Korona Günlerinde Yaş ve Kuru Maya Piyasası

6

Her sabah maskeni, eldivenlerini takıp düzenli olarak markete gidip yaş veya kuru maya arayacaksın, bulamadıkça daha çok hırslanıp bir önceki günden erken gidip bekleyeceksin deseler “beni hiç tanımıyorsunuz” diyeceğimi sanırdım. Oysa ki tam da yazdığım gibi oluyor son bir aydır. Ben sadece Sapanca’da maya bulunmuyor sanıyordum ama 31 büyük şehir ve Zonguldak’ta dahi durum aynıymış. Eskiden mayanın markasına takılıyordum, illa ki yıllardır kullandığım marka olacak. Şimdi nerede o lüks, mayayı bulsam evin başköşesine koyacağım. Korona günlerinde yaş ve kuru maya piyasası tavan yaptı anlayacağınız. Eh o gördüğümüz ekmek fotoğraflarının hepsi ekşi maya ile olmuyor elbet, eski usul dayandı millet yaş ya da kuru mayaya, hamur işi, tatlı derken un bile bulamaz olduk.

Bu sabah yine tüm hazırlığımı yapıp markete indim. İndim diyorum ama gerçekten iniyorum. Karantina günlerini Sapanca’daki evimizde geçiriyoruz ve burası da oldukça tepede, tırmanmakla diz, ayak, bacak aşındıran hatta menisküs  yapar bir yerde. Neyse ki araba var ve saldım mı benim guatrlı teyzenin patlak gözlü görünümü olan arabamı aşağı, pek kolay iniyorum markete. Henüz tek tük kişi görüyorum içeride ve onları geçerek un, unlu mamuller reyonuna gidiyorum. En alt rafta yine o sıralama; vanilya, kabartma tozu, boş bir sıra, hamur kabartma tozu, vanilya. Boş sıra tahmin ettiğiniz gibi mayaya ait ve aylardır kiracı yok, dükkan boş. Soğuk zincir ürünlerin oraya gidip yine öylesine bakıyorum, yaş maya belki insafa gelip vitrinlerde yerini almıştır diye, o da yok.

Alacağım bir kaç parça ürünü alıp kasaya doğru giderken yeleğinde benim maya markamın amblemi olan, maskeli, eldivenli bir yoldaş görüyorum. Onun da elinde bir küçük kutu var ve sanki maya gibi. Yavaşça arkasından süzülüp takibe alıyorum. Evet olay yerine doğru gidiyor, beklenen rafa doğru yaklaşıp eğiliyor, sağına soluna bakıyor. Göz göze geliyoruz, üç beş saniye bakışıyoruz ve o sırada onu rafın önünde eğilmiş gören iki mayadaş da yerini alıyor. Paketten toplasanız beş altı paket maya ancak çıktı ve ilk sırada ben varım. Elimi uzattım, hepsini almak istiyorum, öyle ya bir aydır piyasanın açılmasını bekliyorum. Gözümü diğer iki mayadaşa çeviriyorum, yalvaran gözlerle bana bakıyorlar. Sadece gözlerini görüyorum ama eminim dudaklarını büzmüşlerdir o sırada. Tamam beş paketi almayacağım ama bari üçünü alayım, kalan iki paketi de siz paylaşın der gibi bakıyorum ama kim bilir kaç kişi bugünü bekliyor diye geçiyor aklımdan. Son saniyeler, kalp atışlarımız hızlandı veeee…. Sadece bir paket alabildim. Paylaşma, vicdan, empati, nefis, ne derseniz deyin. Benden sonra diğer iki kişi de sadece bir paket aldı. O sırada marketin en çok aranılan ürünün rafının önünde toplananları gören son iki kişi de kalan mayaları kaptı.

Elimizde mayalar, gözlerimizle anlaştık, besbelli gülüyorduk ve mutluyduk.

Not: Arabamı tahmin ettiniz mi?

6 YORUMLAR

  1. Ahaha Banu çok hoş yazmışsın, ben de dün bulduğum mayayı kaptım, hoş ekmek falan yaptığım da yok ya, ne olmaz ne olmaz değil mi? Bugünler aklımıza gelir miydi?
    Arabanı tahmin ettim ama markalardan hiç anlama :)) Kal sağlıcakla…

    • Araba konusunda aynıyız, sadece kullandığım arabaların markasını biliyorum desem:))) Nissan Juke bu patlak gözlü araba. Maya için sıra bekleyeceğim günler ise hayatımın en ilginç anılarında. Torunlara anlatacak ne çok şey birikiyor.

  2. Ahaha çok güzel … Birde ilk kandilde de oldu irmik yoktu ve fıstık … Demek zaman zaman oluyor böyle marketik şeyler.. Bizimki gene nekadar masum… Tüm ulkede kenara çekilen mallar nasıl oluyordu … Bunla kurtardık …

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here