Basın'da

Mehmet Ali Birand’la asansör buluşması

17 Ocak 2013

Bundan iki ay önce, bizim “İmza Kızın” yeni çıkmış. Bizde bir heyecan, bir coşku. Hangi gazeteciye kitabı versek, hangi televizyon programında tanıtsak diye oradan oraya koşarken, Kanal D Gün Ortası’ndan Şule Zeybek’e kitabı vermek üzere öğle yemeğinde buluştum. Şule’nin şen kahkahaları eşliğinde yemeğimizi yiyip ondan ayrıldım ve aynı binanın üçüncü katına o zaman CNN Türk Güne Merhaba’yı sunan arkadaşım Özge Uzun’a kitabı bırakmak için çıktım. Özge orada olmadığından işim çok kısa sürdü ve asansör beklerken aman allahım karşımdaki O’muydu? Mehmet Ali Birand mıydı gördüğüm yoksa ben rüyada mıydım? Yanında asistanı vardı, sonradan öğrendim Ayşe Arman’a röportaj vermeye gidiyormuş. Asansör geldi, onlar bindi, hemen ben de atladım, üç kat vardı…Kitabı nasıl vermeliydim, ne demeliydim, sıcak bakar mı…saniyeler içinde tüm bunları düşündüm. Veee;

Ben: Merhaba Mehmet Ali Bey, ben de size bu kitabı verecektim… bizim kitap… yeni çıktı… yaşları 7 ile 75 arasında değişen 114 kadının babalarına yazdığı mektuplardan oluşuyor…(o arada kitabı eline verdim)

M.A.B: Hımm, aferin size. Kim yazdı bunu?

Ben: Biz, üç arkadaş hazırladık.

M.A.B: Şeyi, kağıdı yok mu bunun? (basın bültenini soruyor)

Ben: Var var ( hazırlıklı gitmiştim allahtan) buyrun.

Ben basın bültenini ona, o da asistanına verdi. Aferin size dedi gitti.

Ben heyecan, sevinç, şaşkınlık içinde Selgin’i aradım hemen. Kitabı kime verdim bil dedim. O da Mehmet Ali Birand dedi. Sanki içine doğmuştu ve sabah ben giderken, Mehmet Ali Birand’a kitabı vermeden dönme demişti, gülüşmüştük. İşte hayal gerçek olmuştu, ona kitabı elden  vermiştim. Sonra biz unutup gittik. Ta ki bu olaydan bir hafta sonra Hürriyet Kelebek Köşe Yazarı Yonca Tokbaş Dubai’den aradı, gördün mü Mehmet Ali Birand köşesinde İmza Kızın’ı yazmış dedi. Farkında bile değiliz, bir de baktık ki evet yazmış. Alıp bir köşeye koymamış, bülteni çöpe atmamış, onun için küçük bizim için dev kitabımızı köşesinde yazmış. O kadar mutlu olmuştuk ki…Bugün artık O yok. O’nun bizim için yazdığı köşe haberi kaldı ondan bize. Bir de benim asansör anısı. İyi ki asansörde buluşmuşuz.

Nur içinde yat Mehmet Ali Birand.

 

23 Kasım 2012 Posta Gazetesi, Mehmet Ali Birand’ın Köşesi

BABASININ KIZI

Babalarla kızların muhteşem  ilişkisini hepimiz biliriz. Ben tadamadım. Baba oğul olduk. Ama kızlarla babalarının o özel ilişkileri çok farklıdır. 114 kadın bir kitapta buluştu. “İmza Kızın”

Yitik Ülke Kitapları’ndan çıkan kitabı Banu Özkan Tozluyurt, Selgin GB ve Esra Aylin Akalın hazırlamışlar. 114 kadının babalarına yazdığı mektuplar bazen hayata veda eden babalara, bazen “sevgilim babama” bazense hiç hatırlamak bile istemeyen babalara …Çok farklı baba kız ilişkileri kitapta toplanmış.

Kitabın geliri ise 21. yy. Eğitim ve Kültür Vakfı YEKÜV’e bağışlanıyor.

No Comments

Leave a Reply

Berlin in Berlin ödül almış, ödülden çok filmdeki erotik sahne konuşuluyor, Uğur Mumcu öldürülmüş…Nihan’ın iki ülke ve 20 yıllık zaman dilimini kapsayan hikayesinin arka fonunda Türkiye’nin o yıllardaki sosyal ve siyasi panoraması var…

Kitabı okurken Banu Tozluyurt’un tanınmış yazarlara; bir Banu’luk yer açın ben geliyorum diyen ayak sesleri duyuluyor…

Nihan, Kamer ve Seval’i babaları cumartesi günleri halaları Ayla’nın oturduğu Kadıköy’e götürürdü. Belki de balıkçılar çarşısında balık alırken yanlarından geçtiniz. Ya da Üsküdar’dan Nihan’la aynı vapura bindiniz, yanyana oturdunuz… Hikayedeki gerçeklik duygusu o kadar geçiyor ki insana sokakta yürüyen bir genç kıza acaba bu Nihan’mı diye bakabilirsiniz…

Lale Celepoğlu

D & R    /    İdefix    /    Kitap Yurdu    /    Babil.com