Kendini Bilmek

3

Kendini bilmek ile ilgili uzun zamandır bir yazı yazmak istiyordum. Hep erteledim, bile isteye başka yazılar yazdım. Geçen süre zarfında kendini bilen insanları daha çok gözlemledim ki kendini bilmeyenleri net görebileyim. Çok şükür etrafımda kendini bilen insan sayısı fazla ama kendini bilmeyenlerin varlığı da benim varlığımı rahatsız etmiyor değil. Eğitimle, parayla, okul görmekle hiçbir ilgisi yok kendini bilmenin, bunu en başta yazayım da, ben şahane bir insanım, diplomam buradan, doktoram şuradan, şu ülkenin vatandaşıyım filan diyerek kendimizi avutmayalım.

İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsin
Ya nice okumaktır

Kendini bilmek kadim uygarlıklardan bu yana çok önemli bir konu olmuştur ki yukarıdaki dizelerde çok güzel özetlemiş konuyu, Yunus Emre.

Kendini bilmeyen insanların bazı özelliklerine değinmeden önce zayıflıklarını görmenin bu yolda en büyük adım olduğunu belirtmek isterim. Tabii ki zayıflık üzerine şekillendirmemek gerek yol haritasını. Hatta güçlü yönlerimizi görüp onlara odaklanmak gerek fakat işte güçlü yönlere odaklananlarda bazen ego şişmesi gibi bir durum oluyor ki bu da o kişilerin farkındalıklarını alt üst ediyor. Öyle yüksekten uçuyorlar ki hem kendilerinden hem biz yerdekilerden uzaklaşıyorlar. Kuş dili biliyorlarsa onu bilemem.

Gelelim sadede, kendini bilmeyenler…Peki ama kim bunlar?

  1. Kendinden uzaklaşmış insanlar

 Başlarına gelen olumsuz duruma ya da şu anda içinde bulundukları mutsuzluğa objektif bakıp kendiyle yüzleşmek yerine mantıklı sebep arayanlar. Okul yıllarında zayıf aldığımda hep “öğretmen çalışmadığım yerden sordu” derdim, buna da inanırdım. Bir süre beni rahatlatırdı hatta, ama sonra oturur çalışırdım. Kendinden uzaklaşmış insanların hep bir bahaneleri vardır; ülke kötüdür, ülkenin insanları ahlaksızdır, çok iyi eğitim almıştır ama değeri bilinmiyordur, annesi suçludur, kaderin kurbanıdır. Bir süre iyi gelir bu akıl yürütmeler ama sonra?  Aslında en çok ilgiye, şefkate onların ihtiyacı var biliyor musunuz? Kendilerini hiçbir yere ait hissedemiyorlar. Ne ailesi, ne kendisi, ne konuşulanlar…Hiçbirine dahil olamıyor. Ne yapıyor, sağa sola saldırıyor, asabiyet içinde tepkiler veriyor, farklı olduğunu göstermeye çalışıyor. Kendini bilmeyen tür 1.

  1. Her şeyi değersizleştirenler

Ne gerek var? Yapıyorsun da ne oluyor? Yorma kendini değmez. Saçını yaptıracaksın da ne olacak pandemi var😊

Bu sözleri birilerinden duyuyorsanız bilin ki her şeyi anlamsızlaştıran, yaşam enerjisi azalmış hatta bitmişler işte bu tür. Heyecanla anlattığınız her şeyi değersizleştirip ateşinizi söndüren bu kişileri ya olduğu gibi kabul edin, gülün geçin ya da durabiliyorsanız uzak durun. Unutmayın, davranışlar bulaşıcıdır. Kendini bilmeyen tür 2

  1. Hadsizler

Sizi arayıp sormaz, ne özel gün hatırlar, ne sağlık ne hastalık ama işi düşünce nasılsın canımmmm  ile başlar şakımaya. Size çıkardığınız kitaptan ne kadar kazandığınızı soracak kadar şuursuz, zamanında dile getirdiğiniz bir özelliğinizi yüzünüze vuracak kadar hadsizdir. Kimsenin aptal olmadığını bilemeyecek kadar da cahildir. Dönem hadsizlerin başkalarına had öğretmeye kalktığı bir dönem olabilir ama unutmayın sizin izniniz olmadıkça kimse size zarar veremez. Kendini bilmeyen tür 3

  1. Yansıtıcılar

Ben bunlara aynacılar da diyorum. Kendi eksikliklerini ya da gelişmesi gereken taraflarını görmek ve bunlarla uğraşmak yerine başkalarıyla uğraşır bu kişiler. Nasıl mı? Kendi ailesiyle ilişkisini çözemez ama sizin ailenizle ilişkileriniz konusunda size akıl verir. Bir ayna gibi yansıtır aslında kendisini. Kendinin para konusundaki zaaflarını görmezden gelir, sizin para harcamanıza ekonomik yollar önerir. Bas bas bağırır aslında kendi sorunlarını.  “Kim namus ve ahlâk şövalyeliği yapıyorsa, bilin ki en namussuzu o’dur” demiş Nietzsche…. Kendini bilmeyen tür 4

Türler çoğaltılabilir, bunlar benim türlerim. Sizin türlerinizi de tanımak isterim elbet, yazıya yorum bırakırsanız. Şunu söyleyeyim, bu insanlara kırılmıyorum, kızmıyorum başta da söylediğim gibi en çok ilgiye onların ihtiyacı var ve kabul ettikleri sürece ilgimi vermeye devam edeceğim. Zira;

Bir süredir plastik vazolar gibi, hiç kırılmıyorum / Didem Madak

Kırılacak hazinelerimi de gözüm gibi koruyorum.

3 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here