Ne Okusak

Altı Çizili Satırlar Kitap Günleri

19 Nisan 2017

Yeni diyeceğim ama ilkini yaptığımıza göre Altı Çizili Satırlar kitap buluşmamız diyebilirim artık. Armağan Portakal ile uzun zamandır düşünüp geçtiğimiz Nisan ayında hayata geçirdiğimiz bir kitap buluşması aslında AÇS.


Ben kitap okumayı çok severim oldum olası ama son iki yıldır kitap okumayı  öğreniyorum diyebilirim. Eskiden sadece okurdum; karakterleri, mekanları, parantez içlerini, metaforları fazla irdelemeden, genelde sevdiğim ve tanıdığım yazarları, o ara en çok satanlar neyse onları okurdum. Şimdi ise hiç tanımadığım yazarları, yeni yazmaya başlamışları, çok duyduğum ama okumaktan çekindiklerimi okumaya başladım. Böyle olunca da kitap okuma aşkım bir başka depreşti. İşte bu depreşme sırasında Armağan’ın Torlak Çiftliğinde yapacağı atölyeleri konuşurken çıktı Altı Çizili Satırlar fikri.

Her ay bir kitap seçelim, kitabı irdelerken hayatımızı, bizi konuşalım, başka gözlerden bakıp başka kulaklardan duyalım, açık havada edebiyata doyalım dedik. Tüm bu söylediklerimi de zeytin ağaçları altında, gezen tavukların eşliğinde, güneşin içimizi ısıttığı, mavinin ve yeşilin birleştiği Seferihisar’da Torlak Çiftliğinde yapmaya karar verdik.

Geçtiğimiz ay Paul Auster’ın Kış Günlüğü kitabını okuyup konuştuk. Torlak Çiftliğinde yapılan tamamen sağlıklı Ege otları ağırlıklı öğle yemeği eşliğinde çayımız, kahvemiz, tatlılarımız ile kitaba da birbirimize de sohbete de doyamadık.

İkinci Altı Çizili Satırlar buluşmamız 7 Mayıs Pazar günü.  Kitabımız Kuş Kadın, yazarı Finy Petra.

Katılımı oldukça az sayıda kişi ile yapıyoruz. Buradaki amaç, şehrin gürültüsünden kaçıp, doğada vakit geçirirken aynı zamanda ruhsal ve fiziksel enerjimizi olumluya çevirip farklı bir gün geçirmek. Bu yüzden de önceden rezervasyon olmadan katılım kabul edemiyoruz. Fakat ikinci buluşmamız için hala yerimiz var ve eğer bu satırları şu an okuyup katılmayı düşünürseniz banuduru@gmail.com adresine e-posta göndererek katılım şartları hakkında bilgi alabilirsiniz.

Unutmayın, bizi okumak kurtaracak!

 

3 Comments

  • Reply mavianne 20 Nisan 2017 at 15:04

    ne kadar harika ve üretici kadınlarsınız hızınıza yetişemiyorum
    çok ama çok takdir ediyorum
    umarım bu yaz ben gümüldürdeyken de yaparsınız ve ben de katılırım
    sevgiler ve öpücükler size

  • Reply FUNDA GÜNEY normal_bir_anne 08 Mayıs 2017 at 15:28

    Ne güzel bir proje.Benim de hep aklımdaydı bir kitap klubüne dahil olmak ve bu sene 2taneye bırden dahil oldum:) ilkini kızımla ben kurduk. Anne&kız kitap kulübü:)) İsmini kızım koydu.çok keyif aldığımız için her gece toplanıyoruz.2.si ise bir çocuk kitabevinde ebeveynlerin kurduğu bir grup.daha önce tanımadığım farklı sektörden 10 12 kadın toplandık.bir kitap üzerinden sohbete başladık ve pek çok ortak dertte,neşede,sevgide buluştuk.
    ilk buluşma çok keyifliydi.aslında belki de asıl keyifli olan hiç tanımadığınız ınsanlarla bile aynı dertlere sahip olma bilincine varıyor olmak.sizinle aynı sıkıntıları,sorunları yaşayan insanların varlığını görmek sizin sıkıntınızı normalleştiriyor bence.belki bencilce ama normalleşen sıkıntıların üstesinden gelmek daha kolay oluyor.
    velhasıl yapmak isteyip de yapabildiklerim listesine bu 2kitap klubuyle bir artı daha atmış oldum.aklımdaki güzel şeyler,bebeler büyüdükçe içimde benimle büyüyorlar.zamanı geldikçe bir bir filizleniyorlar.Bu esnada benim gibi kadınların varlığını görmek daha da daha da kuvvetlendiriyor içimdeki coşkuyu.
    sanki siz kitap klubunde okudukça ben de,dünyadaki herhangi bir kadın da okuyor ve aydınlanıyor.hayat kadınlarla başlıyor…
    sevgiler.

    • Reply Banut 08 Mayıs 2017 at 20:01

      Anne&Kız Kitap kulübü, ne harika fikir. Tebrik ederim kızınızı da sizi de. Gerçekten biz de çok keyif alıyoruz Altı Çizili Satırlar^’da. Ben İstanbul’da ayrıca bir kulübe daha katılıyorum. Okudukça zenginleştiğimi hissediyorum. Bu eğerli yorumunuz için de ayrıca teşekkürler. SEvgi ve kitapla kalın

    Leave a Reply

    Berlin in Berlin ödül almış, ödülden çok filmdeki erotik sahne konuşuluyor, Uğur Mumcu öldürülmüş…Nihan’ın iki ülke ve 20 yıllık zaman dilimini kapsayan hikayesinin arka fonunda Türkiye’nin o yıllardaki sosyal ve siyasi panoraması var…

    Kitabı okurken Banu Tozluyurt’un tanınmış yazarlara; bir Banu’luk yer açın ben geliyorum diyen ayak sesleri duyuluyor…

    Nihan, Kamer ve Seval’i babaları cumartesi günleri halaları Ayla’nın oturduğu Kadıköy’e götürürdü. Belki de balıkçılar çarşısında balık alırken yanlarından geçtiniz. Ya da Üsküdar’dan Nihan’la aynı vapura bindiniz, yanyana oturdunuz… Hikayedeki gerçeklik duygusu o kadar geçiyor ki insana sokakta yürüyen bir genç kıza acaba bu Nihan’mı diye bakabilirsiniz…

    Lale Celepoğlu

    D & R    /    İdefix    /    Kitap Yurdu    /    Babil.com