10.Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu

2

Pişmiş toprak mı, o da ne dediğinizi okur gibiyim. Ben de aynen böyle düşünmüştüm 10.Uluslararası Eskişehir Toprak Sempozyumu için davet edildiğimizde. Evet bu kez İki Kadın Anadolu’da olarak Eskişehir’deydik Armağan Portakal ile. Daha önce defalarca bu kültür şehrinde bulunan biz, bu defa sanki ilk defa gitmiş gibi çok farklı yönüyle gezdik, tanıdık Eskişehir’i.

iki kadın anadoluda

Tarihte imalatı yapılan ilk yapı malzemesi pişmiş toprak öyle bir sacayağında harmanlanmış ve ortaya öyle özel bir organizasyon çıkmış ki, yerli yabancı sanatçılar, akademisyenler, öğrenciler, firmalar, belediye çalışanları, halktan yaşlı, genç, çocuk herkes, birlikte bu projenin bir parçası. En güzel tanımlamayı da on yıldır bu organizasyonun sanat danışmanlığını yapan Prof Bilgehan Uzuner yapıyor: Anadolu’ya ait dev bir sanat imecesi.

Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu’nun adı nasıl konmuş

Uluslararası Pişmiş Toprak Sempozyumunun adı biraz bilimsel geliyor öyle değil mi? Yani sempozyum kelimesi sanki bu organizasyonun sadece akademisyenlere ya da seramik sanatıyla ilgilenenlere yönelik olduğunu hissettiriyor ilk başta ama öyle değil. Bu konuda Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç bizi çok iyi aydınlatıyor. Şöyle ki bu işte sanat var; yurt içinden yurt dışından farklı alanlardaki sanatçılar gelip eserlerini, yaratıcılıklarını ortaya koyuyorlar. Bu işte sektör var; kurumsal firmalar malzeme temininde sponsor oluyorlar ki, yıllardır Başak Kiremit bu konuda ana sponsor. Bu işte bilim var; ileriye yönelik arşiv olması açısından bildiriler yayınlıyorlar ki bugüne kadar 370’e yakın bildiri olmuş. On beş gün boyunca Eti firmasının ilk fabrikası olan ve şu anda tarihi eser niteliğinde sayılabilecek alanda sanatçılar, üniversite öğrencileri bir arada çalışıyor, halk gezerken, işin mutfağını görüyor. Galeride hazır eserleri gezer gibi gezmeyip, çabayı da gördüğünden organizasyonu daha çok sahipleniyor. Bence şehrin park ve bahçelerinde sergilenen eserlerin zarar görmemesi de halkın bu bilinci sayesinde.

Pişmiş topraktan yapılmış 301 baret Soma'da ölen madencileri temsil etmekte. Sanatçı, Özgür Kaptan
Pişmiş topraktan yapılmış 301 baret Soma’da ölen madencileri temsil etmekte. Sanatçı, Özgür Kaptan

Onuncusu yapılan sempozyuma bugüne kadar 100 sanatçı katılmış. Her yıl katılan on sanatçıdan beşi Türk beşi yabancı oluyormuş, bu yıl altı yabancı vardı. Bugüne kadar 110 eser ortaya çıkmış ve hepsi şehrin yeşil alanlarında insanlarla beraber yaşıyor.

img_8799

Sempozyumun bir teması olmuyor. Herkes serbest, istediği eseri çalışıyor. Bu arada farklı disiplinlerden herkes katılabiliyor sempozyuma, yani illa heykel ya da seramik sanatçısı olmak gerekmiyor. Kendi atölyelerinde, kendi şartlarında ve konsantrasyonlarıyla çalışan sanatçılar burada tam bir takım çalışması sergiliyor. Her şeyi paylaşmak durumundalar. Öğrencilerin asistanlık yaptığı sanatçılar, eserlerinin montajında belediye fen işleri çalışanlarından destek alıyorlar. Herkes uzmanlığı ve becerisi kadar tüm sürecin içinde. Böyle olunca da herkes önemli ve değerli burada. Bilgehan Uzuner’in dediği “Dev Sanat İmecesi” burada yine kendini doğruluyor.

Pişmiş Toprak SempozyumuAnadolu’da belki de kaybetmeye yüz tutmuş imece kültürünü, eğitimde Halk Evleri, Köy Enstitüleri modelini sanat boyutuyla yaşatan Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu, çocuk atölyeleri, yemek yarışmaları, torna yarışmaları, konserleriyle her şehirde örneklerinin çoğalmasını dileyeceğim harika bir organizasyon açıkçası.

Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu

Pişmiş Toprak Sempozyumuna Katılım

Sempozyum her yıl eylül-ekim ayları arasında on beş gün sürüyor. Herkese açık, ha siz derseniz ki ben katılımcı olmak istiyorum, şu özelliklerim ve projem var, o zaman belediye ile irtibatta kalın ve başvuru tarihlerini kaçırmayın. Bilimsel ve görsel kuruldan geçen projeler kabul ediliyor. Ben de bu süreçte bir kase yaptım ama benimki tamamen hobi boyutunda.

 

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here