Kanada Ne İçsek / Ne Yesek

Death in Venice

30 Ocak 2017

Sicilya Erice’de kız arkadaşıyla motosiklet turu yaparken, yedikleri fıstıklı dondurmadan etkilenip o anda doğuyor Death in Venice fikri. Bugün Toronto’da çok ünlü bir Gelato’cu yani dondurmacı. İsmin hikayesi  ise aslında bir küçüklük hayali Kaya Öğrüce için. Küçükken okuduğu Thomas Mann’ın kitabı Death in Venice’den öyle etkileniyor ki, 1972 yapımı aynı adlı filmi de sonraki yıllarda izleyince, ileride ne iş yaparsam yapayım adını Death in Venice koyacağım diyor ve bugün karşımızda hayalini gerçekleştirmiş mutlu biri duruyor.

Kaya Öğrüce kimdir derseniz,  İstanbul’da doğup, İTÜ’den Toronto Üniversitesi’ne geçiş yapıp Kimya Mühendisliği okuyan, küçüklüğünden beri mutfağa olan ilgisini okuduğu bölümün avantajlarıyla birleştirip Toronto’da açtığı kafeyle marka olan bir dünya vatandaşı.

Dünya vatandaşı diyorum çünkü Stratford of Chef School’da okuyor. Önce Fransa’da 2 Michelin yıldızlı La Grenauillere’de çalışıyor. Ardından Hollanda’da 3 Michelin yıldızlı Oud Sluis ve sonrasında Toronto’ya dönüp yemek öğretmenliği yapıyor.  Sürekli yenilik peşinde olduğundan  San Francisco’da 3 Michelin yıldızlı Manresa restoran deneyimi, sonrasında Belçika, onun hayatında inandığı çok önemli bir düşünceyi de doğruluyor.  İyi bir aşçıysanız dünyanın her yerinde iş bulabilirsiniz.

Death in Venice öncelikli olarak başta da söylediğim gibi bir dondurmacı. Gelato – İtalyanca dondurma- yapıyorlar ama öyle böyle değil tatları.  Kaya Böğrüce Kanada’da çok izlenen yarışma programı Chopped Canada Championship’de yaptığı Ricotto, Roseberry, Bal ve Limon karışımı dondurma ile birinci olmuş. Çok para kazanmasam da (On Bin Kanada Doları) çok fazla tanındım, diyor. Samanlı, bildiğiniz atın yediği samandan dondurması ve yarışmada yaptığı çeşit için insanlar kalkıp farklı şehirlerden geliyormuş.


Gelatonun farkını da öğrenmiş oldum bu arada endüstriyel değil anlık üretilen hem yapımında hem de malzemesinde farklılıklar olan dondurma. Sadece lokal meyveleri kullanıyorlar, dışarıdan hiçbir şekilde ürün almıyorlar. Süt ve peyniri hep yerel üreticilerden temin ediyorlar. Meyvenin zamanı bitince sebze dondurması yapıyorlar. Pancarlı, havuçlu, fermente olmuş sarımsaklı dondurma benim deneyip bayıldıklarımdan oldu. Sakın ha gidip çilekli, vanilyalı, çikolatalı dondurma sormayın çünkü yapmıyorlar. Her hafta farklı tatta iki dondurma çıkarmaya özen gösteriyorlar. Haftaya böcekli dondurma var menülerinde mesela. Yok şaka değil vallahi, böcekli dondurma.

2016 Ocak ayında açılan ve şu ara birinci yılını bitiren Death in Venice aynı zamanda bir kafe. Dondurması kadar yemekleri de çok güzel ama özellikle brunch konusunda iddialılar. Ördek yağında sekiz saat pişirdikleri kuzu gerdanını parçalayıp, ekledikleri fümelenmiş patlıcan ile yumurta kırıp yaptıkları özel menüler için herkes sırada. Aslında insanlar farklı şeyler deneyimlemek için tercih ediyor Death in Venice’i. Hindistan cevizli, fındık yağlı kabak çorbasını tavsiye ederim. Hem sunumu hem tadı harikaydı.

Farklı ülkelerden pek çok insanın birlikte yaşadığı ve kültürlerini paylaştığı Toronto’da tam da şehrin bu özelliğine uygun bir Toronto restoranı Death in Venice. Bir yanda bakır demliklerde fokurdayan çay, baklava, diğer yanda Meksika Biberli, İran Safranlı dondurma, kruvasan, bagel sandviçler…

Haftanın her günü 8:30’dan 22:30’a kadar açık olan kafeyi Kaya ve avukat olan tatlı eşi, birlikte işletiyorlar. Yedi gün işe gitmek zor olmuyor mu dediğimde aldığım yanıt ilginç; istediğiniz işi yaparsanız hiçbir zaman işe gitmek zorunda kalmıyorsunuz.

Death in Venice dondurmalarını kafe dışında bulabileceğiniz adresler; McEwans, Fiesta Farms, Healthy Butche, Pop Box, Stasis Market, Plentiful Market. Yemeklerini  kafede bizzat deneyimleyin, benden de selam söyleyin.

Beni Death in Venice ile tanıştıran arkadaşım Berrin Çalkavur’a teşekkürlerimle.

Death in Venice Gelato Co.

www.deathinvenice.ca

icecream@deathinvenice.ca

(416) 509-3044

 

4 Comments

  • Reply Renan 30 Ocak 2017 at 17:43

    Bi top pancarlı, bi top da meksika biberli rica ediyorum. Bak hiçbir şey istemedim oralardan. Bi bunları getirmezsen alacağın olsun:)

    • Reply Banut 31 Ocak 2017 at 04:34

      paket yaptırdum, eve servis

  • Reply mavianne 31 Ocak 2017 at 16:44

    MÜTHİŞ!!
    Bayıldım hayallerini gerçekleştiren insanlara saygı duyuyorum
    Bu arada fotoğraflar şa ha ne
    ağzımın suyu aktı banucum :))

    • Reply Banut 01 Şubat 2017 at 03:44

      Nasıl da tatlı bir çocuk Fatmacım, gurur duydum bir Türk olarak

    Leave a Reply

    Berlin in Berlin ödül almış, ödülden çok filmdeki erotik sahne konuşuluyor, Uğur Mumcu öldürülmüş…Nihan’ın iki ülke ve 20 yıllık zaman dilimini kapsayan hikayesinin arka fonunda Türkiye’nin o yıllardaki sosyal ve siyasi panoraması var…

    Kitabı okurken Banu Tozluyurt’un tanınmış yazarlara; bir Banu’luk yer açın ben geliyorum diyen ayak sesleri duyuluyor…

    Nihan, Kamer ve Seval’i babaları cumartesi günleri halaları Ayla’nın oturduğu Kadıköy’e götürürdü. Belki de balıkçılar çarşısında balık alırken yanlarından geçtiniz. Ya da Üsküdar’dan Nihan’la aynı vapura bindiniz, yanyana oturdunuz… Hikayedeki gerçeklik duygusu o kadar geçiyor ki insana sokakta yürüyen bir genç kıza acaba bu Nihan’mı diye bakabilirsiniz…

    Lale Celepoğlu

    D & R    /    İdefix    /    Kitap Yurdu    /    Babil.com