Yunanistan Yurt Dışı

Sakız Adası mı, Kos Adası mı?

04 Ağustos 2014

Yurtdışı bu kadar yakın olur mu, oluyor işte. Yunanistan’ın Sakız (Chios) ve Kos (İstanköy) Adaları evinizden çarşı kadar mesafede neredeyse. Çeşme’den geçilen Sakız Adası ile Bodrum’dan geçilen Kos Adası hakkında karşılaştırma yapmam gerekirse ben kesinlikle Kos’u tercih ederim. Nedenlerini de aşağıda okuyacaksınız ama her iki adayı da mutlaka bir kere de olsa görmenizi tavsiye ederim. Çeşmeden 45 dakikada geçeceğiniz Sakız ve Bodrum Turgutreis’ten 30 dakikada geçeceğiniz Kos (Bodrum merkezden de feribot var ama Turgutreis daha yakın) sizi anında sarıp sarmalıyor ve Avrupa’da tatilde olduğunuzu her anıyla hissettiriyor.

  • Kos’ta feribottan indiğiniz anda Kos Town olarak bilinen meydan size cıvıl cıvıl geliyor. Bir yanda görülen camii minareleri, bir yanda kilise çanları ile bize çok benzer görüntüler yaşıyorsunuz. Her yerde bir hareketlilik var. Sakız’da feribottan inince bizim tır parkları gibi bir alanla karşılaşıyorsunuz ve şehir merkezine gelene kadar eski yıkık dükkanlar, sanayi mahallesi tipinde bir görüntü var.

fotoğraf (56)

  •  Kos’ta araba kiralamadan da bir tam gün geçirebilir ve hiç sıkılmazsınız. Kale, çarşı, plajlar, bakımlı sokaklar, Agora Meydanı derken bir bakarsınız akşam olmuş. Sakız’da ise çarşı küçük ve bizim Mahmutpaşa’yı çok aratmıyor. En fazla bir saatte şehir merkezini gezebilirsiniz. Sakız’da şehir içinde plaj bir iki tane var ama denizi çok iç açıcı değil. Taşlık ve yosun dolu. Sakız’da mutlaka köyleri görmelisiniz. Bunun için de ya bir tur alabilirsiniz ya da araç kiralayabilirsiniz
  • Sakız’ın köyleri  var ki, gittiğinizde mutlaka uğramadan dönmeyin derim. Mesta, Olimpi ve Pirgi Köyleri bunlardan bir kaçı .Benim favori köyüm Mesta. Her birinde yerleşim var ve turistler için her köy açıkhava müzesi. Mesta Köyü’nde görülmesi gereken iki kilise var. Pirgi ise evlerin dış cephelerindeki “kazıma usulü süslemeler” ile ünlenmiş bir köy. Bu dış cephe yapısı Yunanistan’da başka hiçbir yerde görülmemekte. Kos’ta kalenin bir yanında plajlar uzanırken, arkasında da tarihi eserler bulunuyor. Loziya (Loggia) ve Defterdar camileri tüm zarafetleriyle meydanı süslüyor. Türk Vali Hacı Hasan’ın 1792’de yaptırdığı Loziya camiinin şadırvanının arkasında adaya damgasını vurmuş olan Hipokrat’ın Ağacı var. Modern tıbbın babası sayılan ve doktorların ettiği yeminiyle meşhur Hipokrat, 2400 yıl önce yaşamış, ağacın da onun tarafından dikildiği öne sürülüyor. Oysa yapılan araştırmalar ağacın sadece 560 yıllık olduğunu göstermiş! (Bu kısım Saffet Emre Tonguç’tan alıntıdır)

fotoğraf (58)

 fotoğraf (54)

 

 

  • Sakız’da yol boyunca sakız ağaçları görebilirsiniz, bir ağaçtan elinizle sakız yeme deneyimi yaşayabilir, sakızı yakından tanıyabilirsiniz. Zia ise Kos’ta Dikaios dağında yer alan yemyeşil bir köy. Bir zamanlar kendi halinde bir balıkçı kasabası olan Kardamena bugün kilometrelerce uzunluktaki plajlarına turistlerin akın ettiği gözde bir tatil beldesi. Her iki ada da yemyeşil.

 fotoğraf (44)fotoğraf (61)

 

  • Sakız’da Emporios plajına gidebilir, akvaryum gibi denizin tadına varabilir, kıyıdaki salaş balıkçılarda çok ekonomik ve çok leziz balıkları tadabilirsiniz. Kos’ta merkeze yaklaşık 40 km uzaklıkta Kamari Bölgesi deniz için ideal özellikle Paradise Beach önerimdir. Kos Town’dan Tigaki, Marmari, Zia, Kardamena, Kamari ve termal suların denize aktığı Thermes’e de gidebilirsiniz.
  • Her iki adada da araç kiralamanızı öneririm. Biz Kos’ta buggy adı verilen iki kişilik değişik bir araç kiraladık, oldukça zevkli ve bir o kadar da heyecan verici bir deneyimdi.
  • fotoğraf (55)
  • Her iki adadan da peynir, reçel (özellikle fıstık, kiraz ve mandalina reçeli favorim), alkollü içecekleri Türkiye’den çok ucuz fiyata alabilirsiniz.
  • Kos’ta salaş ama yemekleri güzel bir balıkçı istiyorsanız sahilde Averof Caddesi’ndeki Nick the Fisherman’a gidebilirsiniz . Bu arada eski bir Türk hamamı da Kos’ta Hamam Oriental adıyla cafe ve bar olarak hizmet veriyor.  Kahve Frape’si gerçekten güzel. Sakız’da Emporios’da Porto Emporios da taze balık için ideal. Bu arada hangi Yunan Adası’na giderseniz gidin, Saganaki yemenizi tavsiye ederim. Bizim hellime benzetenler var ama hellim kadar tuzlu değil ve bence ondan daha leziz.

 

  • Her iki ada için de schengen vizenizin olması gerekiyor. (Yeşil pasaportlar hariç). Günübirlik de gitseniz vize şart.

 

  • Kos’a her sabah 09.00’da Bodrum’dan feribot ve deniz otobüsü var. Aynı gün içinde gidip dönerseniz, fiyat deniz otobüsüyle 30, feribotla 25 Euro. Bodrum Express Lines 0252 316 10 87 www.bodrumexpresslines.com  Ayrıca Turgutreis’ten de her sabah 9:30 da feribot var. Sakız’a her gün 9:20 ve 19:00 da feribot var. Gidiş dönüş 20 Euro. Ertürk www.erturk.com.tr  den detaylı bilgi alabilirsiniz.

 

  • Yürümeyi çok sevmeyen çocuğunuz varsa her iki ada da çocukla çok eğlenceli olmayabilir. Mutlaka mayonuz ve bir havlunuz yanınızda olsun.  Feribotta üst katta açıkta oturacaksanız üstünüze şal almanızda fayda var. Cep telefon şebekenizi değiştirmenize gerek yok.

Dediğim gibi ben Kos taraftarıyım ama karar sizin…İyi tatiller.

2 Comments

  • Reply esin 04 Ağustos 2014 at 10:20

    bu sene Bodrumdaki restoranlar . deniz kenarindaki plajlar bayramda fiyatlari ucurmusken herkes Kos’un hem ekonomik hemde cok guzel oldugunu vurguluyordu. hatta teknesi olanlar devamli yemege oraya gittiklerini soylediler…

    • Reply Banut 04 Ağustos 2014 at 10:45

      Gerçekten çok ucuz Esincim, seneye mutlaka gidin

    Leave a Reply

    Berlin in Berlin ödül almış, ödülden çok filmdeki erotik sahne konuşuluyor, Uğur Mumcu öldürülmüş…Nihan’ın iki ülke ve 20 yıllık zaman dilimini kapsayan hikayesinin arka fonunda Türkiye’nin o yıllardaki sosyal ve siyasi panoraması var…

    Kitabı okurken Banu Tozluyurt’un tanınmış yazarlara; bir Banu’luk yer açın ben geliyorum diyen ayak sesleri duyuluyor…

    Nihan, Kamer ve Seval’i babaları cumartesi günleri halaları Ayla’nın oturduğu Kadıköy’e götürürdü. Belki de balıkçılar çarşısında balık alırken yanlarından geçtiniz. Ya da Üsküdar’dan Nihan’la aynı vapura bindiniz, yanyana oturdunuz… Hikayedeki gerçeklik duygusu o kadar geçiyor ki insana sokakta yürüyen bir genç kıza acaba bu Nihan’mı diye bakabilirsiniz…

    Lale Celepoğlu

    D & R    /    İdefix    /    Kitap Yurdu    /    Babil.com