>
Uzun bir ara verdiğimin farkındayım yazılarıma, son yazdıklarıma da bakınca aslında biraz biraz çağırmışım stresi, sıkıntıyı ve sonunda da zonayı. Evet bana herbes zoster teşhisi kondu yani halk tabiriyle “zona” ya da “kuşak hastalığı” veya “gece yanığı”. Son zamanlarda dedim ya biraz fazla takmışım galiba herşeyi. Zona olduğumu duyan herkes, “ne oldu neye üzüldün bu kadar” deyip durdu. Mümkün mü üzülmemek, stressiz yaşamak dünyada? Tabi öyle hop diye üzülüp hop diye olmuyor hiçbirşey. Anlar, saniyeler, günler, aylar belki yıllarla çıkıyor arazlar insan vücudunda. Sonra bir anda, vücudunuzun direncinin en az olduğu noktada yakalıyor hastalıklar sizi, bedeninizi. İşte benimki de öyle birşey.Zona geçince ne olacak, artık hiç stres yapmayacak mıyım, üzülmeyecek miyim tabi ki hayır. Eğer inzivaya çekilip, bu dünyadan elinizi ayağınızı çekmeden yaşamaya devam ederseniz bunlardan ayrı kalmanız da mümkün değil. Ama bunları yönetebilmek gerekli, yani bu stres dozunu dengede tutmak. Zaten hayatta hiçbirşeye stres yapmayan insanların ben biraz duyarsız, gamsız olduğunu düşünürüm. Stres olacak ki hareket olsun, kendini yenileme olsun ama işte artık bu stresin hayatımı yönetmesine izin vermeyeceğim galiba. En başta da benim stres düzeyimi gereksiz yükselten kişileri hayatımdan yavaş yavaş çıkarmam gerek diye düşünüyorum artık. Eh onlar olmasa hayatımdan çok şey de gitmez herhalde. Başarırsam yazarım yine, başaramazsam zaten yine zona olmuşumdur kesin.
























>BU resim ne kuzen?
>Cok gecmis olsun.
Sevgiler.
>işte öyle bir resim bilmem…..