Bu Kez Tacize Uğrayan Bendim

14

Çalışmadığım bir Çarşamba. Önce her gün için hedeflediğim on bin adım yürüyüşümün yarısını tamamladım ve bir arkadaşımla kahve içtim.  Kalan adımlar için eve yürürken kızım aradı ve hasta olduğu için kendisini okuldan erken almamı istedi. Adımlarımı hızlandırdım ve evimize çok yakın bir süpermarkete girdim. Çorba için tavuk, güçlendirici biraz meyve ve hepinizin tahmin edeceği ev alışverişi derken marketten çıktım. Yirmili yaşlarda bana göre yakışıklı, temiz giyimli, bebek yüzlü bir delikanlı bir şey soracakmış gibi yanıma yaklaştı, ağzında bir şeyler geveleyip uzaklaştı. Ne dediği hiç anlaşılmıyordu. Duyamadım herhalde dedim ve elimde torbalarla yürümeye devam ettim. Bu genç önümden yürürken sürekli arkasına dönüp beni kontrol ediyordu. Yavaşladım, geride kalmak için. O da yavaşladı. Hızlandım onun önüne geçtim o da hızlandı. Bir yerde durdum telefonla konuşuyor gibi yaptım ki gitsin. O da durdu ve elindeki telefonla çaktırmadan fotoğrafımı çekti ya da çeker gibi yaptı. Bir ağacın arkasına saklandım, göremesin diye. Ağacın önüne geçmeye ve beni görmeye çalıştı. Bir kadının arkasına geçtim, göz temasımız kesilsin diye, ısrarla göz teması kuruyordu benimle. Bostancı minibüs caddesinde karşıdan karşıya geçtim tam da mahallemiz. Israrla arkamdan geliyordu. Eve yaklaşmıştım ama nerede oturduğumu bilsin istemedim ve komşumuz olan oto yıkamaya girdim, o da girdi. Artık pes dedim. Çünkü yanımda duruyordu. Güvenli bir alanda olduğumu bildiğimden bağırmaya başladım – beni niye takip ediyorsun, kimsin sen, telefonundan fotoğraflarımı çektin çabuk onları ver gibi – ağzıma ne gelirse söylüyordum. Bu arada araba yıkayan çocuklar beni tanıdıkları için şaşırdılar, tam ne olduğunu anlayamadılar. Genç benimle geldiği için tanıdığım sandılar önce. Bu çocuk beni takip ediyor dediğimde çocuğa kimsin sen, yengeyi niye rahatsız ediyorsun deyince, ben kimseyi rahatsız etmiyorum, siz kimsiniz, siz beni korkutamazsınız, ben kimseyi takip etmem gibi saçma sapan ama son derece tutuk konuşmalarla yanıt verdi. Telefonunu ver fotoğraflara bakacağım dedim, önce al dedi sonra çekti. Çok yakınında olduğum için fiziksel zarar vereceğini düşünüp geri çekildim. O anda oto yıkamacıdaki çocukların gence bir zarar vereceğinden de korktum. Mahallemizin ablası bizim ablamızdır, bizim buralarda hala geçerli. Yürü git demelerine kalmadan arkasını dönüp küfür sallayıp gitti bu arkadaş.

Sinirden, çaresizlikten, ne yapacağımı bilememekten ve en önemlisi 16 yaşındaki kızımı takip etseydi diye düşünmekten ne yapacağımı bilemez halde otoparkımızdan arabamı aldım ve kızımı okuldan almaya gittim. Döndüğümde aklıma kamera kayıtları olabileceği geldi ve hemen oto yıkamaya gittim. O güne kadar yapılmayan güncellemeyi o gün yapmış içerideki çalışan ve benim olayı yaşadığım zamana kadar her şey var ama sonrası yok. Şimdi güvenlik şirketinden bulup bulamayacaklarını araştırıyorlar. Bu arada hemen yan dükkanın kamerasına baktık, o da dükkanın içini gösteriyor, dışarısı yok.

Beni bu şekilde gözümün içine baka baka takip etmeseydi ben hayatta anlamazdım ve apartmana kadar gelirdim. Belki ben de bir Ceren Özdemir katili ile karşı karşıyaydım. Ben değil on altı yaşındaki kızım olsaydı… Takip edildiğini anlamayıp eve kadar gelebilirdi, takip edildiğini anlayıp bu yakışıklı genç onu takip ettiği için hoşuna gidebilirdi, yaşı gereği bunlar ince konular. Ben evde olmasam bu genç yukarı kadar çıkabilirdi… Düşündükçe çıldıracak gibi oluyorsunuz değil mi?

İstanbul’un göbeğinde, en eski mahallelerinden birinde, gündüz vakti, kalabalığın olduğu bir ortamda tacize uğradım. Seni elledi mi, laf mı attı, darp mı etti de taciz diyorsun diyebilirsiniz. Psikolojik ya da cinsel tacizin dibidir bu. İsteğiniz dışında birinin sizi takip etmesi, beden dili ile rahatsız etmesi, korkutması, küfür etmesi, cinsel içerikli şakalar yapması, isteğiniz dışında cinsel içerikli videolar yollaması, fıkra anlatması bunların hepsi tacizdir.

Bu olayda belki sakin davrandım ama doğru davranmadım. O anda polisi aramalıydım, çevremdekilere beni taciz ettiğini söylemeliydim, daha çok bağırmalıydım ama yapamadım çünkü ben hala kendimden şüphe ediyordum, acaba yanlış mı anlıyorum, acaba öylesine mi geldi, şimdi esnaf çocuğa zarar verirse iş büyür mü, hatta bir ara acaba taytın üstündeki tişörtüm kısa kaldı da dikkat mi çektim bile dedim kendi kendime.

Şimdi kamera kaydını bulup oradan fotoğrafını çekip polise bildirmek tek isteğim.

Dünyada her üç kadından biri fiziksel ya da psikolojik şiddete maruz kalıyor ve işte o üçten biri dün bendim. Bugün sen, yarın belki benim kızım, senin oğlun. Susmayalım ve tepkimizi gösterelim. Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü pırlantalarla, şık yemeklerle, çiçeklerle kutlayacak zamanda değiliz. Zaman, kadın cinayetlerini, rakamları, tacizi ve bunları sona erdirecek zihniyetleri konuşma zamanı.

14 YORUMLAR

  1. Çok geçmiş olsun canım. O kadar haklısın ki… Sırf anlattığın sebeplerden, yapmaktan büyük keyif aldığım sabah yürüyüşlerine bile çıkamıyorum tek başıma…

  2. Banucum çok geçmiş olsun. Çok haklısın bu tür vakalar patlamaya hazır mayınlar gibi hepimizin etrafında. Kime ne zaman geleceği belli değil. Olabildiğince açığa çıkarmak bu tarz kişileri en doğrusu gibi. Tekrar geçmiş olsun.

  3. ÖNcelikle geçmiş olsun Banucuğum,
    Bu tür insanların varlığı tüylerimizi ürpertiyor
    Senin gibi kadınlar için uğraşan, farkındalık yaratmaya çalışan bir kadının başına gelmesi ise ayrıca düşündürücü
    Senin bunu bire bir yaşamış olman bu konudaki mücadelende sana daha çok gü.ç verecektir eminim
    geçen yıllarda benim de başıma geldi çok korkmuştum ama hiç birşey yapmadığım için kendime kızdım
    ben kocamna kadınım ya gençlerin başına gelse nasıl bir travma olur
    arabayla tam da bizim sitenin içinde ilkokulun olduğu sokakta takip etti beni yavaşlıyorum araba yavaşlıyor hızlanıyorum hızlanıyor
    sinirden plakasını alıp polise şikayet etmeyi aklıma getirmedim
    ama ya öğrenci bir kıza da aynını yapsa diye düşündüm nasıl kötü bir taciz
    tekrar geçmiş olsun

  4. Selam Banu hanım ben sizi Toronto dan beri takip ediyorum sık sık canlı yayınlarınızı izlerdim. Benimde 14 yaşında bir oğlum var inanın bende bu yaşımda korkar oldum bir yere gitmeye Almanyada yaşıyorum , heryer kötü artık gerçekten paronaya olduk hele Türkiye de Taksi ye tek başıma binemiyorum Allah yardımcımız olsun Sizede çok geçmiş olsun

  5. Banucuğum böyle bir olayı yaşamana çok üzüldüm. Kızlarımıza da olabilir. Bu mahluk yine devam eder tacizlere. Polise mutlaka bildir derim. Çok geçmiş olsun.

  6. Çok geçmiş olsun Sevgili Banu Tozluyurt . Okurken yaşadıklarını hissettim ne kadar büyüsekte bir yerde donup kalıyoruz.Çünkü çocuklarımız ve duyduğumuz kaygı her şeyin önüne geçiyor…Umarım tez bulunur kalpler ferahlar .Sağlık ve güzellikle kalın.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here