Banu'ca Röportaj

Dr.Alper Mumcu Gözünden Kanada’da Yaşam

01 Haziran 2015

Bundan on yedi yıl önce Türkiye’de bırakın web sitelerini daha internet kullanımı yaygın değilken onun web sitesi kadınlar özellikle de gebeler ya da gebe kalmak isteyenler için kutsal bir kaynaktı. Kızıma hamileyken her sabah ilk işim sitesini ziyaret edip, bu hafta neler olacak, ne gibi gelişimler yaşanabilir, hangi testler yapılmalı gibi pek çok sorumun yanıtını bulduğum sitesi sayesinde kendimi güvende hissederdim. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Alper Mumcu, Türkiye’nin en iyi hastanelerinden birinde çalışıp, en tanınmış doktorları arasındayken bir anda herşeyi bıraktı ve ailesiyle birlikte 4,5 yıl önce Kanada’nın Quebec Eyaleti’nin en büyük şehri Montreal’e göç etti. Onu hep sosyal medyadan takip ettim, yeni yaşamları, Kanada’daki günleri, paylaşımları hep çok güzeldi. Son zamanlarda herkesin buralardan gitme isteğini daha da coşturacak türden paylaşımlardı bunlar. Yemyeşil doğa, geniş evler, park gibi okullar, trafiksiz hayat, spor. Bunları görünce aniden gidişini daha iyi anlarken bir gün yine aniden “yeniden Türkiye” dedi bir paylaşımında Mumcu. Gidişi şaşırttığı gibi dönüşü daha da şaşırttı. Herkes oralara gitme planları yaparken O, ne oldu da döndü, üstelik şu an 7,5 yaşında olan ikizleri de iki aya kadar dönecek. Hani okullar süperdi, trafik stres yoktu, özel hayatına vakit ayırabiliyordu, sosyal devlet, imkanlar, geniş bahçeli evler…Dr.Alper Mumcu gözünden Kanada’da yaşamı konuştuk.

Ben kafamdaki tüm soruları sordum ve Dr.Alper Mumcu yanıtladı. Konuşurken hep şunu dedi, “ben Kanada’yı değil Quebec’i biliyorum, Quebec çok farklı bir yer, neredeyse Kanada’dan farklı bir ülke gibi. Dolayısıyla söyleyeceklerim Quebec için geçerli. Anlatacaklarım benim görüşlerim, benim doğrularım, benim önceliklerim. Herkesin tercihi, öncelikleri, yaşama bakışı farklıdır, saygı duyuyorum.”

Ben de Dr. Alper Mumcu ile olan sohbetimizi aynen yazıyorum, doğru/yanlış, iyi/kötü diye değerlendirmeden, sadece 4,5 yıl Quebec, Montreal’de yaşamış birinin gözlemleri diye okumanız dileğiyle.

Dr.Alper MUmcu Ailesi
Neden gittiniz?
Eşim de ben de hep yurt dışında yaşama deneyimini tatmak istiyorduk. Sürekli tatil ya da iş nedeniyle yurt dışına çıkan insanlar olarak ülkemize dönünce aklımız kalmıyor değildi. 2007 yılında ikizlerimiz doğunca bu isteğimiz daha da arttı. Onların eğitim hayatını, yaşam standartlarını düşününce uzun vadede yurt dışında özellikle Amerika’da yaşamayı düşünür olmuştuk. Fakat planlarımız bugünler yani 2015 – 2016 gibiydi. Bir gün bir aracı kurumdan Kanada’ya göçmen doktor alınacağını duyduk ve başvuru yaptık, tamamen ilerisi için. Ancak dört beş yıl içinde sonuçlanırdı ve çocukların da ilkokul çağı gelir gideriz diye bir kenarda dursun niyetiyle yapılmış başvuru yani. O sırada Amerika’ya bir kongreye gittim ve bir arkadaşım Kanada’nın en iyi üniversitesi, dünyanın da en iyi yirmi üniversitesinden biri olan Mc.Gill Üniversitesi’nin Tüp Bebek Bölümü’nün başındaki doktorun Montreal’de bir Tüp Bebek Merkezi açacağından ve merkezin başına bir yönetici aradığından bahsetti. Dünyada tüp bebeği ilk yapan ekibin içinde yer alan bu doktorun merkezinde çalışmak kariyerim için bulunmaz bir fırsattı ve işte böyle başladı Kanada maceramız. Bizi ikna etmekte çok zorlanmadı çünkü biz ikna olmaya hazırdık. Çok hızlı bir şekilde, bir ay içinde herşeyi ayarlayıp ailece resmi dilin Fransızca olduğu Montreal’e yerleştik.

montreal
Fransızcayı çok iyi konuşuyordunuz o zaman.
Hayır eşim de ben de hiç Fransızca bilmiyorduk, çocuklarımız Türkçeyi daha yeni konuşuyordu, İngilizce, Fransızca hak getire. Fransızca bilmemek çok ciddi bir sorundu. Yanlış anlaşılmasın, İngilizce ile günlük hayatınızı çok kolay yaşayabiliyorsunuz, hiçbir sorun yaşamıyorsunuz. Fakat iş yapmak için Fransızca bilmeniz şart çünkü devletle ilgili her türlü iş Fransızca, gireceğiniz sınavlar keza aynı şekilde. Bu nedenle Fransızca bilmiyorsanız Quebec’te yaşam çok zor. Diğer şehirlere gidenler bu sorunu yaşamıyor çünkü dil İngilizce.

Alışma süreciniz çok uzun oldu mu?
Çocuklar çok kolay alıştı. Kreşe ilk başladıklarında annesi çok tedirgin oldu, daha Türkçeyi bile tam bilmiyorlar susasalar nasıl isterler diye endişelendi ve bunu öğretmene söylediğinde aldığımız yanıt hala beni çok etkiler. Sevildiklerini anlarlar mı? Diye sordu bize. Sevildiğini kim anlamaz ki, dedik. O zaman korkmayın, sevginin dili evrenseldir dedi ve gerçekten çocuklarımız hiç zorlanmadı. Şu an 7,5 yaşındalar ve İngilizceyi de Fransızcayı da ana dilleri gibi konuşuyorlar. Bizim dile alışma sürecimiz zor oldu, eşim benden daha başarılı, çocukların dersleriyle o ilgileniyor. Dil dışında alışma sürecimiz çok kolay oldu.

gelecek
İkinci sınıf vatandaş hissini yaşadınız mı?
Hayır yaşamadık ama siz bir göçmensiniz. Hele Quebec’te Fransızca konuşmuyorsanız kesinlikle farklısınız. Bu arada orada herkes göçmen, komşunuz iş arkadaşınız orada doğup büyümüş olsa da ya Kuzey Afrika kökenli ya Mısır asıllı ya karısı Yunan.

Bu kadar karışık bir kültürde yaşamak zor değil mi, Türkiye’yi, dostlarını özlemez mi insan?
Tabii ki dönme nedenlerimizden biri de bu zaten. Kendi adıma söyleyeyim Türkiye’yi, iş ortamımı, arkadaşlarımı çok özledim. Orada çalıştığım yerde 30 kişi kadardık ve 20 değişik ülkeden insanlardık. Onların yaptığı espriyi siz anlamıyorsunuz, siz kendi kültürünüzden bir espri yapıyorsunuz onlar anlamıyor ya da soğuk geliyor. Sonuçta bir geçmişimiz yok beraber yaşadığımız. Nasıl beş Türk bir araya gelip bir Cem Yılmaz esprisine kahkahalarla güler, Yunanlı bunu anlamakta zorluk çeker, siz de aynı durumda kalıyorsunuz. Çok iyi dostluklarımız oldu tabii, ev partileri oluyordu, bir sürü arkadaşlarımız, hafta sonu barbekü partilerimiz, hepsi çok güzeldi ama insanın kendi geçmişinden olanlarla kurduğu bağı biz sonradan tanıdıklarımızla kursak da aynı duyguları yaşayamadık.

Biraz eğitime değinecek olursak, burada ailelerin en büyük kaygısı eğitim sorunu malum. Sürekli değişen sistem ve yarış atı çocuklar yetiştirmekten endişeli çoğu. Sadece bu nedenle Kanada’yı tercih eden çok. Oradaki eğitim sistemini biraz anlatır mısınız? Devlet okuluna mı gitti sizin çocuklarınız mesela?
Evet çocuklarımız devlet okuluna gidiyordu. Orada 8:00 – 15:00 arası okul ve bedava. Sonrasında 18:00 ‘e kadar okulda kalabiliyor ama daha çok oyun amaçlı. Onun için çok az bir miktar para ödeniyor fakat oldukça komik bir rakam. İlkokulda devlet okulu olmakla beraber ortaokul ve lisede devlet okulları yetersiz. Bunun için özel okulları tercih ediyor biraz daha eğitime önem veren ebeveynler. Zaten ortaokulda ve lisede devlet okullarının yetersiz olduğu yani eğitim kalitesinin düşük olduğu çok konuşulan bir gündem orada. Ayrıca Türkiye’deki gibi istediğiniz okula gönderemiyorsunuz çocuğunuzu. Oturduğunuz semtin/mahallenin devlet okuluna gönderme zorunluluğu var. Bunun için de iyi devlet okullarının bulunduğu semtlerdeki ev fiyatları da oldukça yüksek. Bizimkiler Montreal’in en iyi olduğu söylenen devlet okuluna gidiyorlardı. Quebec’te üniversite okuma oranı çok düşük. Orada herkes üniversite okuyacak diye bir şey yok, liseden sonra meslek okullarına yönelen çok kişi var. Fakat iyi bir üniversiteye girmek için lisede özel okula gitmek daha akılcı. Fakat fiyatlar asla buradaki özel okullarla kıyaslanamaz son derece uygun fiyatlar.

Dr.Alper MUmcu ve çocukları

Kanada’da sağlık sistemini bir doktor olarak sizden dinlesek, sanırım dün de Amerikan Hastanesi kapsamında bu konuda bir seminer verdiniz.

Biz burada alışmıştık, istediğimiz zaman istediğimiz doktora gidebiliyorduk. Orada öyle bir şey yok, kolunuz kırıldı yüz dolar fazla vereyim de acil röntgen çektireyim beklemeyim deme şansınız yok. Kırık bir kolla altı saat acilde bekliyorsunuz ve bedava olduğu için halk bunu tolere edebiliyor. Zaten özel bir doktora gitmek isterseniz de size tuhaf bakıyorlar niye boşuna para verecek diye. Orada acil servislerde kütüphaneler var ve herkes altı yedi saat acilde beklerken kitabını okuyor. Bu bir sistem meselesi tabii ama bize ters geldi. Sistemin yetersizliği ve kalitesinden dolayı buraya, Avrupa’ya ameliyat olmaya giden çok kişi var. Zaten sağlık sistemi Kanada’da çok tartışılan bir konu, halk hiç memnun değil. Biz de hiç memnun kalmadık.

Anladığım, siz mesleğinizi bırakmadan ve kariyerinizi de devam ettirerek hatta yükselterek, iyi imkanlarla gittiniz Kanada’ya fakat giden çoğu kişi buradaki kariyerini, konumunu bir kenara bırakıp orada neredeyse hayata sıfırdan başlıyor. Türkiye’de kariyeri zirvesindeyken herşeyi bırakıp hayata sıfırdan başlatan nedir?
Herkesin önceliği, beklentileri hayalleri farklı tabii onlara sormak lazım. Fakat stressiz bir hayat, herkesin eşit olması insanları çok çekiyor. Alım gücü daha farklı ama orada kesinlikle daha çok çalışmak lazım çünkü rekabet çok daha fazla. Buna rağmen eşit şartlar, sosyal devlet, sakin hayat en büyük sebeplerden sanırım. Burada gazetede üçüncü sayfa haberlerinde adam öldürme, tecavüz haberlerine yer yetmezken orada böyle bir habere ayda bir rastlarsınız.

manzara
Buradan giden bir doktorun, mühendisin orada iş bulması kolay mı?
Türkiye’deki ihtisasınız orada kabul edilmiyor. Orada üç ayrı sınava girmeniz gerekiyor. Sonrasında bir asistanlık bulmanız gerek, yeni mezunsanız şansınız daha çok ama yaşınız varsa kimse sizi asistanlığa almak istemiyor. Sınavlara orada girmeniz şart değil, buradan da girebilirsiniz, aradaki denkliği onlara sunup asistanlığa başvurabilirler.

Kanada’da sizi en çok zorlayan şeyler nelerdi?
Tekrar altını çizeyim ben tüm Kanada’yı değil Quebec’i anlatabilirim çünkü gerçekten çok farklı. Türkiye’de tamir, montaj gibi işlerden hiç anlamazken orada her işimizi kendimiz yapmak zorundaydık. Hizmet sektörü orada çok yetersiz. Yapacak adam yok olsa da çok pahalı. Örneğin garajınızın kapısı bozuluyor, üç hafta sonrasına randevu veriyorlar. Sonrasında gelmedikleri de çok oluyor. Mecburen You tube’dan herşeyi kendiniz öğrenip yapmak zorunda kalıyorsunuz.

Teknolojiyi onlar bulsa da kullanım konusunda çok gerideler. Bankacılık sektörü çok yetersiz. Restoranda kredi kartınız chipli ise kasaya gidip orada işlem yapıyorsunuz. Tabletten yemek siparişi verdiğimiz birkaç restoran varken, Türkiye’de neredeyse büfelerde bile tablet ile sipariş verildiğini görünce şaşırdım. Cep telefonu kullanmayan çok insan var, hastaya cep telefonunun numarasını sorduğumda bilmiyor çünkü kullanmıyor. Biz orada ev telefonu kullanmıyorduk, akşamları ne yaptığımızı, nasıl iletişim kurduğumuzu soruyorlardı, , bize ulaşmak isteseler cep telefonu ile ulaşabileceklerini duyunca çok şaşırıyorlardı. Eve gelince telefonunu kapatan insanlar bizim gibi 24 saat açık değil hiçbirininki. Hala çağrı cihazı kullanan doktor arkadaşlarım vardı. Bunların hepsi bir kültür, alışkanlık meselesi ama bize zor geldi.

Niye döndünüz?
İlk sebep daha fazla hasret çekmek istemeyişimiz. Eşimin annesi iki yıl önce çok ani bir şekilde vefat etti ve biz çok uzaktaydık dört yıl boyunca. Bu çok büyük bir travma etkisi yarattı, eşim çok etkilendi, çok özlem dolu gitti annesi. Kanada çok uzak ve 3 Haziran 2014’e kadar Montreal’e direkt uçuş da yoktu. Avrupa olsa hafta sonu bile gider ailenizi görebilirsiniz birkaç saat içinde. Kanada öyle değil, anında uçak bile bulamıyorsunuz.

karİkinci neden, soğuk. Dört ay kar kalkmıyor ve öyle böyle değil. Ben soğuğu çok severim benim için sorun değildi ama eşim ve diğer giden Türklerin en büyük şikayeti, soğuk. Sosyal hayat hiç etkilenmiyor, kar ne kadar yağarsa yağsın ana yollar hep açık sanki hiç kar yağmamış gibi. Fakat evinizin önünü her daim temizliyorsunuz ve karları temizlemesi için anlaşabileceğiniz şirketler var, eğer kar 275 cm.’i geçerse ekstra para alırız diyorlar. Düşünün yani 275 cm. kar olabiliyor.

Üçüncü neden, iş ortamını, arkadaşlarımızı özledik. Daha önce de bahsettiğim gibi ortak geçmişiniz olan kişilerle ortak şeylere gülebilmeyi özledik. Belki orada okusak ya da daha gençken gitsek böyle olmazdı. Bir de aileniz, arkadaşlarınız Türkiye’de yaşarken siz oradan film izler gibi izleyemiyorsunuz. Biz kopamadık yani. Aklımız Türkiye’dekaldı. Ben Kanada’dayken çok daha fazla gazete okuyordum. Saat farkı da olduğundan benim yatacağım zaman Türkiye’de sabah haberleri yayınlanıyordu ve ben herşeyi okuyup öyle yatıyordum.
Bir diğer neden de çocuklarımızı Türk kültüründen fazla uzaklaşmadan büyütmek isteyişimiz. Bu bizim tercihimiz, bizim doğrumuz tabii, orada gördükleri, deneyimledikleri kültürü şimdi Türk adetleri ile harmanlayacağız. Orada uzun süre kalınca ister istemez oraya adapte olmanız gerekiyor, bu kaçınılmaz ve öyle de olması gerek. Fakat biz biraz daha aile ilişkilerine önem veriyoruz ve Türkiye’de bunu çocuklarımıza bu yaşlarda daha iyi verebileceğimize inanıyoruz. En azından büyüme çağında çocuklar kendi ülkelerinde olsun istedik.

Kanada’da yaşadığınız süre boyunca iyi ki yaşamışım dediğiniz neler var?
Öncelikle yurtdışında yaşama tecrübesini yaşadık bu bizim için çok büyük bir artı. Çocukların vatandaş olması ileride orada okurlarsa ücretsiz eğitim almalarını sağlayacak çok önemli bir faktör. Çocukların okul öncesi döneminde Kanada’da yaşamak onlara daha çok vakit ayırmamıza neden oldu. Türkiye’de olsak çalışma saatlerinden dolayı çocukları ancak yatmadan önce bir iki saat görebilecektim. Oysa orada 16:00 da işim bitiyordu ve onları okuldan alıp çok kaliteli zaman geçiriyordum. Çocuklarımın okul öncesi dönemini dolu dolu yaşadım.

Türkiye’ye dönünce çok iyi ya da çok kötü bulduğunuz neler oldu?
Trafik daha da kötü olmuş. Metro en beğendiğim şey oldu. Çok sık kullanıyorum ve müthiş kolaylık. Bir de kokoreçi çok özlemiştim çok iyi buldum.

Son olarak tekrar hoş geldiniz fakat yine bir teklif alsanız gider misiniz?
Bunu hiç düşünmedim doğrusu. İlkinde olduğu kadar bu kadar hızlı karar vermem, koşa koşa gitmem. Şartları daha çok düşünür, tartar öyle giderim. Bir de asla Montreal’e gitmem.

Dr. Alper Mumcu’ya bu samimi sohbet için çok teşekkürler. Umarım verdiği karar kendisi ve ailesi için hayırlı olur. Türkiye’ye dönmesi bence ülkemiz için büyük kazanç hele ki Kanada’da 4,5 yıl boyunca edindiği deneyimleri buraya aktaracağı düşünülürse. Kendisi Amerikan Hastanesi ve ART isimli muayenehanesinde tüp bebek, genel jinekoloji ve gebelik takibi ile ilgili hasta kabulüne başladı.

İletişim için alpermumcu.net ya da mumcu.com dan tüm sosyal medya hesaplarına ulaşabilirsiniz.
Amerikan Hastanesi 444 3 777
ART: 0212.219 12 02

Dr.Alper Mumcu

27 Comments

  • Reply Semra Akçam 02 Haziran 2015 at 01:06

    Böyle bir değerin tekrar ülkesine dönmesine çok sevindim. Dönüş sebeplerini çok güzel açıklamış. Hoş geldiniz aramıza,yeni hayatınızda mutlu,huzur,sağlık,keyif ,neşe ve başarılarla dolu günler sizlerle olsun MBaumcu ailesi. Banucuğum sana da bu röportaj ve verdiğin bilgiler için binlerce teşekkür….yenilerini en kısa zamanda bekliyoruz. Kucak dolusu sevgiler….

    • Reply Banut 02 Haziran 2015 at 15:54

      Çok teşekkürler Semra Akçam, yorumlarınız moral veriyor inanın

  • Reply Ece Kumkale 02 Kasım 2015 at 10:01

    Gerçekten çok güzel bir yazı. 6,5 sene eşimle Amerika’da yaşadık ve dönmeyi tercih etme nedenlerimiz bunlardı. Orada sanki yaşam duruyor akmıyor gibi geliyordu. Sanırım Türkiye’deki zorluklar bile hayatı akıcı hale getiriyor. Çok iyi bir doktor dönmelerine gerçekten çok sevindim. Anneler için büyük kazanç.

  • Reply murat aslanoğlu 02 Kasım 2015 at 20:16

    Montreal’de bir süre bulunmuştum. Bir arkadaşım Mc Gill’de post doktora yapıyordu. Benim mezun olduğum yıllarda Marmara Üniversitesi kütüphanesi 17.00 de kapanırken orada sabaha kadar kütüphanenin açık olmasına ve sabahlara kadar çalışan bilim insanlarını ve bilim insanı adaylarını görünce ne kadar şaşırdığımı hatırlıyorum. Bir bilim insanı olarak umarım geri döndüğüne pişman edilmez ! diyorum. Ayrıca çocuklarının eğitimi için vasat vakıf okullarına yılda 20 ile 45 bin TL. arasında para ödemek zorunda kalınca ne yapacak ? Gerçi doktor geliri ile ödeyebilir ama biz mesela bankacı geliri ile zorlanıyoruz. Nette Ben doktor olsa idim kalırdım ama Toronto yada west coast tercihim olabilirdi. Montreal çok milliyetçi bir yer ve fransızca bilmeyenler için yaşam çok kolay değil.

  • Reply mahmut 07 Temmuz 2016 at 17:45

    yazı çok güzeldi fakat iki noktayı belirtmek istiyorum türkiye de çocuğunuzu istediğiniz devlet okuluna gönderemiyorsunuz (eğer okul yöneticileri ile “enseye tokat” tarzı samimiyetiniz var ise ayrı konu) istediğiniz doktora gitme konusu da yine sıkıntılı yani ben doktorumdan memnun değilim şu noktadaki aile hekimi bana yakın ona gitmek istiyorum diyemiyorsunuz(aile hekimliği merkezi yada adı her ne ise oradan aldığım bilgi) ilgili merkez sizi herhangi bir aile hekimine kendi kriterlerine göre yönlendiriyor

  • Reply burcu 06 Ağustos 2016 at 10:22

    3 yıldır Avustralyada yasıyorum. Kanada ya yerlesmek istiyorum. Turkıyeye donme gibibir niyetim yok yok. Belki hersey cok degisirse donerim oda cok zor. 30 yıl ulkede yasıyorsun tabiki vatan hasreti cekeceksin . Ama dogdugun yermi yoksa guvende oldugun yermi diye sorsalar tabikide guvende oldugun yer derim.

    • Reply Banut 18 Ağustos 2016 at 21:23

      Merhaba, öncelikle yorumunuz için teşekkür ederim. Bu konuda gerçekten öncelikler önemli. Bir ay Amerika’da yaşadık, belki çok güvenli yerdeydik ama ailem çok uzakta olduğu için hiç güvende hissetmedim. Dediğim gibi her şey beklentiye göre değişiyor. Umarım Kanada planınız gerçek olur. Sevgiler

  • Reply Umur D. 23 Kasım 2016 at 23:22

    Çok güzel bir yazı olmuş. Şuanda biz de Kanada’ya göçme hikayemizi yazıyoruz. Umarım bu gibi güzel paylaşımlar ilham verir çevremize. Merak edenler için:

    http://livelovethank.com/toronto-isdunyasinda-kanada-tecrubesi/

    Sevgiler,

  • Reply zafer 31 Aralık 2016 at 11:51

    ilk önce Montreal harik bir yer özellikle mcgill üniversitesi dünyanın sayılı üniversitelerinden. şehrin içinde harika bir yerleşkesi var. hayat çok ama çok ucuz burada alabildiğiniz bir evi türkiyede ancak maketini alabilirsiniz. kar konusunda bizdeki Isparta gibi diye bilirim soğuk o kadarda soğuk değil. new york la aynı kış kışlığını yapıyor oda bir kaç gün. Fransızcaya da alışıyorsunuz. alfabesi zaten bizdekinin aynı biraz teleffuzda sorun oluyor o da normal. ayrıca kanadanın en çok gölleride quebec eyaletinde var diyebilirim ki eyaletin üç te ikisi su. tarihi dokusu hiç tahrib edilmemiş. bir kere burada en cahil insan bile eğitiliyor ve bir değeri var ve saygı değer bir kişi oluyor buradaki en basit iş konumundaki bir kişi en zengin insanın yaşam seviyesinde hayatını idame ettirebiliyor. insanın ne istediği ve kendisini ne kadar tanıdığıyla alakalı hedefleri ile ilgili. burada bir kere diyolog ve saygı var herkez yardım sever. ben bütün kanadayı gezdim. Montreal i yaşanabilecek ikinci yer olarak gördüm. birincisi vancouver (özellikle west vancouver). türkiyede her şey para olmuş burada biraz sağlık uzun zaman alıyor ama başarısız operasyon neredeyse yok gibi. burası sosyal bir devlet türkiyede iyi hayatı olanlar burada neden yapamadıklarını sonradan çözdüm burada eve bir bayan temizliğe geliyorsa saatine 25 cad aliyor minimum 4 saat şarj ediyor evde bir bayan bulundurmanın bedeli yaklaşık 5000 $ buda türk parası ile 14000 tl civarı yapıyor. türkiyede ki çoğu doktor bu rakamı alamaz. ikincisi basit işler burada çok para yapıyor örneğin boyacı halıcı burada günde minumum 1000$ ve üzeri alır. türkiyeden mezun olan bir insanın burada yeniden okuması gerekli yoksa oradaki ezberci eğitim burada bir işe yaramıyor. ben iki üniversite okudum. kanada daki eğitimi mi hiç bir şeye değişmem. buradaki pratisyen hekim(aile hekimi) türkiyedeki uzmanlaradan daha bilgili. bence türkiyede doktorlar değil hastalar başarılı o kadar yanlış uygulamayla doktorlar kendilerine tecrübe kazandırıyor. burada bir doktor bir ilaç yazarken marketten sakız yazmadığını biliyor. öyle gerekmedikçe mrı . ct-scan gibi filimler hemen çekilmeyip hastalar korunuyor. doktorlar türk halkının elini öpmesi lazım. son sözüm şu ki türkiye öz yurdum halkım ise çilekeş eli öpülesi fedakar insanlardır. ancak kanada da özgürlük ve bilim ülkesidir.

    • Reply Banut 01 Ocak 2017 at 18:04

      Çok çok teşekkür ederim bu kadar değerli yorumlarınız için. Kaleminize sağlık. Gerçekten harika özetlemişsiniz. Dr. Mumcu’ya da ileteceğim. Sevgiyle kalın

      • Reply elif 10 Şubat 2017 at 12:16

        Zafer bey çok güzel anlatmışsınız..Derin derin göğüs geçirdim..

    • Reply Umur D. 01 Şubat 2017 at 11:39

      Yorumunuzu okuyunca Montreal’e gidesim geldi. Toronto anladığım kadarıyla daha soğuk Montreal’den. Eşim Toronro’da. Ben istanbul’dayım. Toronto’ya yerleşmeye çalışıyoruz.

      • Reply Banut 02 Şubat 2017 at 03:39

        Merhaba. Evet Toronto daha soğukmuş. Yazılarım devam edecek, belki bir gün Toronto’da eşiniz ve sizle karşılaşırız belli mi olur

        • Reply umur d. 05 Şubat 2017 at 19:06

          Umarım, şuanda tam mücadele içindeyiz, bakalım neler olacak, başvurularımızı yeni yapmaya çalışıyoruz…

  • Reply Kaan 15 Ocak 2017 at 16:32

    Önemli olan kararınızın ne olduğudur ? Açıkçası Türkiye de maddi durumu ortanın üstu olan ailenin , rahat yaşadığı bir ortamı bırakıpta Kanada gibi yabancı bir ülkeye davetiyeyle , hemde iş bularak gitmesinin tek sebebi vardır o da ÇOCUKLARIN EĞİTİMİ ve GÜVENLİĞİ. Önceliğiniz bu değilse geri dönmek için bahane çoktur. Bizim toplum olarak en buyuk özelliğimiz yurtdışı vb yerlerde birbirimizden kaçmaktır. Bir olup birbirimize yardımcı olmayız. Kanada da kaç tane Türk yaşıyor ? Bakın bakalım hangisi bir site kurmuşta yeni gelecek olanlara yardım amaçlı bilgiler veriyor.

  • Reply Kaan 15 Ocak 2017 at 19:02

    Kanada ‘ya göçmenlik işlemleri için tavsiye edeceğiniz bir firma var mıdır?

    • Reply Z 16 Ocak 2017 at 08:20

      6047903743

      • Reply Banut 16 Ocak 2017 at 08:21

        Merhaba ve teşekkürler.

        Vancouver’da mısınız?

        • Reply zafer 16 Ocak 2017 at 08:32

          evet +16047903743 whatsup tan ekleyin grslm

  • Reply ŞENAY 19 Ocak 2017 at 22:56

    Merhaba Zafer Bey, telefonunuzu tekrar paylaşır mısınız son rakamları okunmuyor. Ben de Kanada’ya yerleşmek istiyorum. Sizi rahatsız etmezsem birkaç soru sorabilirim. Teşekkürler…

    • Reply Z 20 Ocak 2017 at 09:25

      6047903743

    • Reply Z 20 Ocak 2017 at 09:27

      6047903743 bu

  • Reply Kanada Hakkında Bilgiler 10 Şubat 2017 at 10:18

    […] – hatırlamazsanız da yazı burada – Dr. Alper Mumcu’nun Kanada’da Yaşam hakkındaki yorumlarını yayınlamıştım geçtiğimiz yıllarda. Beni çok etkilemişti […]

  • Reply Dem 15 Mart 2017 at 12:49

    Merhaba,Alper bey ben sizin Kanada’ya gıtmıs olduğunuzu yeni ogrendım,hamılelıgımde takıp edıyodum sızı halbuki,bu arada ben 6 esım 16 sene Kanada’da yasadık ,cocukların okul çağında dönmeyi tercıh ettik biz de ,cok haklısınız bu dönemde çocukların kendi ülkelerinde büyümeleri ilk sebepti bizim için.esim Kanada emniyetinde çalışıyor olmasına rağmen gemılerı yakıp geldık dıyebılırım,cümleten hakkımızda hayırlısı.

  • Reply Sezer Bulut 18 Mart 2017 at 11:10

    Selamlar

    Ben 2 yıl A.B.D’de 4 yıl da İsrail’de yaşadım. Tecrübelerim şunu gösteriyor ki ne kadar uzaksanız o kadar özleminiz artıyor. Ortadoğu ya da Akdeniz insanının cana yakınlığı da alışmanızı kolaylaştırıyor. A.B.D.’ nin güneyi ile kuzeyi bu anlamda farklı. Hergün Türkiye gündemini değil bulunduğunuz ülkenin haberlerini takip etmeniz alışmanızı kolaylaştırıyor. Mesela günlük gazeteye abone olmayı tavsiye ederim. Dil bilenler alışma konusunda daha avantajlı. Genç yaş da önemli bir faktör.

  • Reply Kanada'da Doğum Hakkında Bilinmesi Gerekenler 31 Mayıs 2017 at 10:11

    […] arada Dr. Alper Mumcu’yu daha önce yazdığım Kanada’da Yaşam yazımdan hatırlayanlar olabilir. Kendisi Türkiye’de ilk web sitesini kuran kadın doğum […]

  • Reply Yavuz bulut 29 Eylül 2017 at 09:58

    Zafer denen arkadaş türk doktorların yetersizliğinden bahsetmiş.bundandır ki avrupadan sağlık için akın var.orada doktor göremezken burada elini kolunu sallayarak gidiyor ve Türk doktorların başarıları dünya çapında. Gereksiz ct-mr imiş, derler ki andaval sen ne biliyorsun ki endikasynları hakkında yorum yapıyorsun. Kahvedeki adam yorumu cahilce tam olarak.

  • Leave a Reply

    Berlin in Berlin ödül almış, ödülden çok filmdeki erotik sahne konuşuluyor, Uğur Mumcu öldürülmüş…Nihan’ın iki ülke ve 20 yıllık zaman dilimini kapsayan hikayesinin arka fonunda Türkiye’nin o yıllardaki sosyal ve siyasi panoraması var…

    Kitabı okurken Banu Tozluyurt’un tanınmış yazarlara; bir Banu’luk yer açın ben geliyorum diyen ayak sesleri duyuluyor…

    Nihan, Kamer ve Seval’i babaları cumartesi günleri halaları Ayla’nın oturduğu Kadıköy’e götürürdü. Belki de balıkçılar çarşısında balık alırken yanlarından geçtiniz. Ya da Üsküdar’dan Nihan’la aynı vapura bindiniz, yanyana oturdunuz… Hikayedeki gerçeklik duygusu o kadar geçiyor ki insana sokakta yürüyen bir genç kıza acaba bu Nihan’mı diye bakabilirsiniz…

    Lale Celepoğlu

    D & R    /    İdefix    /    Kitap Yurdu    /    Babil.com