Kapadokya’nın En Eski Yerleşim Yerlerinden Çavuşin Köyü

0

Çavuşin Köyü’nü önce balonla üstünden geçerken keşfettim. Daha doğrusu pilotumuz burası Kapadokya’nın en eski yerleşim yerlerinden biri deyince fark ettim. Daha önce geldiğimde çok köy gezmiştim ama buraya nedense uğramamışım. Balonla antik taş evlere iyice yaklaşınca artık terk edilmiş halde olan bu köyün çok farklı bir gizemi olduğunu hissettim. Alt bölgede atalarından kalan köyü terk etmeyip yeni, daha modern bir yerleşim alanı kurmuş köylüler yaşarken yukarıda, rüzgarın aşındırdığı taşların ve kiliselerin arasında güvercinler yaşıyor şu anda.

Balondan inip yere ayak basınca aynı günün öğleden sonrasında Çavuşin’de aldım soluğu. 1924 mübadelesinden önce bu bölgede çok fazla Rum komutan yaşadığından dolayı köyün adı Çavuş ini, zamanla Çavuşin olmuş.  Köye girdiğinizde tipik bir turistik Anadolu köyü ile karşılaşıyorsunuz; kocaman bir meydanı, kahvesi, hediyelik eşya satan dükkanları. Meydandan yukarı doğru yürümeye başlayınca her bir dükkanın altında birbirine bağlı olan mağaraların olduğunu söylüyor size dükkan sahipleri. Romalıların baskısından kaçan Hıristiyan dervişlerin dinlerini daha rahat yaşamak için açtıkları oyuklar bunlar. İlerledikçe Çavuşin ve Vaftizci Yahya Kilisesi görmeden geçmeyin dediklerimden. Neden bunu hatırlatıyorum çünkü köyde yürümek çok keyifli, bir yandan doğanın renkleri diğer yanda peri bacalarının ihtişamı insan nereye bakacağını şaşırıyor. Zaten dünyada sayılı yürüyüş yollarından biriymiş Kapadokya bölgesi. Sağlı sollu manastırların, kiliselerin arasından yürümek. Hangi ülkede var böyle zenginlikler?

Çavuşin deyince akla gelen bir başka özellik de dağların içindeki özellikle patates ve yazın da limonların saklandığı depolar. Bu depolar limonun sulanmasına yaradığı için özellikle yazın gidenler limonata içmeden dönmesin diyorlar. Çavuşin halkının geçim kaynağı bu depolar olmakla beraber Avanos’a çok yakın olması sebebiyle seramikçilik de çok yaygın.

Göreme-Avanos yolu üzerinde, Göreme’ye iki kilometre uzaklıkta olan Çavuşin’de közde kahve içmeyi, mevsimine göre limonata, nar suyu, kırmızı şarap tatmayı ihmal etmeyin.

Verdiği bilgiler için Ali Karcı’ya -Ohmyguideturkey – teşekkürler.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here