Banu'ca

Yaz Mevsiminin İlk Dördü

22 Haziran 2017

Haziran ayı gelince benim için artık yaz gelmiş, tatil sezonu açılmış olur ve bu ay içinde kendimi çok daha enerjik hissederim. Yazın gelmesiyle aynı zamanda düğün, deniz, uzun yaz akşamları sezonu da açılır ve kışın çok da heves etmediğim alışveriş konusu bu ay gündemimde ilk sıralarda yerini alır. Zaten yapılan araştırmalar da en çok alışverişin Haziran ayında yapıldığını söylüyor. Özellikle de internetten alışveriş…

Neden Haziran ayında alışveriş yapma isteği ya da heyecanı duyarım peki? İlk olarak kışın –özellikle de bu kış- kasvetli, karanlık, soğuk havası gider ve yerine güneş yüzünü gösterirken içimiz ısınır, gönlümüz ısınır, öyle değil mi? Rengarenk bir yaz resmen başlamış olur. Deniz ve güneşin verdiği enerji ile kazaklar dolabın en üst, dip köşelerine kalkar yerine şortlar, tiril tiril elbiseler, incecik bluzlar ortaya çıkar.

Haziran ayında alışveriş listemde neler var derseniz; bu yaz benim dolabımın başlıca kıyafeti tulum olacak sanırım. Bu yıl moda mı yoksa ben sürekli seçiyor muyum bilmiyorum ama karşıma hep rengarenk tulumlar çıkıyor. Çiçekli, desenli, bol, dar, askılı, kolsuz, straplez tulumlar. Özellikle de ütü istemeyen bir kumaş çeşidi seçerseniz, akşam topuklu hoş bir ayakkabı ile gayet şık olabilir, gündüz sandalet ya da babetle rahatlıktan ödün vermeyebilirsiniz. Bir kıyafetle iki kuş nasıl ama? Tulum alternatifleri bu yaz bol, benden söylemesi.

Kışın en çok ne giymeyi özlersiniz desem yanıtınız ne olur? Benim, şort. Kışın da şort giyilir dediğinizi duyar gibiyim ama ben öyle kalın çorapla giymeyi sevmiyorum. Eh çorapsız giyecek kadar da genç değilim. Yazın benim için kurtarıcı olan şortlarımı penye ve kot kumaşından seçiyorum. Penyeyi özellikle deniz kenarında, sabah yürüyüşlerinde rahat ve esnek olduğu için tercih ediyorum. Kot şortlar da hem modern hem de şık bir hava veriyor. Hele bir de üzerine beyaz bir tişört ve renkli kolye takarsam kendimi dünyanın en güzel kadını hissediyorum. Kot şort, işin özü bu, siz beni dinleyin.

Haziran ayı bazıları için mezuniyet demek olabilir ama benim için kesinlikle düğün zamanı. Havaların ısınmasıyla başlayan bu şahane açıkhava davetleri eylül sonuna kadar devam ediyor. Yazları hareketli ve bol seyahat ile geçtiğinden en baştan bir iki gece kıyafetini hazır etmekte fayda görüyorum. Eskiden mağaza mağaza gezerken artık gece kıyafetlerini internetten almayı tercih ediyorum. Bunun da başlıca sebebi fiyatı. Mağazadan alacağım elbiseyi internetten çok daha uygun fiyata satın alıyorum üstelik iade etme durumunda da daha insanca bir hizmet alıyorum. Çoğu insan özellikle gece kıyafeti konusunda giymeden satın almaya çok cesaret edemiyor ama kesinlikle tavsiye ederim. İnternetten abiye kıyafet almak hem bütçenize iyi gelecek hem de almayı düşündüğünüz kıyafetleri bir mankenin üzerinde görmek karar vermenizi kolaylaştıracak.

Yaz alışverişinde en hassas davrandığım bir nokta da pijamalarım. Yazın pijamalarımın hayatımda çok özel bir yeri oluyor çünkü bazen gün boyu üzerimden hiç çıkmıyor. Yani beni rahat ve huzurlu hissettirmeli aynı zamanda görünüm olarak da çok pijama pijama olmamalı. Kışın genellikle uzun kollu, polar pijama tercih eden ben, yazın;  hava geçirgenliği olan, ince penye veya pamuk karışımı kumaştan yapılmış, askılı, kapri modelleri tercih ediyorum. Eskiden daha zor bulurken şimdi kadın pijama takımları çeşitlerinin artmış olduğunu görmekten tabii ki çok mutluyum.

Gündüzleri plajda ne giysem, akşam yemeğine nasıl gitsem, düğünde hangi renk görünsem, gece terlemeden nasıl uyusam…Keşke tüm dertlerimiz böyle olsa değil mi? Olsun biraz kafayı değiştirmekte, tatile çıkarmakta fayda var. Benim yaz için ilk dördüm böyle, sizin ilk dördünüzde neler var?

 

 

No Comments

Leave a Reply

Berlin in Berlin ödül almış, ödülden çok filmdeki erotik sahne konuşuluyor, Uğur Mumcu öldürülmüş…Nihan’ın iki ülke ve 20 yıllık zaman dilimini kapsayan hikayesinin arka fonunda Türkiye’nin o yıllardaki sosyal ve siyasi panoraması var…

Kitabı okurken Banu Tozluyurt’un tanınmış yazarlara; bir Banu’luk yer açın ben geliyorum diyen ayak sesleri duyuluyor…

Nihan, Kamer ve Seval’i babaları cumartesi günleri halaları Ayla’nın oturduğu Kadıköy’e götürürdü. Belki de balıkçılar çarşısında balık alırken yanlarından geçtiniz. Ya da Üsküdar’dan Nihan’la aynı vapura bindiniz, yanyana oturdunuz… Hikayedeki gerçeklik duygusu o kadar geçiyor ki insana sokakta yürüyen bir genç kıza acaba bu Nihan’mı diye bakabilirsiniz…

Lale Celepoğlu

D & R    /    İdefix    /    Kitap Yurdu    /    Babil.com