Ne Pişirsek

>ÇOK SOSYETİK BİR YEMEK

>  İki gündür dinmek bilmeyen başağrısı ile uyandığımda bugün değişik ve güzel bir gün olmalı dedim içimden..Başağrısını unutmalı günün keyfini çıkarmalıydım. Yine son zamanlarda hep tekrarlandığı üzere yine Duru arkamdan feryat figan ederek işe gitmek için evden ayrıldım. Bu sabahlar beni çok üzüyor, çok…

22 Eylül 2005
Yurt İçi

>TATİLLER

>  Tatil…… çok şey ifade ediyor benim için…..yemek, dinlenme, uyku, eğlence, rahatlık, sohbet ve daha bir sürü güzellik.Oldum olası tatilleri çok sevmişimdir. Küçükken her yaz merakla ile daha beklerdik acaba bu sefer nereye gidecektik diye…. Okullar kapanınca arkadaşlarım üzülürdü hep, koca yaz nasıl geçecek…

22 Eylül 2005
Ne Pişirsek

>ÇAY SAATİ

> Ben küçükken annem çalıştığı için en çok arkadaşlarımın anneleriyle gittiği misafirlikler ve oralardaki beş çaylarına özenirdim. Onlar hep bir komşuda toplanır, anneler içeride otururken çocuklar oynar sonra da çaylar içilir, pastalar, börekler yenirdi. Hem anneleri yanlarında, hem arkadaşlarıyla beraberler hem de güzel şeyler…

14 Eylül 2005
Kişisel Gelişim

>İŞİN GÜZEL YANI

> İnsan eğitimci olunca işi de hep insanlar oluyor…Bu yıl onuncu senemi dolduruyorum bu meslekte… Tam on yıldır değişik sektörlerden firmalara eğitim veriyorum daha çok da bireysel gelişim eğitimleri. E tabi hal böyle olunca da sürekli yeni insanlarla, yeni hayatlarla, yeni sevinçlerle, yeni sıkıntılarla…

13 Eylül 2005
Ne Pişirsek

>BİR PAZARTESİ

> Güzel bir hafta sonunun ardından işte yine pazartesi. Ama bu pazartesi diğerlerinden farklı çünkü bugün kızımla başbaşaydım. Bugün işe gitmedim; sabah Duru biraz huysuz olsa da başbaşa bir kahvaltı yaptık. Sonrasında Duru, anneannesi ve ben Cuma günü olacak Aslının nişanı için masa süslemeleri…

12 Eylül 2005
Banu'ca

>Kızım olmadan asla

> Pazar pazartesi günü eğitim vereceğim için şehir dışındaydım. Beykoza bağlı (şehir içi gibi gelse de size aslında şehirle alakası yok) Mahmut Şevki Paşa köyünün biraz dışında harika bir butik otel tarzı olan Green park oteldeydim. Doğayla iç içe, mis gibi havası olan bu…

05 Eylül 2005

Berlin in Berlin ödül almış, ödülden çok filmdeki erotik sahne konuşuluyor, Uğur Mumcu öldürülmüş…Nihan’ın iki ülke ve 20 yıllık zaman dilimini kapsayan hikayesinin arka fonunda Türkiye’nin o yıllardaki sosyal ve siyasi panoraması var…

Kitabı okurken Banu Tozluyurt’un tanınmış yazarlara; bir Banu’luk yer açın ben geliyorum diyen ayak sesleri duyuluyor…

Nihan, Kamer ve Seval’i babaları cumartesi günleri halaları Ayla’nın oturduğu Kadıköy’e götürürdü. Belki de balıkçılar çarşısında balık alırken yanlarından geçtiniz. Ya da Üsküdar’dan Nihan’la aynı vapura bindiniz, yanyana oturdunuz… Hikayedeki gerçeklik duygusu o kadar geçiyor ki insana sokakta yürüyen bir genç kıza acaba bu Nihan’mı diye bakabilirsiniz…

Lale Celepoğlu

D & R    /    İdefix    /    Kitap Yurdu    /    Babil.com