Nereye Katılsak

Seferihisar Akarca’da Rüzgar Sörfü

16 Ağustos 2017

Minnacıktı, öyle ki bedenine uygun board bile bulunamamıştı ilk yıl. Sonraki yıl; rüzgarla tanıştı, doğayı anlamaya başladı. Sonraki yıl; deniz üzerinde pek çok taşıttan hızlı gitmenin tadına vardı, özgür olmanın keyfini yaşadı. Bu yıl, denge ve hakimiyetin doruğunda kendine güvenmenin hazzını ve haklı gururunu yaşadı. Böyle başladı ve devam ediyor bizim rüzgar sörfü hikayemiz.

Daha önce Seferihisar’da rüzgar sörfü hakkındaki yazım (TIK TIK)  çok ilgi görmüş, o yazı sonrasında sörfle tanışan pek çok kişiden yorumlar almıştım. Bizim sörf ve Seferihisar ile tanışmamız sevgili yol arkadaşım Armağan Portakal sayesinde oldu. Sonrasında da hayatımıza Okan Aslay girdi ve kızım için yeni bir ilgi alanı daha oluştu. Sörf hakkında detaylı bilgileri siz zaten her yerden edinebilirsiniz ama ben kızımda dört yıl boyunca gördüğüm gelişimi yazmak istiyorum.

İşte 13 yaşındaki kızımın dilinden rüzgar sörfünün faydaları;

  • Eğleniyorum
  • Rahatlıyorum
  • Doğayla uyumlu olmayı öğreniyorum
  • Sabahları üşengeçliğimi üzerimden atıyorum
  • Deniz üzerinde bir araç kullanıyorum hissi harika
  • Dengede durmaya çalışmak çok eğlenceli
  • Normalde soğuk denize giremem, mecburen girmiş oluyorum
  • Kendime güvenim artıyor

Önümüzde bayram tatili var ve bana çok sık gelen sorulardan biri de çocukla Ege’de gidilebilecek sakin yerler neler olabilir…İşte ben Seferihisar Sığacık’ı öneriyorum. Gitmişken de ailece bu sporla tanışın diyorum. Sadece çocuklar değil yetişkinler de Okan’ın Akarca sahilindeki rüzgar sörfü merkezinden zevk alacak, emin olun.

Seferihisar’da sörf merkezleri deyince akla ilk Akarca, Akarca deyince de Akarca Sörf Merkezi gelir bizim için.

www.akarcawindsurf.com

Konaklama:

Teos Ormancı Tatil Köyü: 0232.748.74.74

Clementine Suits: www.clementinesuits.com

Sığacık Gardenya Otel: www.sigacikgardenya.com

No Comments

Leave a Reply

Berlin in Berlin ödül almış, ödülden çok filmdeki erotik sahne konuşuluyor, Uğur Mumcu öldürülmüş…Nihan’ın iki ülke ve 20 yıllık zaman dilimini kapsayan hikayesinin arka fonunda Türkiye’nin o yıllardaki sosyal ve siyasi panoraması var…

Kitabı okurken Banu Tozluyurt’un tanınmış yazarlara; bir Banu’luk yer açın ben geliyorum diyen ayak sesleri duyuluyor…

Nihan, Kamer ve Seval’i babaları cumartesi günleri halaları Ayla’nın oturduğu Kadıköy’e götürürdü. Belki de balıkçılar çarşısında balık alırken yanlarından geçtiniz. Ya da Üsküdar’dan Nihan’la aynı vapura bindiniz, yanyana oturdunuz… Hikayedeki gerçeklik duygusu o kadar geçiyor ki insana sokakta yürüyen bir genç kıza acaba bu Nihan’mı diye bakabilirsiniz…

Lale Celepoğlu

D & R    /    İdefix    /    Kitap Yurdu    /    Babil.com