Kanada Ne İçsek / Ne Yesek

Death in Venice

Sicilya Erice’de kız arkadaşıyla motosiklet turu yaparken, yedikleri fıstıklı dondurmadan etkilenip o anda doğuyor Death in Venice fikri. Bugün Toronto’da çok ünlü bir Gelato’cu yani dondurmacı. İsmin hikayesi  ise aslında bir küçüklük hayali Kaya Öğrüce için. Küçükken okuduğu Thomas Mann’ın kitabı Death in Venice’den…

30 Ocak 2017
Kanada

Toronto’da Turist Olmak

Toronto’ya geleli beş gün oldu ve eş dost sürekli Toronto’da Turistik Yerler hakkında hiç yazı yazmıyorsun demeye başladı. Toronto’da turist olmak adlı maceramız bugün ancak başlayabildi diyebilirim. Yonge-Dundas Meydanı ve hemen dibindeki Eaton Center – şehrin en büyük alışveriş merkezi- haricinde bugün gerçekten turist gibi…

27 Ocak 2017
Kanada Ne İçsek / Ne Yesek

Toronto’da Simit ve Çay

Yurt dışında bulunduğumuz sürelerde en çok özlediğimiz şey simit ve çay olur hiç tartışmasız. Evimizin altında simitçi olduğundan kahvaltıda, beş çayında, akşam yemeğini uydurma olarak geçiştirmek istediğimizde hep simit vardır masamızda. Toronto’ya gelirken de simitsiz kalmamak için bavula on tane atıverdik, havalimanında yakalanma korkusuna…

25 Ocak 2017
Kanada

Toronto Günlüğü 1

Ülkemden ilk defa bu kadar üzgün ve duygusal ayrıldım diyebilirim. Anne kız yaptığımız belki de otuzuncu seyahat bu fakat Toronto için Erkan’ı geride bize el sallarken bırakmak o kadar zor geldi ki…15 Temmuz’dan sonra oldu bana olanlar, onu biliyorum. Ne zaman geride bıraktıklarımı düşünerek…

23 Ocak 2017
Karadeniz

Kartalkaya Golden Key Otel

İstanbul’da kar yok muydu da kalktınız Kartalkaya’ya gittiniz diyenlere son söyleyeceğimi ilk söyleyeyim; kabus değil rüya görmekti isteğimiz. Beyaz bir cennete ve sessizliğe uyanmak, doğanın en güzel manzaralarından birini sunan Köroğlu Dağları’na karşı tavşan kanı çayımızı yudumlamak, doğanın içinde doğaya uyum sağlayarak, rüzgarın, karın,…

16 Ocak 2017
Sosyal Sorumluluk

Farklıyız Ama Biz de Varız

Pazar gününden beri düşünüyorum, nasıl dik duracağız, nasıl yaşamaya devam edeceğiz diye. Neyse ki aldığım bazı haberler tekrar kalkıp koşmama vesile oluyor. Hele içinde bir de inandığım kişiler varsa ve onlar bana “Banu hadi tut şu işin ucundan” diyorsa düştüğüm yerde durmak ne mümkün……

04 Ocak 2017

Berlin in Berlin ödül almış, ödülden çok filmdeki erotik sahne konuşuluyor, Uğur Mumcu öldürülmüş…Nihan’ın iki ülke ve 20 yıllık zaman dilimini kapsayan hikayesinin arka fonunda Türkiye’nin o yıllardaki sosyal ve siyasi panoraması var…

Kitabı okurken Banu Tozluyurt’un tanınmış yazarlara; bir Banu’luk yer açın ben geliyorum diyen ayak sesleri duyuluyor…

Nihan, Kamer ve Seval’i babaları cumartesi günleri halaları Ayla’nın oturduğu Kadıköy’e götürürdü. Belki de balıkçılar çarşısında balık alırken yanlarından geçtiniz. Ya da Üsküdar’dan Nihan’la aynı vapura bindiniz, yanyana oturdunuz… Hikayedeki gerçeklik duygusu o kadar geçiyor ki insana sokakta yürüyen bir genç kıza acaba bu Nihan’mı diye bakabilirsiniz…

Lale Celepoğlu

D & R    /    İdefix    /    Kitap Yurdu    /    Babil.com