G. Doğu Anadolu

Dülük Antik Kenti

15 Kasım 2016

Her dönemde insanoğlunun farklı bölgelerine yerleşmesiyle uygarlıklar beşiği olmuş Anadolu’da Dülük Antik Kenti bu defa rotam. Gaziantep’in ilk yerleşim yeri olan Dülük’ten bugüne kadar hiç haberim olmamıştı ta ki Kantara Turizm ile 2 Kadın Anadolu’da olarak Antep’i keşfedene kadar.

iki kadın anadoluda

Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden Dülük Antik Kenti

Gaziantep’in on kilometre kuzeyinde bulunan ve kendi adıyla anılan Dülük Köyü’nün içinden geçilerek ulaşılan antik kent Göbeklitepe’den sonra dünyanın en eski yerleşim yerlerinden.  Keber Tepesi adı verilen tepenin güneyinde bulunan Dülük’te zamanında Mitra inancı hakimmiş.  Dünyada bilinen yeraltına inşa edilen Mithras tapınaklarının en büyüğü burada.

Şarklı Mağara

Yavaş yavaş Şarklı Mağara adı verilen mağaraya doğru ilerledikçe çok değişik figürle karşılaşıyoruz. Bunlar içinde bizi en çok etkileyen Mithras’ın boğayı öldürürken resmedildiği sahne. O zamanlar herhangi bir dine ait olmadıkları için adaklar adarlarmış. Sebebi de korkudan arınmak, güvende olmak. Kadınlara yer olmayan inançlarında kuvvetli ve babayiğit erkekler var. Bir boğayla güreşse bile boğayı yenebilecek kuvvette erkekler. İşte böyle bir inanca sahip ortamda boğayı önce yıkıyorlar, temizliyorlar ve kesip kanını içiyorlar. Böylece boğanın gücü, kuvvetinin bedenlerine geçtiğini düşünüyorlar. Kadınlara inançlarında yer olmamasının sebebi de kadının güçsüz olduğuna inanmaları. İran kökenli bu din fazla gelişmemiş ve dünyada sadece üç dört tapınağı var. İşte bunlardan en büyüğü de burada Dülük Antik Kenti içinde.


duluk-antik-kenti

1998 yılında yapılan kazılarda ortaya çıkan antik kent ve mağara için en son restorasyon 2008 yılında yapılmış. Oldukça güzel ışıklandırılmış olan mağara bir o kadar da ürkütücü. Keber Tepesi’nin güneyinde bulunan Dülük’e giderken maalesef yön belirtici tabelalar yok. Bu yüzden yanlışlıkla köye giden çok oluyormuş. Köye gidince de burada bir şey yok deyip dönmeyin, nekropol alanını gezin. Köy halkı ile özellikle kadınlarıyla sohbet edin. Mitra inancının ne kadar yanlış olduğunu ve kadının ne kadar güçlü olduğunu göreceksiniz.

img_9762

No Comments

Leave a Reply

Berlin in Berlin ödül almış, ödülden çok filmdeki erotik sahne konuşuluyor, Uğur Mumcu öldürülmüş…Nihan’ın iki ülke ve 20 yıllık zaman dilimini kapsayan hikayesinin arka fonunda Türkiye’nin o yıllardaki sosyal ve siyasi panoraması var…

Kitabı okurken Banu Tozluyurt’un tanınmış yazarlara; bir Banu’luk yer açın ben geliyorum diyen ayak sesleri duyuluyor…

Nihan, Kamer ve Seval’i babaları cumartesi günleri halaları Ayla’nın oturduğu Kadıköy’e götürürdü. Belki de balıkçılar çarşısında balık alırken yanlarından geçtiniz. Ya da Üsküdar’dan Nihan’la aynı vapura bindiniz, yanyana oturdunuz… Hikayedeki gerçeklik duygusu o kadar geçiyor ki insana sokakta yürüyen bir genç kıza acaba bu Nihan’mı diye bakabilirsiniz…

Lale Celepoğlu

D & R    /    İdefix    /    Kitap Yurdu    /    Babil.com