Çıldırmamak İçin Ne Yapıyorsunuz?

2

Yine acı yüreklerimize düştü. Bizim yüreklerimize düşerken otuz dört ailenin ocağına, evladına, geleceğine, geçmişine, bugününe düştü. Uyumaya, uyanmaya, nefes almaya utandığımız günler. Ateş düştüğü yeri yakar sözünü her defasında fazlasıyla idrak etmekten yoruldum. Evladının şehit olduğu haberini alan annelerin çığlıklarını duymaktan yoruldum. Benim son derece konforlu tekneyle karşıya geçmekten korktuğum denizde, şişme ve taşıyacağından çok daha fazlasını yüklenen botlarla karşı karaya geçmeye çalışan insanları film izler gibi ekrandan canlı izlemekten utanç duyuyorum. Bebek çığlıklarından, gaz bombasından korumak için oğlunu göğsüne bastıran babanın çaresizliğini duymaktan, mavi balonunu içinde babasının nefesi var diye gözü gibi koruyan kız çocuğundan utanıyorum. Yemek yemekten, sabah kalkıp günlük hayata koyulmaktan, kızımın boğazı ağrıyor diye doktora götürmekten, gülmekten, giyinmekten kısacası yaşamaktan UTANIYORUM.

Yine de yaşamaya çalışıyorum, her şeye rağmen kalkıp hayata tutunmaya, çıldırmamaya çalışıyorum. Kitap okuyorum, her zamankinden daha fazla. Çiçek ekiyorum, her sabah onların büyüdüğünü görmek için heyecanlanıyorum. Seramik yapıyorum, çamurla oynarken beynim tamamen sıfırlanıyor bir süreliğine. Bolca yürüyorum. İmkanım olan her yere yürüyerek gidiyorum. Yolda durup bir banka oturuyorum, boş boş insanlara bakıyorum. Elimden hiçbir şey gelmeyen şehitlerimiz ve onların ailelerini düşünüp, çevremdekileri mutlu etmeye çalışıyorum. Bazen işlerine aracı olmak, bazen bir kitap vermek, bazen de ona sadece vakit ayırmak, dinlemek. İhtiyacı olan bir çocuğa el uzatıyorum, maddi ya da manevi. Bildiklerimi paylaşmak için beni çağıran kurumlara, okullara, derneklere konuşmaya gidiyorum. Onların vakit ayırıp okuyamadıkları, farkında olmadıkları, iş yoğunluğundan önemini hissetmedikleri konularda onlarla birlikte etkileşim içinde bulunuyorum. En azından elimden gelen bir şey var ve bir şeyler yapıyorum demek beni iyi hissettiriyor.  Bir de boş konuşup akıl veren, sürekli başımıza gelenlerin neden olduğu konusunda tespitler yapıp çözüm için hiçbir şey yapmayan, üretmeyen, düşünüyor görünüp zerre düşünmeyen ve Türkiye hakkında ileri geri konuşan herkesten uzak duruyorum. Hatta onların da benden uzak durması için tütsü yakıp dumanını evrene yolluyorum. Başınızın üstünde bir duman belirirse benden olabilir dikkat…

Siz çıldırmamak için ne yapıyorsunuz?

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here