Fırat’ın İncisi Halfeti

3

İki Kadın Anadolu’da dedik ve ilk durak Fırat’ın incisi Halfeti için çıktık yola Armağan’la. Daha önceden Şanlıurfa’ya gitmiş olsam da bu kez çok farklı bir amaç için gidiyor olmak beni fazlasıyla heyecanlandırıyordu. Urfa’nın belli başlı tarihi ve doğal güzelliklerini görmüş hatta bir blog yazısı ile paylaşmıştım bundan altı yıl kadar önce. Okumak için TIK TIK. Bu kez iki kadın olarak gezecek, kaybolan meslekleri tanıtacak, yemeklerini deneyip belki de her birinin hikayesini dinleyecektik. Yani turist gibi değil de yaşamak ve yaşatmak için gezecektik.

Şanlıurfa deyince aklıma ilk gelen yerlerden biri Halfeti olur benim. Belki de hayatımın en güzel fotolarını Halfeti’de çeken ve geçen yıl çok erken kaybettiğim arkadaşım Can Aytıs’la güzel anılarımız olduğu için kim bilir. Ya da siyah gül görme hayali kimi zaman. Ne Can vardı bu defa ne siyah gül gördüm ama yine kalbimin bir bölümünü Halfeti’de bırakıp döndüm.

Halfeti-İki Kadın Anadolu'da

Halfeti kelime anlamı olarak gizli koy anlamına geliyor. Çanağa benzer gizli bir koy olduğundan da yaşanabilir alanları zamanında çoğalmış ve sekiz köy getirmiş beraberinde. Urfa ve Antep sınırları arasında kalan Halfeti’de tekne ile gezmek çok güzel de hele bir tepeden inerken gördüğünüz manzara yok mu durup saatlerce mavi mi yeşil mi turkuaz mı diye karar veremediğiniz Fırat’tan gözünüzü alamıyorsunuz. Halfeti, dokuz şehrimizin de dahil olduğu ‘Cittaslow’ yani sakin şehir ünvanına sahip.

Siyah Gül

Siyah gül yok diye mi bu kadar sessiz, azgın sular köyleri yok etmiş diye mi üzgün bilemedim ama Halfeti bu defa bana çok üzgün çok sessiz çok insansız geldi. Siyah gül deyince yanlış okumuyorsunuz gülün siyahı var bu bölgede. Azot oranı yüksek olan topraklarda ve dünyada bir tek Halfeti’de yetişen bu gülü başka yerde yetiştiremiyorsunuz, alıp ekseniz bile siyah olma özelliğini kaybediyor.

Halfeti Siyah Gül

Gaziantep ile Şanlıurfa’da suyun oluşturduğu sınırda bulunan Halfeti iki şehrin en güzel özelliklerini birleştirip güzel bir kültür yaratmış bulunduğu bölgede. Gaziantep, yemekleri ile çok zengin bir kültür bildiğiniz üzere. Urfa’da da sadece bu bölgede yetişen beyaz, çekirdeksiz bir patlıcan türü var ki adına “Balcan” diyorlar. Balcan Kebabı’nın tadına doyum olmuyor, pamuk gibi yumuşak, kıyma ile pişen bu kebap işte denizin üstündeki duba restoranlarda ziyaretçilerle tanıştı ve Halfeti’de Balcan Kebabı yiyip tekne ile gezmek çok tercih edilen bir etkinlik oldu zamanla. Başlangıçta dört restoran varken bugün on sekiz kadar restoranla konuklarını bekliyor Halfeti. Biz Çeşmihan’ı tercih ettik ve onların tekneleri ile gezdik. Sahibesi Ebru Hanım’a da ayrıca teşekkür ederiz.

Balcan kebabı

Tekneye bindiğiniz andan itibaren hava da güneşliyse kendinizi kayalar ve mağaralar eşliğinde cilalı taş devrinden kalma oyukların görkemiyle tarihte bir gezintiye çıkmış hissediyorsunuz. Cilalı Taş Devri’ne kadar uzanan ve ikinci yüzyıldan onbirinci yüzyıla kadar ilk insanların yaşadığı mağaralar şu an hayvan barınağı olarak kullanılıyor. Fırat’ın hemen yanında bulunan ve Gaziantep- Urfa  sınırında bulunan Rum Kale, Hıristiyanlar için kutsal değeri büyük olan yerlerden ve hala ihtişamıyla sizi etkiliyor. Katolikler eskiden hac yoluna çıktıkları zaman Kudüs’ten sonra buraya uğrarlar, sonrasında Antakya ve Efes’e geçerlermiş. Rum Kalesi’nin giriş kapısına eskiden kara yoluyla ulaşılıyormuş fakat kapı sular altında kalınca Gaziantep İl Özel İdaresi farklı bir proje ile buraya sudan ulaşmak için 11 tane taka getirtmiş. Takalar geldikten sonra bölgede kaptanlık kursu açılmış. Fakat Fırat bu, azgın sularla baş etmek öyle kolay değil. Fırat her ne kadar bölgeye can veriyor olsa da aynı zamanda can da alıyor ve bildiğimiz, duyduğumuz o ağıt hissi yaratan Fırat türküleri böyle doğuyor.

Halfeti-İki Kadın Anadolu'da

Tekne ilerledikçe Gaziantep sınırına geliyoruz ve uzaktan Halfeti’nin simgesi, fotoğraflardan tanıdığımız Savaşan Köyü ve yarısı sular altında kalmış camiyi görüyoruz. Tüm köy boşaltılmış durumda, burada yaşayan tek kişi Yunus Dayı. Aile çay bahçesini evi bellemiş ve burada yaşıyor. Urfa’ya özgü ev şekli olan damsız, kalın taşlarla yapılmış bir mimari örneğine sahip, bir zamanlar pencerelerinde siyah güller, sokaklarında çocuklar olan bu evler terk edilmiş. Köyün önünde demirleyip fotoğraf çektirmek, sessizliği dinlemek, yarısı sular altında kalan caminin minaresine odaklanıp güneşi batırmak yaşayacağınız güzelliklerden.

Halfeti-İki Kadın Anadolu'da

Birecik Barajı’nın yapılması ve evlerin sular altında kalması sebebiyle Eski Halfeti’nin dörtte üçü Yeni Halfeti’ye taşınmış ve iki farklı bölge oluşmuş. Zaten yolda giderken de iki tabela görüyorsunuz; Eski Halfeti, Yeni Halfeti.

Halfeti’ye giderken daha doğrusu tüm bölgede sağlı sollu gördüğünüz fıstık ağaçları yeşilin güzelliğini ve etrafa verdiği yaşam enerjisini burada da gösteriyor. Daha önce hiç gördünüz mü bilmiyorum ama fıstık ağacının görüntüsü çok hoş. Hele fıstıklar olmaya başlamışsa üzerindeki kırmızı meyveler bir kartpostal görüntüsü veriyor. Birecik – Halfeti arası ülkemizde en iyi fıstıkların yetiştiği yermiş. Antepli baklavacılar ilk hasadı almak için bu tarlaları kapatıyorlarmış. Çünkü ilk hasattaki yağ oranı çok yüksek olduğundan baklavaların tadı da o yüzden böyle lezzetli oluyormuş. Fıstık ağaçlarının yetmiş beş yıllık ömürleri var ve aynı zeytin ağacı gibi bir yıl ürün verip bir yıl vermiyor. Fıstık niye pahalı sorusunun yanıtı da böylece belli olmuş oluyor. Fıstık üreticileri arayı telafi edebilmek için her yıl ağaç dikiyorlar.

Siyah gül, fıstık ağacı derken bir de sadece Fırat ve Dicle’de yaşayan tatlı su hayvanı olan Şabut balığını duyduk. Yetmiş beş kilo ağırlığına ulaşabilen, ancak keserle parçalanarak servis edilen balık Fırat sularıyla besleniyor ve nesli tükenmekte olan bir balık türü.

Bu kadar doğal ve tarihi güzelliğe, özelliğe sahip Halfeti ve çevresinin son zamanlarda bölgede çekilen diziler yüzünden popüler olması da düşündürücü. Dünyanın dört bir yanından gelen insanların çevreyi tanımak için yaptıkları geziler, bizim insanımızın dizilerde kullanılan evleri, kahveleri hatta hala orada bulunan dizi oyuncuları var mı diye merakları bölgeyi hareketli kılsa da Halfeti daha çok ilgiyi bence hak ediyor. Karagül dizisi hangi evde çekiliyor, bu ara en sık sorulan sorulardan.

Halfeti-İki kadın Anadoluda

Uygarlıklar beşiği ülkemizin en değerli şehirlerinden Şanlıurfa’da iki kadın olarak Halfeti’ye gittik ve bize hoş görünen güzellikleri not ettik. Buradan paylaşmaya devam edecek olsam da vaktinizi ve nakdinizi ayarladığınız anda ilk durağınız olmasını dilerim.

Bize Halfeti gezimizde eşlik eden rehberimiz Nilgün Mazicioğlu’na, Kantara Turizm ve Hasibe Sözmen’e teşekkürlerimle.

Diğer yazılar   için #ikikadinanadoluda etiketini instagram, twitter  ve facebook hesaplarından takip edebilirsiniz.

instagram:2kadinanadoluda

twitter:2kadinanadoluda

facebook:2kadinanadoluda                    

3 YORUMLAR

  1. halfetiye ilk 1998 yılında gittim
    daha barajın suları verilip halfeti ve o cami sular altında kalmamıştı
    İş gezisiydi 1 hafta tüm havzayı gezdik
    GAp idaresi ile birlikte sular altında kalacak yerleri yeni halfeti merkezini tesbitini yaptık
    rum kaleye gitmek için tırmandık eşeklere bindik
    hayran kalmıştım o zaman,
    en son da 2014 yılında gittim şimdi sizin fotoğrafladığınız gezdiğiniz manzarayla karşılaştım şaşırdım
    ama güzelliğinden birşey kaybetmemiş
    sizin de 2 kadın olarak oraları tanıtmanıza hayran kaldım yüreğinize, kaleminize, güzel bakan gözlerinize, kaleminize sağlık

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here