu

    D & R    /    İdefix    /    Kitap Yurdu    /    Babil.com