Akdeniz Ne İçsek / Ne Yesek

Adana’nın Yöresel Yemekleri Köy Sofrası’nda

29 Aralık 2016

Konu Adana olunca yemek olarak akla ilk gelen şey “kebap” olsa da yöresel Adana lezzetlerinin de hakkını vermek lazım. Siz siz olun Adana’ya gidince Köy Sofrası‘na uğramadan dönmeyin.

Cabbar Usta ve karısı tarafından on yedi yıl önce elli metrekare bir yerde hizmete başlayan Köy Sofrası bugün geniş ve aydınlık mekanında, her gün değişen Adana lezzetleriyle konuklarını ağırlıyor.

Biz çiftçiyiz diyor  Cabbar Usta sohbetimizin başında. Toprakla uğraşırlarmış eskiden.Karısı çok iyi yemek yaparmış. Çoluk çocuk büyüyüp yuvadan uçunca, usta da emekli olunca bir restoran açmaya karar vermişler. Öyle titiz, öyle özenliler ki karabiberi bile hazır almıyorlar, özel olarak çektirip kullanıyorlar. Eh işin içine hile hurda karışmayınca, yemeğe kadın eli değince işler büyümüş, ünleri Adana değil tüm ülkeye yayılmış. Bugün televizyon kanallarından program için gelenlerin, köşelerinde ustaya ve Köy Sofrası’na yer verenlerin sayısı hiç de yadsınacak gibi değil.

Her gün değişen yemek menüsü yine her gün öğlene doğru facebook sayfalarından canlı yayınlanıyor.  Gerçi müdavimleri haftanın hangi günü hangi yemekler çıkıyor ezberlemişler artık. Mesela salı ve cuma günleri yaprak sarma yok satıyormuş.

Köy Sofrası aynı zamanda kadınların ekonomiye katılımında da önemli bir rol oynuyor. Önce Cabbar Usta’nın karısı ile girişimciliğe örnek olan restoranda bugün 12 kadın çalışıyor, 4’ü aşçı olmak üzere.

Sohbetimiz, yemekler o kadar şahane ki hangi birinden tadalım derken Cabbar Usta “lokmacıyız biz” diyor. İşte size bir Adana tabiri daha, lokmacı. Yemeği seven, iyi yemek yiyen insan demekmiş.

Çorbasıyla, dolmasıyla, etiyle, böreğiyle Adana yöresel yemeklerini tatmak için Köy Sofrası listenizde yer alabilir.

Adres: Hurmalı Mah. 34006 Sk.No:6 (Çetinkaya Karşısı) Seyhan/ADANA

Tel: (0322) 436 7984

GSM: 05377223290

Adana Sizi Bekliyor ve ATAK, Adana Tanıtım ve Kalkınma A.Ş’ye teşekkürler

 

No Comments

Leave a Reply

Berlin in Berlin ödül almış, ödülden çok filmdeki erotik sahne konuşuluyor, Uğur Mumcu öldürülmüş…Nihan’ın iki ülke ve 20 yıllık zaman dilimini kapsayan hikayesinin arka fonunda Türkiye’nin o yıllardaki sosyal ve siyasi panoraması var…

Kitabı okurken Banu Tozluyurt’un tanınmış yazarlara; bir Banu’luk yer açın ben geliyorum diyen ayak sesleri duyuluyor…

Nihan, Kamer ve Seval’i babaları cumartesi günleri halaları Ayla’nın oturduğu Kadıköy’e götürürdü. Belki de balıkçılar çarşısında balık alırken yanlarından geçtiniz. Ya da Üsküdar’dan Nihan’la aynı vapura bindiniz, yanyana oturdunuz… Hikayedeki gerçeklik duygusu o kadar geçiyor ki insana sokakta yürüyen bir genç kıza acaba bu Nihan’mı diye bakabilirsiniz…

Lale Celepoğlu

D & R    /    İdefix    /    Kitap Yurdu    /    Babil.com