Corona Günleri

10

Günlerdir yazı yazmak için bilgisayarın başına oturuyorum, şarja takıyorum, sayfayı açıyorum ve öylece kalıyorum. Corona günleri içimden hiçbir şey yazmak gelmiyor. Ne yazacağımı, nereden başlayacağımı kafamda tasarlayamıyorum. Kelimeler bağlanmıyor, cümleler kurulmuyor.

On gün önce 17 Mart sabahı Duru ile İstanbul’dan çıktık ve Sapanca’daki evimize geldik. Burası bir köyün en tepe noktası diyebilecek kadar yüksekte, etrafında yürüyerek gidebileceğiniz bakkal, market olmayan bir site. Ne kadar kalacağımız belli olmadığı için, giyecek, yiyecek, kitap, hobi, ders aklınıza ne gelirse yüklendik ve evimize yerleştik. Üç gün sonra da Erkan geldi ve o günden beri izole bir hayat yaşıyoruz. En fazla üç beş gün kaldığımız ve daha çok yazları kullandığımız evimizde şu an tam bir seferberlik hali var.

Birbirimizi bu kadar görmeye alışkın değiliz. Normalde sabah sekiz buçukta herkesin dağılıp, eğitimim yoksa evin sadece bana kaldığı günler sanki çok eskide kaldı. Biz Erkan’la yine erken kalkıyoruz ve kahvaltıdan sonra işlerimize koyuluyoruz. Onun toplantıları, birebir koçluk seansları devam ediyor. Ben henüz onun kadar yoğun olmasam da yeni eğitim konuları için hazırlanıyorum. Gel gelelim Duru’nun düzeni tamamen alt üst oldu. Çok geç kalkıyor, çok kısa uzaktan eğitim alıyor, çoğunlukla kitap okuyor, çoğunlukla film izliyor ve çoğunlukla telefonda konuşuyor. Bazen kızıyorum bazen sağlıklı ve bir arada olduğumuz için şükrediyorum ama bir dağılmışlık hissi yaşıyorum. Her şey kontrolümden çıktı ve ben bir film izliyor gibiyim. Bu kez tek fark, filmde baş rolde ben de oynuyorum.

Herkes gibi ben de endişeliyim, korkuyorum, sevdiklerimin başına bir şey gelecek diye kaygılanıyorum. On gün sonra ilk defa İstanbul’a gittim ve uzaktan da olsa anne babamı gördüm. Babamın beni gördüğünde gözyaşlarını tutamamasını ömrüm boyunca unutmayacağım. Biz çok fazla bir arada yaşayan bir aileyiz. Hepimizin evleri yakın, her gün olmasa bile gün aşırı birbirimizi görürüz, yemek taşırız, pijamalarla çat kapı gider geliriz. Böyle olunca on gün yüz yüze görüşememek hepimize zor geldi. Bir de üzerine 65 yaş üstü sokağa çıkma yasağının anne ve babama getirdiği kısıtlama olunca sanırım ipler iyice koptu. Sapanca’ya dönerken yol boyunca bir daha sevdiklerimi görememe riskini, bir daha onlara sarılamama olasılığını, bir hastane odasında tek başına yatmanın nasıl bir şey olabileceğini düşünüyordum ki bir arabanın acı korna sesiyle kendime geldim. Uçuruma yuvarlanmama ramak kalmıştı. O kadar yolu nasıl, ne zaman gelmiştim hiçbir şey hatırlamıyordum. Ben corona düşünürken trafik kazası sonum olabilirdi. Şu anda yaşıyordum, sevdiklerim şimdilik iyiydi, dünyada binlerce insan ölürken benim bir şeyler yapmam gerekiyordu. O korna sesiyle kendime geldim ve gelir gelmez bilgisayarın başına oturdum. Ne olursa olsun, saçma olsun, düşük cümle olsun, anlamsız olsun, benim hayatım olan “yazma” eylemini gerçekleştirmeliydim.

Hayat her şeye rağmen devam ediyor ve engel olarak gördüğümüz şeyler belki de bizim için bir fırsat bugün. Ben bugünden itibaren coronalı günleri kabul ediyorum ve yaşayacağım hayatı seçiyorum. Ummadığımız bir anda bitecekse nefesimiz, aldığımız her an için binlerce şükür.

10 YORUMLAR

  1. Banuşum bu yazdıklarını tek başıma ben de kısmen yaşıyorum sanki başka bir boyuttayız ama yine de herşeye sevdiklerime hasret umutla sabırla gün geçiriyorum çok şükür bugünüme diyerek

  2. Olaylar rağmen bir dinginlik denizi, kendimi tanımak için zorlanıyorum desem yeridir. Hayatımın geneline bakıcak olursam, böyle zamanlar heyecan benim büyük parçam. Koruma kalkanından çok yine de kaybetmekten az da olsa ürktüğüm bu dinğinlik teslim olmak gibi bir şey ve onu kaybetmek istemiyorum. Ev hayatını seven biri olarak zaten mutluyum ama mecburi kalış elbet farklı…Tanrı ve doğanın biraz bizi dürttüğünü düşünmeden edemiyorum. İzmir’ in en işlek semtinde 40 yıldır böylesine temiz, ferah bir hava görmedim keşke böyle bir sebeple değil de; mesela doğa ve yaşam için alınan bir karla olsaydı çevre adına bu olumlu değişim..Sevgi ile kucaklıyorum

  3. Kaleminize sağlık.Bir nevi hasret çekerek yaşama tutunuyoruz.Umarım güç birliğimiz ve dayanışma ile bu zorlu süreçten sağlıkla ailemize ve özlemlerimize kavuşuruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here