Ne Okusak Röportaj

Fatih Portakal-Aklımla Dalga Geçme

05 Aralık 2016

Aklımla Dalga Geçme, Fatih Portakal’ın yeni kitabı. Can Yayınları’ndan çıkan kitap okuyucuyla buluştuğu ilk günden beri çok satanlarda. Geçmişte aldığı notları, kendi sorularıyla pekiştirerek son dört yıllık süreci yazdığı kitapta zihnimizden silinenleri tek tek hatırlatıyor Portakal. Kimi zaman gülümseten kimi zaman kızdıran çoğu zaman da sorgulatan kitap bir vakanüvisin elinden çıkmış tarih günlüğü gibi.

Kitabın adı neden Aklımla Dalga Geçme? Niye böyle bir kitap yazdı? Bir başucu kitabı dediği Aklımla Dalga Geçme’nin devamı olacak mı?

dsc02036

Sizi tüm bu sorular ve yanıtlarla başbaşa bırakırken, yorum bırakacaklardan kura ile seçilecek iki okuruma yazarın kitabını kendisinden imzalı olarak hediye edeceğimi de duyurmak isterim. 12 Aralık saat 12:00’ye kadar yorumlarınızı bekliyorum.

Kitabın adı neden Aklımla Dalga Geçme?

Bu benim sabah haberlerinden beri çok kullandığım bir söz. İnsanlara aptal olmadığımı göstermek için Aklımla Dalga Geçme diyorum.

Senin aklınla mı, herkesin aklıyla mı?

Birileri hepimizin aklıyla her gün dalga geçmeye çalışıyor. Eğer aklınızla dalga geçecek olurlarsa, düşünme ve ifade iradenizi başkasına kaptırmışsınız demektir. Ben bir şeylerin iyi veya kötü farkındayım ve kimse benim aklımla dalga geçemez diyorum. Siz de aklınızla dalga geçilmesine izin vermeyin.

Aklımla Dalga Geçme röportaj

Kitapta bir yönlendirme, belli bir noktaya çekme mi var?

Hayır, asla insanların kafasını çelmek gibi bir amacı yok kitabın. Ben bu kitapla insanlara sorgulayın diyorum. Kim olursa olsun herkesi, her şeyi sorgulayın. “Sorgulamanın olduğu yerde özgürlük vardır” diyor Cicero. Zihinleri tetikleyen bir kitap bu.

Aklımla Dalga Geçme dört yıllık bir süreci anlatıyor. Kitabın başlangıç noktası ne oldu ve ne zaman yazmayı bitirdin?

Cumhurbaşkanının- ki o zaman başbakandı -28 Şubat 2012’de söylediği çözüm süreci, “devlet İmralı ile görüşüyor” sözü benim için milat. Kitabı bitirmek istediğim tarih Haziran 2016 idi ama hiçbir şey planladığınız gibi olmuyor ülkede. 15 Temmuz 2016’yı beklemek gerekiyormuş ve ben yazmayı 24 Ekim 2016’da bitirdim. Bittiği yerden de yeniden not almaya başladım, devam ediyorum yazmaya. Aklımla Dalga Geçme bir son değil. Sürekliliği hiç bitmeyecek bir kitap serisi aslında.

Fatih Portakal- Aklımla dalga Geçme röportaj

Kitapta altını çizdiğim ilk cümle özgeçmişindeki çocuksuz bir aileye sahip cümlesi oldu. Genelde alışkın olmadığımız bir tanıtım şekli. Çocuğu yok  yazılır genelde ya da sadece çocuksuz.  Bir mesaj mı bu?

Bu kitapta bilinçaltına mesaj göndermeleri yapıyorum ve bu cümle de onlardan biri. Geçmişte çocuğu olmayan aileleri hiçe sayan bir yaklaşım sergilenmişti. Bunu yıkmak,  çocuksuz da aile mefhumu sürdürülebilir mesajını vermek için özellikle böyle bir tanım kullandım.

Ekranda düşüncelerini hiçbir çekince olmadan paylaşıyorsun. Kitabı yazdıktan sonra bir çekincen oldu mu? Sonuçta söz uçar yazı kalır, artık kitap arşivlere geçti.

Yirmi yıldır bu işin içindeyim son yedi yıldır da ekrandayım. Haberlerin arasına sorular sorarak, sorgulayarak düşüncelerini katan biriyim. Zaten ekranda da düşüncelerimi ifade ettiğimden hiçbir çekincem olmadı. Çekincem olsaydı zaten hiç kaleme almazdım.

img_1362

Türkiye’de gazetecilik zor bir meslek ama doğru yapabilmek daha zor dedin, geçtiğimiz günlerde bir ödül töreninde. Kitapta da eleştiren gazeteciye kulak verilmediğini yazmışsın. Eleştirel gazeteciliğin kriterleri nedir?

Gazetecilik mayınlı tarlada yürümektir. Aslında kimseye yaranamamak demektir. Sadece kamu adına görev yaparsınız. Gazeteciliğin temelinde olumsuz eleştiriye dayalı bir bakış açısı olması gerekir. Yani muhalif olmak. Tabii ki önyargı olmamalı ama olayları eleştirip farklı yönden bakmaya ve baktırmaya çalışmalıdır eleştirel gazeteci. Fakat Türkiye’de gazete patronları sadece gazetecilik yapmadığından başka başka kâr getiren diğer işleri olduğundan olumsuz eleştirel bakış açısı hoşlarına gitmiyor ve bu bakış açısındaki gazetecilerin de yaşama şansı kalmıyor. Ben şanslıyım sadece gazetecilik işi yapan, yabancı sermayeli bir kurumda çalışıyorum. Yedi yıldır ekrandayım, bugüne kadar hiçbir genel müdür gelip de bana şunu demeyin, şunu şöyle deyin dememiştir.

Ekranda çok basit, herkesin anlayacağı bir dil kullanıyorsun. Ekranda konuşur gibi mi yazdın kitabı ve yazarken de bu sadeliği korudun mu?

Basit güzeldir diye bir düşüncem var ve kitapta da o basit dili korumaya dikkat ettim. Önce konuşur gibi yazayım dedim ama kesinlikle olmuyormuş. Bu konuda da editörüm Sırma Hanım neden sonuçları görmem açısından çok destek oldu.

Aklımla Dalga Geçme röportaj

Kitapta her bir mevzuda popüler deyimle hashtaglerde Cicero, Pisagor gibi pek çok felsefeciden alıntılar yapmışsın. Ayrıca bunlar kitabın akıcılığını da sağlamlaştırmış. Bu bir hazır bulunuşluk mu yani o an mı aklına geldi yoksa her bölüm için aklına gelince tarih sayfalarına dönüp araştırma mı yaptın?

Yok hayır, google’a girip taradım. Bu kişiler geçmişi yaşamış, geçmişten ders çıkarıp özlü sözler söylemiş ve o sözler hayatın pusulası olmuş. Kitabı yazmadan önce bu tip sözleri her bir mevzu ile birleştirip aktarmalıyım diye düşündüm ve sonradan da bu sözler bana ilham oldu.

Kitabı alanlar sence kimler olacak ya da niye alacaklar bu kitabı?

Ben edebi bir kitap yazmadım. Aklımla Dalga Geçme, gerçek kişilerin gerçek sözlerinden alıntıyla bir hikaye havasında yazılmış bir kitap. O yüzden alanlar öncelikle Fatih Portakal ismine takılacaklar. Kitabın Can Yayınları’ndan çıkması da tercihte önemli bir sebep bana göre.

Aklımla Dalga Geçme

Kitabın kapağı neden kırmızı?

Haber rengi olduğu için kırmızı rengi tercih ettik. Aslında tam da kırmızı değil, kızıl ve gri karışımında bir renk. Bizim bahçede o renklerde bir horozumuz var, kırmızının o tonu çok hoşuma gider o yüzden. Üstündeki kalemle yazılmış belli belirsiz yazılar da benim zamanında aldığım notlar.

Kitabı her akşam ekranda yaptığın kapanış konuşmasıyla bitirmişsin; Yarınlarda, daha mutlu, daha huzurlu ve daha güvenli bir dünya ve Türkiye’de buluşmak umuduyla… Umudun var mı gerçekten?

Ben neden-sonuç ilişkisine inanan bir insanım ve bu ilişkinin önemine de değindim kitapta. Net olmayan bir şey bırakmamaya çalıştım yazdıklarımda. Bir şey oluyorsa bunun bir nedeni var, nedeni varsa sonuç var. Şu anda yaşananların neden sonuç ilişkisine bakacak olursak umutlu olacak bir durum görmüyorum. Umut duyabileceğim adımlar bugünden atılmıyor. Fakat yine de umudu tüketmemek gerekiyor; nedeni ise hedeflediğimiz hayalleri gerçekleştirebilmek için…

Mekan: Tavsiye Evi

Fotoğraflar: Armağan Portakal, Erdem Tavukçuoğlu, İpek Süer

 

 

28 Comments

  • Reply Nuket Tuzcuoglu 05 Aralık 2016 at 09:23

    Seni cani gonulden tebrik ederim banucum hem yazin hem de soylesin icin. Fatih beyi haberci olarak cok severim ve takip ederim. .Kitabini alir almaz okuyacagim. Sevgiler ❤

  • Reply Aydilek Karaseki 05 Aralık 2016 at 09:44

    Nasılsa unuturlar diye söylenen herşeyin aslında unutmayanlarin hafizalarina kazindiginin yazılı belgesi olmuş ellerinize sağlık

  • Reply Dilek Karahan 05 Aralık 2016 at 09:50

    Fatih Portakalı ilk defa kanal d de izlediğimi hatırlıyorum. Daha sonra Fox tv ye geçip Çalar Saati sunmaya başlayınca, yavaş yavaş ailemizin “haber adamı” olmaya başkadı. O zamanlar 12 yaşlarında olan oğlum sabahları tv seyretme tercihini sadece Fatih beyden yana kullanınca da haberi aldığımız tek adres oldu… Bu zaman içinde Fatih beyle ve aynı çizgideki zarif ve başarılı eşi Armağan hanımla tanışma fırsatı buldum. Ve hızla yükselen başarı grafiğine şahit olurken, düşünce ve fikir açısından doğru kişiyi seçmiş olmanın gizli mutluluğunu yaşadım. “Aklımla dalga geçme” yi henüz okumadım. Ancak okuyanların olumlu yorumları ve kitabın devamlı en çok satanlarda göze çarpması, ilk kitabı “ses”siz in başarısını da geçecek gibi… “Çocuklarım” dediği kitaplarının çoğalması ve ailesinin büyümesi dileklerimle, başarılarının yakın takipçisiyim. Size de bu güzel sohbeti bizlerle paylaştığınız için teşekkürler. Elinize, yüreğinize, aklınıza sağlık…

  • Reply Gülseren Başkaya 05 Aralık 2016 at 09:55

    Aklımla dalga geçme, bizim evde slogan haline geldi şimdiden😊 Emeğinize sağlık…

  • Reply Gökhan 05 Aralık 2016 at 10:01

    Fatih Portakal çok sevdiğim bir haber spikeri, tarafsız ve nesnel bir haber programı sunuyor, vaktim olduğu sürece takip etmeye çalışıyorum sunduğu haberleri, geçen gün haber bülteninde bahsetmişti kitabı çıkardığından. Güzel bir söyleşi olmuş, elinize sağlık.

  • Reply Bilgin Önal 05 Aralık 2016 at 10:08

    Fatih Bey’ i severek izliyor ve aşırı takdir ediyorum. Umarım imzalı kitaba sahip olurum. Sevgiler cesur yürekli adam.

  • Reply Tuğba uslu 05 Aralık 2016 at 10:33

    Bu güzel söyleşi için size ve bizlere çok güzel bir kitap verdiği için Fatih Bey’e çok teşekkürler.. umarım kızlarım okuduğu zaman anne babamız ne zor günler yaşamış ama biz şanslıyız güzel günler yaşıyoruz derler…

  • Reply Sedanur Üstün 05 Aralık 2016 at 10:40

    Benim gençliğime hatta çocukluğumdan gençliğe geçerken ki yaşadığımız olayları yazdığı için geleceğin tarihçisi olarak bizlere bir tarih günlüğü bıraktığı için Fatih Portakal’a minnettarım. Aynı zamanda Çok güzel bir söyleşi olmuş. 😍

  • Reply Azize Örgen 05 Aralık 2016 at 10:45

    Tarafsız habercilik dendiğinde akla ilk gelen isimdir bence Fatih Portakal. Severek izliyoruz, umarım imzalı kitabı ben kazanırım.

  • Reply Fatma Çelik 05 Aralık 2016 at 11:40

    Merhaba…Röportaj hoş olmuş ve ortam çok doğal…Ben Fatih Portakal ‘ı sabah haberlerini sunarken farkettim daha önce görmüşümdür ekranda ama sadece görmüşüm!!!Fark etmemişim…Birkaç gün sabah üstüste seyrettim sabah haberlerini ve gerçekten yorumların da aklımızla dalga geçildiğini farkettim ve ilk tweetimi attım ve kendisi direk peşine ekrandan okudu şaşırdım sevindim ve peşine 2. Tweetim de okundu “yerinkulağıvar” dı ve hiç bir şey gizli kalmıyordu ve kalmayacaktı anladım…Akabinde sevgili Armağan Portakal ve sizinle tanışmak nasip oldu…Yüreği güzel insanlar iyi ki tanışmışız iyi ki düşüncelerimiz bir yerlerde kesişiyor…Moderatörlüğünüz çok tatlı…Siz hep yapın bunu emi…Kitaba gelince bir önce ki kitabı okudum “sesSİZ” umarım #adg yi de okumak nasip olur…Sevgiler.

  • Reply Emsal Hamoglu 05 Aralık 2016 at 11:55

    Sevgili Fatih Portakal Banu Hanım öncelikle ıkinizide kutluyorum güzel bir söyleşi olmuş. Bizim dusuncelerimize tercumanlik yapmis oldunuz.Fatih bey ilk kitabinizin imza gününde tanışmistik çok mutlu oldum.ikinci imza gününde görüşmek dileğiyle tebrik ediyorum. Sevgilerimle

  • Reply Meryem Sakızlı 05 Aralık 2016 at 12:31

    Heyecanla ve merakla okunacak şimdiden arşivlerde yer edinen kaynak…🌸🌸🌸 Emeğine sağlık, Fatih Portakal..Bizim ailede çok seviliyorsun..Banu hn sizede bu güzel söyleşi için çok teşekkürler..Başarılarınız daim olsun👏👏👏

  • Reply Eşe h. 05 Aralık 2016 at 12:34

    Emeğinize sağlık…

  • Reply Natali Yesilbahar 05 Aralık 2016 at 13:21

    Banucum, güzellikleri daima takip edip & paylaşman harika :)

  • Reply Evde Yazar 05 Aralık 2016 at 13:21

    Olabildiğince haber izlememeye çalışıyorum, aslında tam da Fatih Bey’in kitabına verdiği ad gibi; aklımla dalga geçmelerine tahammül edemediğim için… Ama eğer izleyeceksem de tercihim Fatih Portakal’dan yana oluyor. Kitabını da ilgiyle okuyacağımı düşünüyorum.

    Röportaj için emeğinize sağlık.

  • Reply Ece Evren 05 Aralık 2016 at 17:25

    Fox tv ve Fatih Portakal. O bizim kahraman habercimiz. Bir zamanlar Çalar Saat tir tir titrerdi. O zamanlar mesajla ulaşırdık Fatih oğluma. Ona yazdım ki “Şu titreyen saati durdurabilir miyiz Fatih oğlum, vertigom var da :) ” diye. Sağolsun ekrandan cevap vermişti. “Hacer teyze, maalesef durduramayız, formatta bu var…” demişti. Kendisine kitabı hayırlı olsun diyorum ve sevgilerimi gönderiyor, sizi de bu röportajı gerçekleştirdiğiniz içi kutluyorum yavrum. Ece ablanız:)

  • Reply A.Rüçhan Türkeri 05 Aralık 2016 at 19:22

    Evet herşeyi çabuk unutan bir toplumuz,bu açıdan gerçekten tam bir başucu kitabı olacağını düşünüyorum.Önce bizlere yaşananları hatırlatan Fatih Portakal’a,sonra bu söyleşi için Banu Tozluyurt’a,fotoğrafları çeken F.P. ın çok yönlü ve sevgili eşi Armağan Portakal’a teşekkür ederim.Kitabı yeni aldım,ama imzalısının önemi çok,tabi ki benim olmasını isterim,kısmet.Hepinizin yüreğine,ellerine,görüşlerine sağlık..

  • Reply Ayşen 05 Aralık 2016 at 20:22

    Her zaman ki gibi samimi, içten, sıcak ve keyifli bir röportaj olmuş. Sorularına ve kalemine sağlık Banu’cuğum😊

  • Reply buse çirim 05 Aralık 2016 at 21:03

    Hafta içi her akşam fox tv ana haberi ailecek severek izliyoruz.Kitabın adı babamın sloganı haline geldi umarım imzalı kitabına sahip olurum babama hediye edeceğim,çok sevineceğinden eminim.kaleminize sağlık çok güzel bir yazı ve söyleşi olmuş.

  • Reply Gökçen Dalkıran 06 Aralık 2016 at 08:31

    Çok değerli bir insandan,,çok değerli bir anı olacak bizim için. Kendisinin başımızın üstünde yeri var,kitabının da başucumuzda..

  • Reply Mehtap 06 Aralık 2016 at 12:54

    Fatih Portakal her akşam 19.00 da evimizin haberci konuğu. Beğenerek izliyoruz. Kitabını okumak da ayrıca bir zevk olacaktır. Başarılar diliyorum kendisine. Röportaj için harika bir konuk seçmişsiniz.

  • Reply BETÜL 06 Aralık 2016 at 20:35

    Hayatta hiç birşey tesadüf değil.
    Sunduğu haber, kaleme aldığı kitap, çocukların beğenisini kazanması, aynı paralelde haberi yorumlamamız.
    Gelecek değişecek ve gelişecekse, düşüncelerin birbirini desteklemesi tesadüflerle olacak.
    İyi ki var, iyi ki varsınız.
    SEVGİLER….

  • Reply Pastalin 07 Aralık 2016 at 01:12

    Haberler arasında takip ettiğim bir kişi iken senin sayende daha dikkatli dinlediğimde fikirlerime tercüman olan bir insan olduğunu farkettim ve bu yolda kalemine sağlık bol okuyucusu olması dileğiyle cocuksuzda aile olabiliniyormus 😍 süper bir yazı olmuş banucum ellerine sağlık 👌👏😘

  • Reply Ayça 07 Aralık 2016 at 04:57

    Emeğimize sağlık her zaman ki gibi çok güzel bir röportaj olmuş . Tüm yaşananlara rağmen içimizdeki umut hiç sönmüyor . Keyifle takipteyim . Sevgiler

  • Reply Fatih'in Neresinden? Portakal'ın içinden. - Fatih Portakal 07 Aralık 2016 at 08:01

    […] onlardan bahsetmeyerek birkaç satır sonra yazıyı bitireceğim. (Yine de çok merak ediyorsanız Banu’nun o akşama dair yazısı merakınızı giderebilir. Zaten söyleşi sonrası Banu yanıma gelip ‘Evren hiç soru […]

  • Reply Gulnora Shekerli 11 Aralık 2016 at 20:15

    Merhaba Fatihbey kitab için tebrik ederim.

    Ben aslinda nerden yazacağim bilemedim.
    İnşallah bu mesajim size ulaşacaktir.Ben hemşireyim .Dünkü hayin saldiri için çok üzüldüm.Lanetliyorum.Ben şu anda hastaneye yatan hastalara bakmak için meslekdaşlarima yardim etmek için gönüllüm.

  • Reply mavianne 26 Aralık 2016 at 13:46

    kitabı okumaya başladım
    elime aldıktan sonra okumak istedim yazını
    tarihe not düşülen bir kitap olmuş
    çok başarılı zaten Fatih Portakal
    Tebrik ediyorum
    Banucuğum seni de alkışlıyorum söyleşinizde bulunmayı çok isterdim
    sevgiler

    • Reply Banut 26 Aralık 2016 at 17:03

      Belli mi olur, Ankara’da yaparız belki de…

    Leave a Reply

    Berlin in Berlin ödül almış, ödülden çok filmdeki erotik sahne konuşuluyor, Uğur Mumcu öldürülmüş…Nihan’ın iki ülke ve 20 yıllık zaman dilimini kapsayan hikayesinin arka fonunda Türkiye’nin o yıllardaki sosyal ve siyasi panoraması var…

    Kitabı okurken Banu Tozluyurt’un tanınmış yazarlara; bir Banu’luk yer açın ben geliyorum diyen ayak sesleri duyuluyor…

    Nihan, Kamer ve Seval’i babaları cumartesi günleri halaları Ayla’nın oturduğu Kadıköy’e götürürdü. Belki de balıkçılar çarşısında balık alırken yanlarından geçtiniz. Ya da Üsküdar’dan Nihan’la aynı vapura bindiniz, yanyana oturdunuz… Hikayedeki gerçeklik duygusu o kadar geçiyor ki insana sokakta yürüyen bir genç kıza acaba bu Nihan’mı diye bakabilirsiniz…

    Lale Celepoğlu

    D & R    /    İdefix    /    Kitap Yurdu    /    Babil.com