HAKKIMDA

1974 yılında annem üniversite son sınıf öğrencisiyken Cerrahpaşa Hastanesi’nde dünyaya açmışım gözlerimi. Küçüklüğüme dair söylenen en belirgin şey, dört parmağımı ağzıma geçirip sürekli ağlamam. Büyüyünce beni görüp “bu o ağlayan kız mı” diyen çok amca teyze tanımışlığım var. Üç kardeşin en büyüğü, annemle babamın ilk göz ağrısı olmak çok da kolay olmadı hayatım boyunca. Her zaman boyumdan büyük sorumluluklar verildi evin küçük annesi olarak. Belki de bugün hayatta dimdik olmamı sağlayan bu görevlerdir kim bilir. İlk ve ortaokulu üstün başarıyla, liseyi başarıyla, üniversiteyi ortalama seviyede bitirdim. Annemin de mezun olduğundan mı bilmem göbeğimi İstanbul Üniversitesi bahçesine atınca kaçınılmaz son, ben de İstanbul Üniversitesi’ni bitirdim. İktisat Fakültesi’nde okumama rağmen sayılarla aram hiç iyi olmadı zaten Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri’ni tercih etmem de bu yüzden oldu. Her zaman insan ilişkileri, davranış bilimleri konularına ilgim olduğundan okul biter bitmez İnsan Kaynakları ve Eğitim alanında çalışmaya başladım.

İlk iş deneyimim ortaokul yaz tatilinde mahallemizde bulunan düğme atölyesinde delikleri kapalı çıkan düğmelerin deliklerini açmak oldu. Torba başına kazandığım ilk parayla kendime seksenli yılların modası taşlanmış kot etek ve kot çizme aldım. Lise ve üniversite yıllarımda öğrencilere ders verirken ileriki yaşlarımda bu kez yetişkinlere eğitim vererek para kazanacağımı bilemezdim. 1996 yılında başladığım Yönetim Danışmanlığı ve Eğitimcilik hayatım halen devam ediyor, Edirne’den Kars’a çok değişik sektörlerden çok farklı firmalara kişisel gelişim, iletişim, yönetim, satış gibi konularda eğitimler veriyorum. Koçluk yapıyorum. Şu ana kadar yayınlanmış dört kitabım mevcut; Hayat Çocukla Güzel, İmza Kızın, İmza Karın, İmza Ben. Roman yolda.

Bu hayatta yazmak en büyük tutkum. 2005 yılında tatil için gittiğim Almanya’da başladım blog yazmaya. Hayata dair ama en çok da seyahate, yaşama, adam gibi adam olmaya dair yazıyorum. Önerilerim çok beğenilir, gittiğim yere herkesi sürüklerim, sosyal sorumluluk projeleri benden sorulur zaten mottom; bir ağaç gibi tek ve hür bir orman gibi kardeşcesine… Blogumun logosu da bunu çok iyi anlatıyor. Sosyal medya meraklısı, çok okuyan çok yazan çok konuşan ama en çok da dinleyen bir kişiyim, işte ben böyleyim. İnatçı, heyecanlı, tezcanlı, bazen hırçın ama hep yufka yürekli, iyi niyetli. Her şeyi çok yaşarım orta ayar düğmem yok. Çok ağlarım çok gülerim, çok sevinirim çok üzülürüm çok uçarım çok düşerim. Her şeyi “çok” ta yaşarım. Kızım, kocam, benim ailem, kocamın ailesi hayatta en kıymetlilerim. Arkadaşlarım ise canım ciğerim.