Banu'ca

>Duru

> Kızım…. Annesinin bir tanesi, gözbebeğim, ilk gözağrım DURUM…Bugün onu yazmak istedim, onun tatlılığını, şirinliğini, sevimliliğini, duygusallığını, komikliğini, cadılığını……Ama yazamayacağımı, onun kelimelerle anlatılamayacağını anlayıp ne günden ne güne geldiğini paylaşmak istedim.…

04 Ekim 2005
Banu'ca

>GEÇMİŞE YOLCULUK

> Galiba İstanbul’ a kış geldi; karanlık, yağmurlu, sonbaharın değil de sanki kışın ilk günlerini yaşıyoruz hissini veren bir pazara uyandık bugün. Durunun iki gündür sürekli akan burnu sabahın ilk saatlerinde tüm genzini kapattığı için minik kuşum bir bağırmayla uyandı. Sabah hele de bu…

02 Ekim 2005
Ne Pişirsek

>SEVGİ KURABİYELERİ

>  Bugün çok sevdiğim bir kardeşimin, çalışma arkadaşımın doğumgünüydü. Dünden beri ona ne yapsam nasıl değişik bir hediye versem diye düşündüm durdum ve Eltoşun Durunun doğumgününde yaptığı renkli kurabiyeler geldi aklıma… Malzeme de vardı ve değişik bir hediye olabilirdi..Duruyla önce kocaman bir yerbezi serdik,…

28 Eylül 2005
Çocuk - Ergen

Çocukları seviyorum

> Doğduktan üç ay sonra annesini kaybeden bir bebek, anne babası ayrı olduğu ve babaları onları terk ettiği için okuyamayan kardeşler, ayakkabı alacak parası olmadığı için spor ayakkabısıyla okula gidip azarlanan bir ortaokul öğrencisi, ilkokula başladığı gün annesi ölen bir çocuk, babasız bir çocuğun…

27 Eylül 2005
Ne Pişirsek

>PAZAR PAZAR PİDE

> Pazar günlerini oldum olası sevmem. Nedense içim sıkılır ne yapacağımı bilmem. Bu pazar da Erkan’ ın bütün gün çalışacağını duyunca iyice içim karardı. Havanın da etkisiyle biraz sıkıldım bu habere. Allahtan Duru var onunla vakit geçiririz dedim, bir de bugünü zevkli hale getirecek…

25 Eylül 2005
Ne Pişirsek

>EKŞİ SEVENLERE

>  İşte yine cuma geldi çattı… Benim için hafta sonları çok yorucu bir o kadar da dolu geçiyor… Çünkü Duruyla başbaşa kalıyoruz ve birbirimize doyuyoruz. Beraber hem güzel vakit geçiriyor hem de bir o kadar savaşıyoruz… Ama haftasonları onunla çok güzel…. Bugün öğlen işyerinden…

23 Eylül 2005

Berlin in Berlin ödül almış, ödülden çok filmdeki erotik sahne konuşuluyor, Uğur Mumcu öldürülmüş…Nihan’ın iki ülke ve 20 yıllık zaman dilimini kapsayan hikayesinin arka fonunda Türkiye’nin o yıllardaki sosyal ve siyasi panoraması var…

Kitabı okurken Banu Tozluyurt’un tanınmış yazarlara; bir Banu’luk yer açın ben geliyorum diyen ayak sesleri duyuluyor…

Nihan, Kamer ve Seval’i babaları cumartesi günleri halaları Ayla’nın oturduğu Kadıköy’e götürürdü. Belki de balıkçılar çarşısında balık alırken yanlarından geçtiniz. Ya da Üsküdar’dan Nihan’la aynı vapura bindiniz, yanyana oturdunuz… Hikayedeki gerçeklik duygusu o kadar geçiyor ki insana sokakta yürüyen bir genç kıza acaba bu Nihan’mı diye bakabilirsiniz…

Lale Celepoğlu

D & R    /    İdefix    /    Kitap Yurdu    /    Babil.com