Kanada

Royal Ontario Müzesi

Toronto gezimizin sonuna yaklaşırken bu defa Royal Ontario Müzesi oldu durağımız. Özellikle kışın Toronto’da çocukla gezilecek yerler deyince yerli yabancı herkesin aklına ilk gelen isimdir herhalde burası. Daha binanın girişinden farklı bir yer olduğunu anlıyorsunuz. Queens Park Caddesi üzerine bırakılmış dev bir kristal gibi…

02 Şubat 2017
Kanada

Toronto’da Muhteşem Casa Loma

Kanada’nın en büyük şehri Toronto’da muhteşem Casa Loma, Duru ile bugünkü durağımız. Toronto’da gezilecek yerler listesinde ilk üçte olmayı hak eden bu kale gibi bina, aslında bir ev. Hatta Kanada’nın özel mülk sayılan en büyük evi imiş dediklerine göre. 100 oda, 30 banyo, gezerken…

01 Şubat 2017
Kanada Ne İçsek / Ne Yesek

Death in Venice

Sicilya Erice’de kız arkadaşıyla motosiklet turu yaparken, yedikleri fıstıklı dondurmadan etkilenip o anda doğuyor Death in Venice fikri. Bugün Toronto’da çok ünlü bir Gelato’cu yani dondurmacı. İsmin hikayesi  ise aslında bir küçüklük hayali Kaya Öğrüce için. Küçükken okuduğu Thomas Mann’ın kitabı Death in Venice’den…

30 Ocak 2017
Kanada

Toronto’da Turist Olmak

Toronto’ya geleli beş gün oldu ve eş dost sürekli Toronto’da Turistik Yerler hakkında hiç yazı yazmıyorsun demeye başladı. Toronto’da turist olmak adlı maceramız bugün ancak başlayabildi diyebilirim. Yonge-Dundas Meydanı ve hemen dibindeki Eaton Center – şehrin en büyük alışveriş merkezi- haricinde bugün gerçekten turist gibi…

27 Ocak 2017
Kanada Ne İçsek / Ne Yesek

Toronto’da Simit ve Çay

Yurt dışında bulunduğumuz sürelerde en çok özlediğimiz şey simit ve çay olur hiç tartışmasız. Evimizin altında simitçi olduğundan kahvaltıda, beş çayında, akşam yemeğini uydurma olarak geçiştirmek istediğimizde hep simit vardır masamızda. Toronto’ya gelirken de simitsiz kalmamak için bavula on tane atıverdik, havalimanında yakalanma korkusuna…

25 Ocak 2017
Kanada

Toronto Günlüğü 1

Ülkemden ilk defa bu kadar üzgün ve duygusal ayrıldım diyebilirim. Anne kız yaptığımız belki de otuzuncu seyahat bu fakat Toronto için Erkan’ı geride bize el sallarken bırakmak o kadar zor geldi ki…15 Temmuz’dan sonra oldu bana olanlar, onu biliyorum. Ne zaman geride bıraktıklarımı düşünerek…

23 Ocak 2017

Berlin in Berlin ödül almış, ödülden çok filmdeki erotik sahne konuşuluyor, Uğur Mumcu öldürülmüş…Nihan’ın iki ülke ve 20 yıllık zaman dilimini kapsayan hikayesinin arka fonunda Türkiye’nin o yıllardaki sosyal ve siyasi panoraması var…

Kitabı okurken Banu Tozluyurt’un tanınmış yazarlara; bir Banu’luk yer açın ben geliyorum diyen ayak sesleri duyuluyor…

Nihan, Kamer ve Seval’i babaları cumartesi günleri halaları Ayla’nın oturduğu Kadıköy’e götürürdü. Belki de balıkçılar çarşısında balık alırken yanlarından geçtiniz. Ya da Üsküdar’dan Nihan’la aynı vapura bindiniz, yanyana oturdunuz… Hikayedeki gerçeklik duygusu o kadar geçiyor ki insana sokakta yürüyen bir genç kıza acaba bu Nihan’mı diye bakabilirsiniz…

Lale Celepoğlu

D & R    /    İdefix    /    Kitap Yurdu    /    Babil.com