Denizli’de Muhteşem Kadın Mukaddes Başkaya

0

İstanbul’da doğup büyüdüm ben. Büyük şehrin pek çok dezavantajlarını yaşadığım gibi, avantajlarını da çok kullanan biri olarak, maalesef büyük bir önyargım vardı. Maalesef diyorum çünkü gerçekten yıllarca ne kadar yanlış düşündüğümü Anadolu’yu gezmeye başlayınca anladım. İş kadınları sadece İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük kentlerden çıkar ve yine ancak oralarda yaşarlar diye düşünürdüm. İsteseler de gelenekselliğini daha çok koruyan küçük şehirlerde, kadınların iş hayatında olması çok zordu bana göre. Ne zaman ki 2 Kadın Anadolu’da olarak Armağan ile keşifler yapmaya başladık, işte o zaman harika kadınlarla tanıştık. Doğup büyüdüğü şehirden kopmamış, o şehrin gelişmesi ve sadece Türkiye’de değil Dünya’da tanınması için çalışan kadınlar… İşte en son Denizli gezimizde, daha önceden de tanıdığımız Gardenya Tekstil ve Shikka‘nın kurucusu Mukaddes Başkaya ile sohbet etme şansını buldum. Kadın çalışanların çoğunlukta olduğu, ev sıcaklığındaki iş ortamında bir yandan çayımızı içip kekimizi yerken, bir yandan da Mukaddes’in hayallerini, hayal kırıklıklarını, başarısının şans değil de azim olduğunu konuştuk. İşte Denizli’de muhteşem kadın Mukaddes Başkaya…

Seni hep bir ayağı Amerika’da bir ayağı Denizli’de olan, modern Türk kadının izlerini taşırken, öte tarafta gelenekselliğini de koruyan Anadolu kadını olarak görüyorum. Çok da takdir ediyorum. Bize kendini anlatır mısın? Mukaddes Başkaya kimdir?

Denizli’de doğup büyüdüm. İlkokulu bitirdikten sonra İzmir Amerikan Koleji’ni kazandım. Aynı yıl Denizli’ye Anadolu Lisesi açıldığı için orta ve lise öğrenimimi burada, Denizli Anadolu Lisesi’nde tamamladım. Ege Üniversitesi’nde peyzaj mimarlığı okudum ama mesleğimi hiç yapmadım. Üniversite biter bitmez Denizli’ye döndüm ve bir tekstil firmasında ihracat pazarlama asistanı olarak işe başladım. 1999 yılında kendi şirketimi kurdum, sonrasında da eşimle güçlerimizi birleştirmeye karar verdik ve GARDENYA TEKSTİL’de birlikte çalışmaya başladık. 2012 yılında SHIKKA markamızı çıkardık .

17 yasında bir oğlum, 11 yaşında bir kızım var ve senin de dediğin gibi işimle ilgili olarak da sürekli seyahat etmekteyim.

Nasıl bir çocukluk, genç kızlık hayatın oldu?

Aslında hem çok güzel, sıcacık bir aile ortamında, doya doya bir çocukluk geçirdiğimi hem de tatsızlıklar, şanssızlıklarla birlikte çok çabuk olgunlaştığım bir gençlik dönemi geçirdiğimi söyleyebilirim. İlkokulu bitirdiğim dönemde babamın işleri bozulduğu için kazandığım İzmir Amerikan Kız Koleji’ne gidemedim. Çok istememe rağmen beni özel okulda okutmalarının ne kadar zor olduğunu anlayabildiğim için, ailemi o yıl Denizli’de açılan Anadolu Lisesi’nde okumam için ikna ettim. Çok güzel dostluklar kurduğum, harika arkadaşlar edindiğim ve mükemmel öğretmenler tarafından yetiştirildiğim ortaokul ve lise dönemim oldu. Onlara gerçekten minnettarım.

Lise sona geçtiğim yaz trafik kazası geçirdik ve babamı kaybettim.  Hem de son sınıfın ilk günü. O kaza, aşık olduğum babamı elimden aldı, benim de tamamen hayatımı altüst eden, bir anda olgunlaşmamı sağlayan ve de maalesef istediğim üniversiteye gidemememe sebebim olan bir olay oldu. Ege Üniversitesi Peyzaj Mimarlığını bitirmiştim ama hiçbir zaman mesleğimi yapmak gibi bir hedefim olmadı, açıkçası biraz da hırs yaptım. Denizli’ye ailemin yanına dönmek zorundaydım aksini düşünmedim bile.

Aynı gün iki iş görüşmesine gittim. Birisi kendi mesleğim ile ilgiliydi, diğeri de tekstil ihracat pazarlama asistanlığıydı. İçimdeki hislere hep güvendim ve tercihimi tekstil ihracatından yana kullandım.

Biraz işinden bahseder misin, neler yapıyorsun? Gardenya Tekstil, Shikka…

1994 yılında ihracat pazarlama asistanlığıyla başlayan iş hayatım sonrasında pazarlama direktörlüğüyle devam etti ve 1999 yılında kendi işimi yapmaya karar verdim. Bir bilgisayarla evde bir odada başladığım Gardenya Tekstil 2000-2001 yıllarında eşimin de kendi işinden ayrılıp dahil olmasıyla büyümeye başladı. Şu anda Amerika, Avustralya, Avrupa, Kanada, Dubai, Rusya dahil birçok ülkeye ihracat yapmaktayız. Ağırlıklı olarak ev tekstili ihracatı yapan bunun yanısıra ev giyimi, dış giyim vb ürünlerin de ihracatını yapmakta olan bir organizasyon ve ihracat şirketiyiz. Yurtdışı markalarının kendi etiketleriyle üretim yapıyoruz.

 

Shikka nasıl doğdu, biraz öncesini dinlesek senden?

Benim hep içimde olan şey; bu kadar birikimle, donanımla ve tasarım fikirleriyle yanıp tutuşuyorken hep kendi markamla, kendi etiketimle yurtdışında ve de iç piyasada raflarda yer alabilmekti. Şu anda başkan yardımcılığını yapmakta olduğum DETGIS derneğinin ilkini düzenlemiş olduğu Ev ve Plaj Giyimi Yarışmasında tasarımcımız ilk üçe girmişti. İşte o an şimşekler çaktı ve plaj giyimi markası yaratma fikri böylelikle oluştu. Çok araştırdık ve sektörde bu konuda çok boşluk olduğunu gördük. Niş bir sektör olması ayrıca hali hazırda birlikte iş yapmakta olduğumuz ev tekstili firmalarımızla da rekabet içerisine girmemizin doğru olmadığını düşündüğümüz için de plaj giyimi markası çıkarmaya karar verdik. Shikka böyle doğdu ve halen bebek. Onu yavaş yavaş ancak emin adımlarla büyütmeye çalışıyoruz. Markalaşma çok uzun soluklu ve zor bir süreç, bu süreci en iyi şekilde yönetmeye çalışıyoruz. Markamızın bilinirliğini arttırmaya, iç ve dış pazarda tercih edilme ve aranma potansiyelini genişletmeye çabalıyoruz. Pazar ağımızı genişletmek için sürekli olarak Amerika, Fransa, İngiltere, İtalya’da fuarlara katılıyoruz. Amerika’da, Güney Fransa’da, İtalya’da, Avustralya’da ve iç piyasada genelde kıyı bölgelerinde (marinalarda, butiklerde) satış noktalarımız ve köşe noktalarımız (corner) var .

Denizli’de iş kadını olmak zor mu?

Başlarda çok daha zordu. İş kadını olmak ve kendinizi kabul ettirmek bir erkeğin kendini kabul ettirmesinden çok daha zor olduğu için daha fazla mücadele etmem gerekti .Ayrıca  senin de dediğin gibi gelenekselliğini de koruyan bir Anadolu kadını olduğum için yerine getirmem gereken sorumluluklarım var. Hasta ziyaretleri, düğün tebrikleri, cenazeler, ev tebrikleri… İşte tüm bunları yerine getirmeye çalışıp, sosyal yaşamı, ev ve iş temposunu da birlikte götürmeye çalıştığınızda çok yorucu oluyor. Bunları yapmadığımda da insanları kırdığımı düşünüyorum .O yüzden başlarda daha çok zorlanıyordum,  şimdi daha kolay çünkü insanlar da alıştı; çok fazla çalışan ve iş yaşamında aktif olan kadın var artık. Herkes daha anlayışlı karşılıyor.

Sektörde kadın olarak karşılaştığın zorluklar neler?

Erkek egemen bir ülkede yaşıyoruz ancak ben, sektörüm adına kendimi  avantajlı görüyorum. Tekstil sektörünün, kadın elinin değdiği ve güzelleştirdiği bir sektör olduğuna inanıyorum, o yüzden kendimi şanslı hissediyorum. Yine de yeterince söz hakkımız olduğunu düşünmüyorum, daha fazla cesur kadın olmalı, STK’larda, siyasette, üretimde,yönetimde her yerde daha fazla söz hakkımız olmalı ve daha fazla yer almalıyız .Tabii hem anne hem eş olup hem de onca sorumluluk alıp iş hayatında da başarılı olmak ve de söz sahibi olmak her kadının yapabileceği bir şey değil.  Çok fazla fedakarlık gerektiriyor ancak geleceğimiz için, ülkemiz için çok ama çok önemli.

Senin ilham kaynağın ne?

Benim ilham kaynağım etrafımdaki  tüm güzellikler, yaşadığım an, etrafımda olan ve şükrettiğim herşey. Çocuklarım, annem ve anneannemden çok ilham alıyorum. Hayatı seviyorum, yaşamayı seviyorum, keyif almayı seviyorum ve bunlardan feyzalıp yeni bir şeyler yaratmayı çok seviyorum.

Çok isteyip gerçekleştirdiğin – Shikka ya da başka bir şey – bir hayalini hatırla şimdi. Hayalini gerçekleştirene kadar zorluklar yaşadın mı ya da ne gibi zorluklar? Ve nasıl üstesinden geldin de başarıya ulaştın?

Sanırım biraz fazla inatçıyım ve zararlı olmayan ama beni başarıya götüren bir hırsım da var. Doğru stratejilerle, doğru kurgularla, iyi planlamayla ve öz disiplinle üstesinden geliyorum zorlukların. İnan bana ne Gardenya’nın kuruluşu ne Shikka’nın doğusu hiç kolay olmadı. Hayallerle  ortaya çıktı ve bu hayaller gerçeğe hiç de kolay dönüşmedi. Pozitif düşünce gücüne ve  mucizelere çok inanıyorum.

Çocukluk hayalin ile şu anki mevcut durumun arasında farklar var mı, hayatını gerçekleştirdiğini düşünüyor musun?

Sanırım çoğunu gerçekleştirdim ama hayalini kurduğum ve yapmayı çok fazla istediğim şeyler daha var umarım onları da gerçekleştirebilirim.

Yurtdışına çok sık gidiyorsun işin gereği. Oralarda Türk iş kadınına nasıl bakılıyor, yaşadığın ilginç bir şey var mı?

Saygıyla ve biraz da şaşkınlıkla karşılıyorlar Türk iş kadını olmanızı. Maalesef özellikle son zamanlarda yaşadığımız olaylar ve diğer ülkelerin Türkiye’ye bakışı çok farklı, sadece TV’de gördüklerinden ibaret Bizleri karşılarında gördüklerinde Türk olduğumuza inanamıyorlar. Biz elimizden geldiğince, yapabildiğimiz ölçüde ülkemizi ve kendimizi en iyi şekilde anlatmaya, tanıtmaya, üretmeye ve satmaya devam edeceğiz.

Hobilerin var mı, bu kadar yoğunluk içinde vakit ayırabiliyor musun?

Kitap okumayı çok seviyorum. Özellikle çok fazla seyahat ettiğim için uçakta bol bol okuyabiliyorum. Sinemaya gitmeyi, pilates yapmayı ,çocuklarımla ve  arkadaşlarımla vakit geçirmeyi çok seviyorum .

Geleceğin iş kadınlarına neler önerirsin?

Hayallerinin peşinden gitsinler. Hayal kurmaktan, doğru hedefler koymaktan ve de bunlar için gerekli şartları oluşturmaktan yılmasınlar. Bu ülkeyi bize emanet eden Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün değerli evlatları ve de kızları olarak azimle yorulmadan çalışmayı öneriyorum.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here