Sanatla Randevu

0

Kırklı yaşlarımda başladım kendimle randevulaşmaya, kendim için vakit ayırıp sadece kendi istediklerimi yapmaya. Kırkında rüzgar sörfü denedim, bana çok yabancı bir ülkede hatta kıtada, daha önce hiç gidip görmediğim bir şehirde yaşadım mesela. Kah birilerine ilham verdim, kah birilerinden ilham aldım ama hep “iyi ki” dedim bu randevuların sonunda.

İşte yine kendime ayırdığım bir gündü, hem de adı “Sanatla Randevu”, üstelik sanatın en renklisi, hayatın kendisi, görmeyi, bakmayı öğreteni;  fotoğraf sanatı. Uzun zamandır fotoğraf alanında kendimi geliştirmek – eşim ve kızıma göre sıfırdan başlamam gerekiyor- istiyordum. Çok gezip çok yazmama rağmen, konu fotoğraf olunca biraz beceriksiz olduğumu düşünüyordum bugüne kadar. Ya açıyı tam yakalayamıyor, ya ışık sorunu yaşıyor ya da kol, bacak, ayak mutlaka bir uzvu kangren yapıp kesiyordum. Bugüne kadar dedim çünkü bugün ben fotoğraf çekerken görmeyi öğrendim. Eskiden sadece bakıyormuşum. Bunu da bana öğreten, sokak fotoğrafçılığı denince sadece Türkiye’de değil, uluslararası alanlarda da akla gelen en önemli isimlerden  Mustafa Seven oldu. “Hayata tanıklık etmek” diye tarif ettiği ve çok başarılı olduğu “sokak fotoğrafçılığı” konusunda bize Büyükada sokaklarında, harika bir sonbahar gününde inanılmaz bir deneyim yaşattı.

Günün hikayesine değinecek olursam yepyeni bir oluşum olan Sanatla Randevu’nun yaptığı kültür, sanat dolu organizasyonlardan biriydi “fotoğrafla randevu”. Tatlı bir serinliğin ruhumuzu okşadığı sonbahar sabahında Bostancı İskelesi’nden bindiğimiz motor ile yarım saatlik bir yolculuk sonrası adaya vardık ve Splendid Palace Otel’in hem gözümüze hem ruhumuza hem de midemize hitap eden kahvaltısından sonra, çok uzun süredir ilk defa, yeni tanıştığım insanlarla beraber olmaktan aşırı keyif aldım.

Sanatla Randevu’nun Birleştirici Gücü

Birçok sanat danışmanının hazırladığı, zengin içeriklere sahip geziler ile herkesin gönlünü fethedecek Sanatla Randevu’nun fikir annelerinden, aynı zamanda Sacred 7 Travel’ın iki kadın kurucusundan biri olan Ayşe Kaynarcalı zaten tanıdığım en pozitif, en birleştirici, en can kadınlardan.  Ayşe kendini tanıttıktan sonra; Duygu, Şöhret, Ayşe Hanım, Aydan Hanım, Hanefi Bey,  Özlem Gürses, Necati Bey, Enis Fosforoğlu ve adını sayamadığım diğer tüm harika insanlar…Ne güzel işler yapan, ne iyi yürekli insanlar, yalnız değilim hissi yarattılar bende. Bugünlerde sanatın birleştirici bir güç olduğuna inancım çok daha arttı ve çevremde böyle düşünen insanların olması bana moral oluyor.

Fonda klasik müzik, bardağımda tavşan kanı çay, üzerine sis düşmüş bir metropol görüntüsünün önünde lacivert bir deniz ve karşımda fotoğraf çekmenin inceliklerini anlatan işinin ehli Mustafa Seven, bundan daha iyi nasıl olunabilir? Nasıl mı, sokağa çıkıp, tüm öğrendiklerini Büyükada’nın enfes köşelerinde uygulayarak.

Sözün kısası kendime verdiğim randevu fotoğraf içindi fakat günün sonunda harika insanlar tanımak, güzel anlar biriktirmek, faydalı bilgiler edinmek, yaşadığım şehirde turist olmanın keyfine varmak ve benim gibi insanların olduğunu görüp yalnız olmadığımı hissederek eve dönmek, paha biçilemezdi. Tabii fotoğrafların bazıları dersten önce çekildi, hemen sınıfta bırakma beni sevgili okur :)

Teşekkürler sanat…

Sanatla Randevu etkinlikleri için instagramdan @sanatlarandevu sayfasını takip edebilirsiniz.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here