Çocuk - Ergen Ne Okusak

Ottoloyo – Truva Atı Doludizgin

18 Ekim 2016

Ottoloyo…Yani Merhaba… OttoDON’da selamlaşma şekli.

Ne diyorsun dediğinizi duyar gibiyim.

Bir kitaptan bahsediyorum. 4 çocuğun (Ela, Ayça, Selim ve Sinan) Heybeliada’daki ağaç evine ışınlanan 4 Otto;  Teknotto, Tırsotto, Sakarotto ve Profotto. OttoDON gezegeninden Dünya’ya uzanan bir macera bu. Ottolar ve çocuklar güçlerini birleştirip ipuçlarını takip ederek gezegenlerinin kayıp lideri UluOtto’yu arıyorlar.

ottoloyo-bu%cc%88yu%cc%88k-kapak

8-12 yaş arası için yazılmış olsa da ben keyifle daha çok da gıpta ederek okudum. Yaşadığım ülkenin tarihini, coğrafyasını, kültürünü bu kadar eğlenceli analatan kitaplar olsaydı zamanında belki de ben bu konulardan ya da derslerden nefret etmezdim okul hayatım boyunca.

Dört kafadar ve Otto’lar UluOtto’yu ararken ipuçlarının onları götürdüğü tarihi ve turistik noktalarda kendilerinden geçip eğlenceli bir şekilde ve maceranın doruklarında ülkeyi tanıyorlar. İlk kitap Marmara Bölgesinde geçiyor. Bursa, Çanakkale ve Edirne’nin tarihini ve kültürel değerlerini anlatırken  bir yandan da doğru insan olmanın önemini vurgulayan Ottoloyo asla didaktik, ansikolopedik bilgiler içermiyor. Zaten kitabın yazarları Esra Aylin Akalın ve Mine Topal’dan da başka bir dil beklenmezdi.

fullsizerender-5

Her ikisini de iyi tanıyorum. Yıllarca kurumsal hayatta bulunup, şirketler için canla başla çalışan bu iki kadın şu anda kendilerine ait olan Okus Pokus Freelance Metin Yazarlığı şirketinde bir zamanlar kendilerinin yerinde oturanlara hizmet veriyorlar. Yaptıkları her projeyi öyle güzel işleyip karşılarındakilere sunuyorlar ki her yaşa, her cinsiyete, her eğitim seviyesine ulaşabiliyorlar. E bir de dokuz ile oniki yaş arası kendi çocukları da olunca Ottoloyo’nun çok başarılı olacağına şaşmamak gerek.

Hiç düşündünüz mü? Çocuklarımız tarihlerini kitap sayfalarında geçen kalıp cümlelerden öğrenmek yerine keyifli bir hikaye ile öğrenseydi, olayları daha doğru yorumlar mıydı? Farklı bakış açıları yakalayabilirler miydi? Sosyal bilgiler, tarih, coğrafya derslerini keyifsiz saatler gibi görmek yerine tarihin derinliklerinde kaybolup, harita üzerinde karış karış ülkelerini öğrenmenin tadına varabilirler miydi? Ottoloyo kitap serisi ile birer tarih kurdu olmasalar bile, tarihin keyifli yanını keşfedecekler. Dört Kafadar ve Ottolar ile Türkiye’yi dolaşırken, bölgeleri, şehirleri, tarihimiz için önemlerini, kültürel değerlerimizi öğrenecekler, tarihi mirasımızın değerini anlayacaklar.

Benim için bu kitabın ayrıca bir önemi daha var. Dünyayı önce kendimden başlayarak değiştirme misyonumla örtüşen, Gandhi’nin ‘Dünyada görmek istediğin değişimin kendisi ol!’ sözünü  Esra ile Mine de vurgulamış. Hatta kitabın ana çıkış noktası da bu, bu sözden cesaret almışlar.

İkinci kitap da yoldaymış bu arada. Çok yakında Ottoloyo Karadeniz diyecekler. Yitik Ülke Yayınlarından çıkan kitabın illüstrasyonları Duygu Tong’a ait.

Kitaptaki ipuçlarını çözmek için Ottoları www.ottoloyo.com adresini de takip edebilirsiniz.

1 Comment

  • Reply Hafize Süalp 18 Ekim 2016 at 10:43

    Muhteşem kadınlar, muhteşem işler… Bayıldımmmm bu kitaba… Ellerinize sağlık… Dünyadan sevgilerle 😍

  • Leave a Reply

    Berlin in Berlin ödül almış, ödülden çok filmdeki erotik sahne konuşuluyor, Uğur Mumcu öldürülmüş…Nihan’ın iki ülke ve 20 yıllık zaman dilimini kapsayan hikayesinin arka fonunda Türkiye’nin o yıllardaki sosyal ve siyasi panoraması var…

    Kitabı okurken Banu Tozluyurt’un tanınmış yazarlara; bir Banu’luk yer açın ben geliyorum diyen ayak sesleri duyuluyor…

    Nihan, Kamer ve Seval’i babaları cumartesi günleri halaları Ayla’nın oturduğu Kadıköy’e götürürdü. Belki de balıkçılar çarşısında balık alırken yanlarından geçtiniz. Ya da Üsküdar’dan Nihan’la aynı vapura bindiniz, yanyana oturdunuz… Hikayedeki gerçeklik duygusu o kadar geçiyor ki insana sokakta yürüyen bir genç kıza acaba bu Nihan’mı diye bakabilirsiniz…

    Lale Celepoğlu

    D & R    /    İdefix    /    Kitap Yurdu    /    Babil.com