Korona Günlerinde Evden Çalışan Kadın Olmanın Dramı

4

11 Mayıs itibarıyla alışveriş merkezleri açıldı. Bununla eş zamanlı olarak bazı şirketlerde de çalışanlar ufak ufak ofislere dönmeye başladılar. Şimdi ofislere dönmeye başladılar yazınca sanki tatil bitti, çalışma hayatına geri dönülüyor gibi anlayabilirsiniz ama bir grup var ki onlar korona sürecinde hiç tatile girmediler. Hatta mesai süreleri günün yirmi dört saati oldu. Peki ama kim bunlar?

Plazalarda, kapalı kübiklerde, ofislerde çalışırken bir anda evden çalışmaya başlayan kadınlar, özellikle de anneler. Sabah evlerinden çıkıp işe giden, çocukları okulda ya da evde büyükannelerle, yardımcı kadınlarla olan ve akşam işte eve dönüp, çocuklarıyla ilgilenip bu rutini yaşayan kadınların hayatı epey zorlaştı bu süreçte. Ev işi, ofis işi, günde üç öğün yemek hazırlama, çocukların online ders takibi, ödevlerin programlara yüklenmesi, kulağında kulaklık bir yandan toplantı halindeyken diğer yandan çocuğuyla boyama yapan, hamur açan, aktivitede bulunan ve bunları iki aydır her gün ve yardımcısız yapan annelerden bahsediyorum. Bir çocuk annesini evde gördüğü anda artık o çocuğa annesinin aslında çalışıyor olduğunu anlatamazsınız hele ki oyun çağındaysa. Onunla vakit geçirmek, oynamak için elinden geleni ardına koymayacaktır.

Kızım on altı yaşında ve öz bakım da dahil pek çok konuda bana olan bağımlılığı bitmesine rağmen, tam bir işe odaklanmış çalışırken gelip bir şey istemesi tüm konsantrasyonumu bozuyor. Biri dört diğeri on yaşında iki çocuk annesi olan ve çok yoğun çalışan kız kardeşimi düşününce gerçekten çok üzülüyorum. Düşünsenize görüntülü bir toplantı sırasında küçük kızınız kakasını yapıyor ve  “anneee popomu siler misin” diye sizi çağırıyor. Hadi bakalım, bir de bekar anneyseniz ve evde sizden başka yetişkin yoksa buyurun buradan yakın.

Evde tüm bunlar yaşanırken işverenlerin, patronların bu kadınların evde boş oturduklarını düşünüp 7/24 bir şeyler istemeleri ve her an bilgisayarda aktif olmalarını talep etmeleri de ayrı bir konu. Gece ikide çalışanlarından rapor isteyen yönetici duydu bu kulaklar. Bununla birlikte iş için çok faydalı olacağını düşündüğü ücretsiz bir seminere katılmak isteyen arkadaşımız, iş saatleri içinde diye yöneticisinden onay alamadı. Yapmayın sayın siyolarrrr miyolarrrr biyolarrr uzaktan çalışma bu değildir, uzaktan çalışma yirmi dört saat sömürü değildir.

Evlerde teknik alt yapının bir şirketinki kadar güçlü olmadığını unutan kıymetli yöneticiler var bu alemde. Bir evde anne baba her ikisi de uzaktan çalışıyorsa ve diyelim ki tek çocukları var ve o da aynı saatlerde uzaktan eğitim alıyorsa, sistem zaman zaman çökebilir bu gayet normal. Normal olmayan, bunu anlayamayan yöneticisine mazeret bulmak için kıvranan, stres yaşayan hatta çocuğunu o gün derse sokmayıp şirketi kurtarmak zorunda kalan anneler.

Sokağa çıkma yasağı öncesi ise uzaktan çalışan anneler için tam bir kaos. Evdeki alışveriş listesini kontrol edip, acil durumlar için yedeğin yedeği olacak ihtiyaçları belirleyip bunları tedarik etmek, ilaçları yedeklemek, özel durumu olan çocuğu için yiyecek içecek temini, uzakta olan anne babası için online alışverişin tamamlanması ve evlerine gönderilmesi de çalışan kadının değişen iş tanımlarından sadece bazıları. Çocuklara kimi zaman psikolog olmak, onların sıkılmalarının normal olduğunu makul ve mantıklı sebeplerle açıklamak, eşinin bir kadından beklediği pozitif olmak her daim yüksek motivasyona sahip olmak , becerikli olmak, her işe yetmek ve aynı zamanda para kazanmak rollerini tam anlamıyla yerine getirmek, performansa dayalı yetkinliklerden birkaçı.

Sevgili hemcinsim tüm bunları yaşarken iş yerindekilere güçlü görünmek, motivasyonun en yüksek seviyede olduğunu hissettirmek, son derece enerjik olduğunu fark etmelerini sağlamak senin en birinci vazifendir. Tüm arkadaşların ekmek yapıp, hamurlar açarken ya da kitap okuyup, dizi filmlerin hangi sezonunda ne olmuş konuşurken ya da el-alem sabah sporundayken sen içinde bulunduğun bu ahval ve şerait içinde dahi modern kadının her şeye yeterim havasından asla vazgeçme, dik dur. Güzel günler göreceksin, güneşli günler, güneşli günlerde şemsiye altında toplantı yaparken kolluk şişireceğin günler çok yakında…

4 YORUMLAR

  1. Ahhh ahhhh.Banu hanım bu yazının içine girip 2 değil 3 çocuk ,bekar anne ,10 yaşındaki oğlu tatil değil uzaktan eğitimi kavrayamayan,5 yaşında ikiz kızı olan anne diyesim geldi.Toplanti programına cafe break koyacak kadar keyif aldigimizi düşünen yöneticilerime ,o kahveyi bile kendim yapacağım ne keyfi diyesim var.Firin ve bulaşık makinasının dili olsada konuşsa diyeceğim de ,benim dilim varda ne oluyor,konuşacak vaktim bile yok.Hatta,bunalıma girecegimde 3 çocukla ve çalışan bekar kadin olunca o bile boşver yaa girmesem daha iyi ,girince cikamazsam diyorum🤗.Hayalimde şu korona günleri bitsin izin alıp dinlenecegim diye kafamdan geciriyorum ,bilmemki delirdim mi😊ama oda olmaz güçlü kadınlar deliremez ,yapamam.Cunku arkamda bıraktığım kişilere uzun bir liste yapmalıyım ,o listede her babayigidin harcı değil.O zaman ,her şey güzel olacak,güzel gunler gorecegiz,krizi fırsata cevir,kendine hangi dersleri cikardin vb gibi seyleri aktif tutuyoruz.sevgiler

    • Sizi çok iyi anlıyorum. Güçlü olmak diye bir etiket yapıştırılıyor üzerimize, oysa ortalama olmak en güzeli. Dinleneceğiniz günler çok yakın olsun

  2. Bir de sosyal medya paylasimlari ve oradaki her konuda becerikli, bakimli, ultra yetenekli arkadas cevreleri ile sanirim yasadiklari psikolojik baski, yetersizlik duygusu, daha da cogunu yapmaliyim yapabilirim baskisi da cabasi. Salin gitsin diycem ama biliyorum ki hic biri kendini rahatlatmayip, bu stresli gunlerine daha cok stres katicak ozellikle de 30-45 yas arasindaki hemcinslerim.Tek sey kaliyor diyecek Allah yardimciniz olsun, her seye ragmen ne hissederseniz hissedin hepiniz tam olmaniz gerektigi gibisiniz yeterlisiniz😍

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here