Banu'ca Ne İçsek / Ne Yesek Ne Pişirsek

Midtown Otel’de Fatoş’un Hamsili Pilavı

30 Kasım 2014

2005 yılından beri blogumda gezilerimi, yemeklerimi, hayatımı kısacası bana dair her şeyi paylaşıyorum. Az değil, on yaşında bir çocuk olacak bu yıl. Bu on yıl içinde gerek yazılarıma gelen yorumlardan gerek beni merak edip tanışmak isteyenlerden çok sayıda arkadaşım oldu hatta kimileri ile dostluğa kadar geldik. Birbirimizden o kadar çok şey öğreniyoruz ki en güzel yanı da bu yazmanın. Yazdıkça zenginleşiyorsun. Çok insanı da yine blogum sayesinde hayatımdan çıkardım. Zaman zaman taklitler, zaman zaman zarar verici boyuttaki hırs zaman zaman da gereksiz kaprisler başlıca sebeplerim oldu eleme aşamasında. Bir de öyle özel dostlar kazandım ki, iki elim kanda olsa koşarım dediğiniz insanlar. Fatoş Vayni Şahin de onlardan biri. Bir etkinlikte tanıştık, yan yana bile oturmuyorduk arada iki üç laf ancak etmişizdir. Sonrasında yazıştık, arada yine organizasyonlar oldu ve denk geldik birbirimize, sonrasında ise görüşemesek de çok fazla, hep bildik ki, kalplerimiz bir. Hiç karşılık beklemeden paylaşan, yüksek sesle takdir etmeyi seven, tek rakibi kendisi olan, kimse hakkında dedikodu yapmayan, özü sözü bir Fatoş, geçtiğimiz günlerde bir davet verdi. Bugüne kadar yanında olan dostlarına hem bir teşekkür hem de yılın son günlerinde lezzetli bir Hamsi Pilavı için hepimizi Taksim Midtown Otel’de bir araya getirdi. Midtown Otel, Taksim Lamartin Caddesi’nde yaprakların artık döküldüğü, soğuk kış gününde rüzgarın her bir yaprağı savururken bir yandan da harika bir manzara oluşturduğu, bana göre çok romantik bir yolun tam köşesinde bulunan şehir oteli. İstanbul’da yaşadığımdan konaklama için kullanmayabilirim ama yemek için kesinlikle bundan sonra Taksim’deki ilk adresim diyebilirim.

fatoşyemek

Fatoş bizim için Hamsi Pilavı’nı hazırlarken otelin şefi Kastamonu’lu Ali Davut Usta da bugüne özel enfes mezeler, ara sıcaklar ve hayatımda tattığım en güzel balık çorbasını hazırlamıştı. Etrafı tam buğdaylı lavaş ile sarılmış rus salatası, yoğurtlu patlıcan, karidesli salata, acılı ezmenin tatları kadar görüntüleri de muhteşemdi. Çeçil peyniri ve parmesan karışımından yapılan mıhlama o kadar hafifti ki, Ali Davut Usta’dan tarifini almadan yapamadım. Hamsili börek, hamsili çorba derken sıra Fatoş’un Hamsili Pilavı’ndaydı artık. Gerek sunumu gerek tadı gerek Fatoş’un güler yüzü güne damgasını vurdu. Her birimizin adını yazdığı önlüğü ile arkadaşım her zamanki gibi son derece cana yakın ve samimiydi.

fatoş

bugdat

meze

Bu arada Midtown Hotel, 1 Kasım- 20 Aralık tarihleri arasında düzenlediği “Roka-Balık Günleri” ile misafirlerine, balık sezonunun en taze balıkları ve sonbaharın taze yeşillikleriyle hazırlanan özel mezeler eşliğinde enfes bir ziyafet sunuyor. Balık boğazda yenir, yargısını kesinlikle değiştireceğine inandığım bugünlerde Mayonezli Sebzeli Hamsi Çorbası, Kremalı Kanlıca Mantarlı Levrek Güveç, Bademli Çipura Fileto ve Mısır Gevreği ile Panelenmiş Palamut Fileto ve Tahinli Çıtır Sigara Böreği Tatlısı önerilerim arasında. 

çorba

tatlı

Bu güzel gün için canım Fatoş Vayni Şahin’e, Midtown Otel Misafil İlişkileri’nden Sıla Koçak’a, Şef Ali Davut Usta ve ekibine, Midtown Oteli’nin güleryüzlü ve hizmet kalitesi yüksek tüm çalışanlarına en yüksek sesimle teşekkür ederim. Hayatı paylaşan insanları seviyorum sevgili okur.

hamsi

1 Comment

  • Reply esin 01 Aralık 2014 at 11:58

    hepsi superotesi gozukuyor…..harika , muhtesem…

  • Leave a Reply

    Berlin in Berlin ödül almış, ödülden çok filmdeki erotik sahne konuşuluyor, Uğur Mumcu öldürülmüş…Nihan’ın iki ülke ve 20 yıllık zaman dilimini kapsayan hikayesinin arka fonunda Türkiye’nin o yıllardaki sosyal ve siyasi panoraması var…

    Kitabı okurken Banu Tozluyurt’un tanınmış yazarlara; bir Banu’luk yer açın ben geliyorum diyen ayak sesleri duyuluyor…

    Nihan, Kamer ve Seval’i babaları cumartesi günleri halaları Ayla’nın oturduğu Kadıköy’e götürürdü. Belki de balıkçılar çarşısında balık alırken yanlarından geçtiniz. Ya da Üsküdar’dan Nihan’la aynı vapura bindiniz, yanyana oturdunuz… Hikayedeki gerçeklik duygusu o kadar geçiyor ki insana sokakta yürüyen bir genç kıza acaba bu Nihan’mı diye bakabilirsiniz…

    Lale Celepoğlu

    D & R    /    İdefix    /    Kitap Yurdu    /    Babil.com