Ne Pişirsek

>NARLI CHEESECAKE

> İşte sevgili Dilek in başlattığı Nar Ye etkinliği için ben de bir tarif hazırladım: Kızımın hastalığı dolayısıyla canım çok sıkkındı ve kafamı dağıtmak için Narlı bir cheese cake hiç fena olmazdı… Hemen hazırlığa başladım. Önce üç büyük narı ayıkladım. Bir kaseye koydum…Cheesecake in…

15 Ekim 2005
Banu'ca

>Canım İstanbul

> Bugün Duruyu öğleden sonra doktor kontrolüne götürmem gerekiyordu ama ondan önce sabah Sirkeci taraflarında bir işim vardı ve doğru arabaya atlayıp Harem’e doğru yola çıktım. Uzun zamandır Eminönü tarafına geçmemiş ve hatta yine uzunnnn zamandır vapura binmemiştim. Oysa ki üniversite hayatım hep vapurlarda…

14 Ekim 2005
Banu'ca

>Günümüz bebeleri

>Günümüz çocukları neden çok akıllı oluyor neden herşeyi biliyor işte yandaki fotoğraf bunun yanıtını fazlasıyla veriyor sanırım. Bizim Duru hastanede yatarken zaman zaman gözünü açtığında LA LA !!! LA LA diye sayıkladı durdu. (Hakkını yemeyim ilk anne sonra la la diyordu) Efendim La La…

12 Ekim 2005
Banu'ca

>Salmonella

> Bu kelimeyi artık hayatım boyunca hiç aklımdan çıkarmayacağım ve ne zaman duysam bu ekim ayı gelecek aklıma… Son yazdığım yazı ve Durucuğumun o çeşit çeşit fotoğraflarından sonraki gün hayatımız bir anda değişti… Nereden bilebilirdik ki önümüzdeki birkaç gün hastanelerde geçecek…. Durunun çıktıkça çıkan…

11 Ekim 2005
Banu'ca

>Duru

> Kızım…. Annesinin bir tanesi, gözbebeğim, ilk gözağrım DURUM…Bugün onu yazmak istedim, onun tatlılığını, şirinliğini, sevimliliğini, duygusallığını, komikliğini, cadılığını……Ama yazamayacağımı, onun kelimelerle anlatılamayacağını anlayıp ne günden ne güne geldiğini paylaşmak istedim.…

04 Ekim 2005
Banu'ca

>GEÇMİŞE YOLCULUK

> Galiba İstanbul’ a kış geldi; karanlık, yağmurlu, sonbaharın değil de sanki kışın ilk günlerini yaşıyoruz hissini veren bir pazara uyandık bugün. Durunun iki gündür sürekli akan burnu sabahın ilk saatlerinde tüm genzini kapattığı için minik kuşum bir bağırmayla uyandı. Sabah hele de bu…

02 Ekim 2005

Berlin in Berlin ödül almış, ödülden çok filmdeki erotik sahne konuşuluyor, Uğur Mumcu öldürülmüş…Nihan’ın iki ülke ve 20 yıllık zaman dilimini kapsayan hikayesinin arka fonunda Türkiye’nin o yıllardaki sosyal ve siyasi panoraması var…

Kitabı okurken Banu Tozluyurt’un tanınmış yazarlara; bir Banu’luk yer açın ben geliyorum diyen ayak sesleri duyuluyor…

Nihan, Kamer ve Seval’i babaları cumartesi günleri halaları Ayla’nın oturduğu Kadıköy’e götürürdü. Belki de balıkçılar çarşısında balık alırken yanlarından geçtiniz. Ya da Üsküdar’dan Nihan’la aynı vapura bindiniz, yanyana oturdunuz… Hikayedeki gerçeklik duygusu o kadar geçiyor ki insana sokakta yürüyen bir genç kıza acaba bu Nihan’mı diye bakabilirsiniz…

Lale Celepoğlu

D & R    /    İdefix    /    Kitap Yurdu    /    Babil.com