Çocuk istismarına hayır

6

Anne olmak insana neler yaptırıyor. Eskiden olsa işim olan eğitimcilik dışında hiçbir kuvvet beni pazar sabahı kaldırıp, gözünü açar açmaz bir Cinsel İstismar seminerine götüremezdi. Fakat konu çocuklarda cinsel istismar nedir, nasıl olur, istismardan çocuklarımızı korumak için neler yapmalıyız ve bu konuda hukuki yaptırımlar nelerdir gibi konular olunca bir gece önceden saati kurup sabah hiç üşenmeden yola çıkabiliyorsunuz. Seminerin olduğu salona girip o saatteki kalabalığı görünce çok daha mutlu oldum. Bu kadar önemli bir konuda bu kadar kalabalık bir anne grubunu görmek beni çok mutlu etti. Bu arada seminer sadece anneler için değildi ama babalar sanırım evde çocuklara bakıyordu.

 

 

Fikirdenk’in organize ettiği bu bilinçlendirme seminerinde klinik psikolog Pınar Mermer – benim de Duru için her zaman danıştığım sevgili arkadaşım –  ve Avukatlar Seray Uysal ve Ebru Arayan’ın konuşmacıydı. İnternet Anneleri teknik desteği sağlayarak online katılımı sağladı. Unnado ise sponsordu. Hotel Altunizade Mercure’de gerçekleşen seminer Pınar’ın olaya psikolojik açıdan bakışı ve çocuklarda cinsel eğitimden, cinsel istismarın ne olduğu, nasıl anlaşıldığı, yetişkin olunca yaratacağı sorunlar gibi konuşulması zor ama çok önemli konularla başladı. Daha sonra avukatlar ülkemizdeki yasal yaptırımlardan, hukukun yeterli olup olamadığı konularda yaşadıklarından ve örnek vakalardan bahsettiler. Bir Pazar günü için hiç hoş konular değildi, patladım, kızdım, ağladım sonrasında ama maalesef hepsi gerçekti ve herkesin yaşayabileceği konulardı. Bu nedenle paylaşılanları elimden geldiğince aktarmayı bir vatandaşlık, annelik görevi olarak görüyorum.

Önce Pınar Mermer’in anlattıklarıyla başlıyorum…

Cinsellik bizim ülkemizde bir tabu, çok fazla konuşulmaz, yasak, ayıp, günahtır. Cinsellikle ilgili yeterli bilgisi olmayan kişiler cinsel istismara çok daha açık olabiliyor.

“Büyüdüğümüz evlerde cinselliğin C’si konuşulmadı” diyenler el kaldırsın dedi Pınar ve salonun tamamının elleri havadaydı.

“Ailenize bir soru sordunuz, yasak, ayıp, günah gibi yanıtlar aldınız” bu yanıtları alanlar el kaldırsın deyince bu kez salonun tamamı olmasa bile çoğunluk yine el kaldırdı. Zaten yetiştirilme tarzlarımız bile bizlerin ne kadar cinsellikle tanışık olduğumuzu gösteriyordu.

Bebekler daha 5-6 aylık iken elleri yavaş yavaş aşağıya indiğinde anne babalar panik olur. Ne oluyor, aman ellemesin, alışır sonra… gibi yaklaşımlarla çocuğu bu davranışından vazgeçirtmeye çalışıyor. 3-5 yaş döneminde cinsel organıyla oynamak, ben nasıl oldum, kızların çişi nereden gelir gibi sorularla sık sık karşılaşır ebeveynler. Tuvalet eğitimi sırasında çıplak gezme isteği, sürekli cinsel organını tutma çok sık görülür. Özellikle Pınar, herkesin içinde cinsel organıyla oynayan ya da olur olmaz yerde çıplak gezen çocuklara şu şekilde konuşmanın doğru olabileceğini vurguluyor;

“Senin bedenin değerli, sen çok değerlisin, bunu herkesin görmesine gerek yok. Herkesin içinde yapmasan daha iyi olur”

Bu dönemde çocuklar bol bol cinsellik hakkında sorular sorar. Yine bu dönemde onlarla sık sık bu konuşmaları konuşmak olabildiğince bir şeyleri anlatmak çok önemli.

Ne zaman kafana bir soru takılırsa gelip bana sorabilirsin yaklaşımı da o yaş çocuklarına söylenebilecek sözlerden.

Pınar’ın özellikle altını çizdiği konu var ki; çocuklara açıklama yaparken yaşına göre açıklamalar yapmak ve sormadığı sorularla ilgili yanıt vermemek gerekir.

Biz yetişkin olarak kaygılandığımızda çok konuşabiliyoruz ve çocuğa gereksiz fazla açıklamalar yapabiliyoruz. Bu konuda Pınar, 3-10 yaş arası çocuklar için resimli kitaplar okumanın faydalı olabileceğini söyledi. Özellikle okuma yazma bilmeyen yaş grupları için bu kitaplardan çok faydalanabileceğimizi belirtti.

Yani özet olarak çocuklara cinsel eğitimi yaşına göre doz doz vereceğimizi ve bunu yaparken hangi yöntemleri kullanabileceğimizi açıkladı.

Cinsel istismar nedir?

Bir yetişkinin bir çocuğa dayattığı cinsel motivasyonlu davranışlar…Tabii bu arada çocuğun çocuğa istismarından da bahsetmek mümkün. Farkındayım okurken bile çok zorlanıyorsunuz.

Çocuklarda cinsel istismar nasıl sonuçlar doğurur?

–          Özgüveni zedeler

–          Çocukta hayat boyu ruhsal yaralar bırakır

–          İstismara uğramak bir travma sebebidir. Kendisinin hayati tehlike altına girdiğini hissettiren şeyler, dünyaya inancınızın sarsıldığı durumlar travmadır.

Çocuğumuzun cinsel istismara uğrayıp uğramadığını nasıl anlarız?

–Son zamanlarda  çocuğunuzun uyku ve yemek düzeninde gözle görülür değişimler

– Tırnak yeme,

– Alt ıslatma,

–  Öfke patlamaları,

-Yalan söyleme,

-Belli bir yetişkinle bir araya gelmek istememe,

– Korku

– Gece çığlık atarak uyanma,

– Kabuslar,

– İçe kapanma veya aşırı dışadönüklük

– Sık değişen duygu durumu

– Özgüven eksikliği

-Takıntılar

– Yoğun suçluluk hissi

-Anne babaya öfke, düşmanlık

– Okuldan kaçma

 

Bu sinyaller ise başka bir travmatik deneyimin habercisi olabileceği gibi genelde cinsel istismar mağduru çocuklarda karşılaşılan belirtilerdir.

–          Açıklanamayan morluk, kızarıklıklar

–          Nedensiz karın ağrıları, vücut ağrıları

–          Genital bölge ve çevresinde acı, kaşınma, yanma

–          Yürüme ve oturmada zorluk

–          İdrar yolu enfeksiyonu

–          Sıcak günlerde üstünü çıkarmaktan kaçınma

–          Yaşından beklenmeyecek cinsel bilgi

–          Baştan çıkarmaya yönelik davranışlar

–          Yetişkin cinsel ilişki davranışlarını taklit etme

–          Bebekleri ve diğer oyuncaklarıyla yetişkin cinsel ilişki biçimlerini taklit edici oyunlar

 

Çocuklarımızı cinsel istismardan nasıl koruruz?

–          Çocuklarımızla açık ve dürüst bir iletişim kurmak

–          Okuldan veya başka bir yerden geldiğinde gününün nasıl geçtiğini sormak

–          O gün hoşuna gitmeyen herhangi bir şey olup olmadığını sormak

–          Çocuklarımıza iyi dokunma ve kötü dokunma arasındaki farkı öğretmek

–          Güvenmediğimiz kişilerle yalnız bırakmamak

–          Yaşıtlarıyla oyun oynamasını sağlamak

–          Oyun zamanlarda arada kontrol etmek

–          Çocuklar ne söylerse söylesin onlara inanmak

 

Maalesef bunları dinlemek benim için çok zordu, yazmak daha da zor oldu ama son zamanlarda artan cinsel istismar olaylarına karşı bilinçlenmek ve bilinçlendirmek çok önemli. Üstelik cinsel istismarın en çok görüldüğü kişiler olarak, sporcu koçları, servis şoförleri, hizmet davranışlarında bulunan kişiler (bakıcı vs) olduğunu duyunca çok daha hassas oldum. Bunları avukatlar söyledi. Neye dayanarak? Ellerinde olan davalara dayanarak. Bir antrenör yıllardır koçluk yaptığı öğrencisini evine temizlik yapmasına yardımcı olması için çağırıyor ve temizlik bitince ödül olarak masaj yapmayı teklif ediyor. Genç karşı gelemiyor üzmemek için. Masaj başlıyor ve bir süre sonra cinsel içerikli hareketlere dönüşüyor. Genç gitmek istiyor ama ayıp olur diyerek vazgeçiyor ve uyuma taklidi yapıyor. Sebebi de antrenöre; bu hareketlerden etkilenmiyorum mesajı vermek. Antrenör gencin uyuduğunu görünce vazgeçiyor ve genç gidiyor. Sonrasında genç antrenörünü dava ediyor. Yedi yıl süren dava sonunda antrenör beraat ediyor. Gencin sessiz kalması, olaya göz yumması, olay sırasında suç sayılacak bir eylem olmaması geçerli sebepler ???

 

Türk Ceza Kanununda çocuğun cinsel istismarına ilişkin hukuk kuralları ve hakları bir sonraki yazımda paylaşacağım ama İstanbul Barosu Adli Yardım Bürosu web sitesine ve telefon numaralarına buradan ulaşabilirsiniz.

6 YORUMLAR

  1. elim ayagim titriyor bu sekilde yasananlari gorunce. hic mi vicdan yok sizde nasil yetistiniz gercekten anlamiyorum. o kucucuk cocugun dunyasini karartmaya hakkiniz var mi ya…Banucum kalemine saglik…

  2. Her gittiğim yerde minicik bebeklerin saflığı,güzelliği,korunmasızlığı dikkatimi çekiyor..Onları severken ise aklıma her türlü onlara zarar verebilen insanlar geliyor.Neden,niçin,nasıllar çok uzun ve karışık belki..Ama eğitimde çoklar var yapılması gereken.Bunların her türlüsünde katkıda bulunan insanları(sizleri)tebrik ediyorum..EĞİTİM ŞART!

  3. Yazı gerçekten çocuk istismarı konusunda baya bilgilendirici ve dikkat çekici olmuş elinize sağlık Banu Hanım. Birde bizim kültürümüz gereği bazı anneler ve babalar çocuklarımıza yanlış eğitimler vermekte büyüklere saygı ve sevgi konusu çok yanlış anlaşılmakta. Çocuklara ‘öp amcayı, öp teyzeyi’ ‘git teyzenin kucağına’ ‘amcaya sarıl öp’ gibi komut cümleleri vermek, çocukların bilinç altlarında ‘bunu yapmalıyım’ etkisi bırakmaktadır. Daha sonra herkse bu şekilde savunmasızca izin verme yetisine itiliyor çocuklar. Birde çocuklar her kötü bişey yaptığında genel olarak ‘seni polise veririm!’, ‘sana iğne vurdururum!’ gibi tehtit içerici cümlelerde çocuklarda bilinç altına işliyor. Bırakın çocuklar başları belaya girdiğinde veya en acil durumlarda polise gitmesi gerektiğini bilsin ve onları güvenli bilsin. Polisi, doktoru tehdit olarak göstermeyin. Hepimiz bu tür haberleri okuyunca çok üzülüyoruz canımız yanıyor ve sinirleniyoruz fakat çocuklarımızı eğitmek ve bilgilendirmek bizim elimizde olan bişey.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here