Röportaj

Ethel Mulinas 85 Kilo Vermenin Oyununu Yazdı

22 Mart 2016

Bir yıl önce bana zayıflamak hakkında konuşacaksın deseler, rüyada mısınız derdim. 2,5 kg. doğmuşum, hayatımda hiçbir zaman zayıf olmadım. Normal tartılarda tartılamıyordum. 120 kiloya kadar tartar onlar, ben kantar cinsi tartılarla tartıldım.

Ethel Mulinas

Bu sözler bir yıl içinde 158 kilodan 85 kiloya düşen, tüp mide ameliyatından sonra yoğun bakımda yolculuğunu yazan, tiyatrocu Ethel Mulinas’a ait. O, bugüne kadar gördüğüm en eğlenceli, en renkli, en özgüveni yüksek ve en hayatla barışık kadınlardan biri. Sağlık için tüp mide ameliyatı oldum dediğinde biraz tuhafıma gitmişti ama onun hikayesini dinleyince şunu bir kez daha anladım; bir kadın isterse her şeyi YAPABİLİR. İşte Ethel’le Tavsiye Evi’nde yaptığımız sohbetin ve YOLCULUĞUM adlı oyununun detayları…

Biraz seni tanıyabilir miyiz?

Sevgiyle büyütülmüş bir insan olmanın kıymetini her zaman bilen, anne babasını erken yaşta kaybetmiş, hayatındaki arkadaşları, kardeşi ve onun ailesiyle var olmaya çalışan, ekonomi okuyup tiyatrocu olan, yüz küsurlu kilosuyla Vietnam dağlarında trekking yapıp, zirveye ikinci çıkan, Haldun Dormen’e çok şey borçlu olan bir deli dolu, mutlu Ethel’im işte.

Ethel, hep mi kiloluydun? Yoksa tetikleyen bir olay mı oldu?

Ethel MulinasHep kiloluydum. Hiçbir zaman zayıf ya da normal kiloda bir çocuk olmadım. Ortaokula kadar hafif toplu bir genç kızdım. İlk sevgili 15 yaş, ilk aldatılma 18 yaş ve gelsin kilolar. Çikolata, kek, börek yiyerek sürekli bir şeylerden belki de tekrar yara almaktan kaçıyordum. İlk defa 110 kiloya aşk acısı ile çıktım. Bir daha da bu kilonun altına düşmedim ta ki bu yıla kadar.

Büyük kiloların ikincisi annemin hastalığıyla geldi. Çok genç yaşta yoğun bakımla tanıştım bu süreçte. Üç yıl önce de hayatta benim için çok önemli insan babamı kaybettim ve kilolarıma kilo kattım. Babamın ölümüyle hayattaki en büyük korkumla yüzleştim. Tek kalmıştım. Babamın ölümünden sonra aldığım kilolar sonrasında bu kez enerjim de düşmüştü. Sahnede nefes nefese kalıyordum. Ben uzun yıllar 400 şeker, 24 tansiyonla yaşadım biliyor musun? Günde beş şeker hapı, iki tansiyon hapı alıyordum.

En yüksek kilon kaçtı?

166 kiloyu gördüm. Hep bir savaş verdim, kilo almaya karşı. Çok kilo verip aldım. Yurt içinde yurtdışında gitmediğim diyetisyen, zayıflama kampı, yaşam koçu kalmadı. Kırk verdim elli aldım, elli verdim altmış aldım. Bu sene ise 75 kg. vermiş durumdayım.

IMG_7396

Oyunu yazarken çıkış noktan neydi?

Tüp mide ameliyatından çıkıp o yoğun bakımda olmak benim için en zoruydu. Hayatının büyük bir bölümünü yoğun bakım odalarında, o seslerin içinde geçiren bir kişi kendi yattığında hep geçmişi geçiriyor aklından. Fakat bana bir şey oldu ve inanılmaz bir yazma isteği geldi. Çıkış noktam şuydu, her kadının bir kilo problemi mutlaka oluyor. 2 kilo fazlası olan da dert ediyor, 10 kilo ya da 50 kilo fazlası olan da. Yaşam aslında bu rakamlardan ibaret değil. Bir kadının iç enerjisi, yaşam sevinci, hayata bağlılığı için tartıdaki kilonun önemi yok aslında. İşte hikayemi yazarken hep bu mesajı vermek istedim, istersek her şeyi yapabiliriz.

Ethel MUlinas

Tamam sen çok kendiyle barışık bir kişiliksin ama seni üzen şeyler yok muydu 166 kilo iken, ne bileyim bakmıyorlar mıydı sokakta filan, laf eden olmuyor muydu?

İnsanlar bana bakıyor ama görmüyordu.

Nasıl yani?

Çok geniş bir hacminiz var ama gözükmüyorsunuz, sizi görmüyorlar, size değer vermiyorlar, konuşmuyorlar ve siz beni görün diye çırpınıyorsunuz. Laf atanlar, iğneleyenler, erkek arkadaşınızla el ele yürürken şişko patates diyen çocuklar… Kimse bir şey demese bile o bakışlar yok mu, sizi ötekileştiren bakışlar…

85 kilo olunca ne değişti hayatında?

Eğitimim, kültürüm, yaptığım işler maalesef önem kazandı. Eskiden konuşmayan insanlar, şimdi kahveye davet eder oldu, kilo verdiğim için selam veren insan sayısı arttı. Bütün bunlar bir yana tansiyon hapı, şeker hapı kullanmıyorum ve uçakta emniyet kemerim artık bağlanıyor. İnanabiliyor musun? Hayatta bazen kimileri için çok basit olan şeyler kimileri için bir mucize oluyor. Uzun yıllar bağlanmayan o kemer bağlandığında ağladım ben sevincimden. Herkese şunu söylemek istiyorum, ruhun kilosu, yaşı ve cinsiyeti yok.

Tüp mide ameliyatını öneriyor musun kilo ile sorunu olanlara?

Ben her zaman şuna inanıyorum. Hayatınızda bir şeyi değiştirmek istiyorsanız bugüne kadar yaptıklarınızdan farklı bir şey yapın. Ne değiştirmek istiyorsanız, kimi sigara kimi alkol kimi evlilik…Benim rahatsızlığım kilomdu ve bunu da bugüne kadar yaptığım şeylerle değiştiremezdim. Kesinlikle şişman herkese bu ameliyatı olun demiyorum. Fakat ben bu ameliyatı olmasaydım çok büyük olasılıkla yakında böbreklerim iflas edecek ve diyalize bağımlı yaşayacaktım, şeker ve tansiyonum hayatımı bitirecekti belki de. Üstelik yoğun bakım en korktuğum süreçti.

İyileşme süreci zor oldu mu?

Ameliyattan sonra üç gün hastanede kaldım. 4. Gün çıktığımda normal hayatıma devam ettim, film festivalinde bir sürü film izledim, 5. Günün akşamı gidip dans ettim deliler gibi. Fakat 158 kilo ile bir ameliyata giriyorsanız korkuyorsunuz tabii. Ölümü göze almıştım.

Oyundan biraz bahsedelim mi?

Yolculuğum oyunu

Ben yoğun bakımda hikayemi yazdım, oyun haline getiren sevgili Murat İpek. Murat da tüp mide ameliyatıyla kilo verenlerden. Oyunun yönetmeni Çiçek Dilligil ile yazın Bodrum’da beraber tatil yaptık ve her sabah inceliyorsun diyordu bana. Aklında hiç yokken bendeki değişimi görünce o da ameliyat oldu. Anlayacağın, yazarı, yönetmeni, oyuncusu toplam 200 kg. vermiş bir ekibiz. Oyun tamamen yaşadığım süreci anlatıyor. Müzikleri Bora Öztoprak’a ait.

Yapabilirsin, kendini yeniden yaratabilirsin. Yolculuğum devam ediyor. 2 Nisan ve  14 Nisanda Tiyatro Karnaval’da, 19 Nisan’da Profilo’da. Oyunun biletleri Biletix’te 55 lira, tiyatro gişesinde 45 lira ama eğer gitmek isterseniz bana mesaj atın, ben adınızı vereceğim ve 35 liraya izleyebileceksiniz.

31 Martta yeniden doğuşunun birinci yılını kutlayacak Ethel Mulinas’a sağlık dolu günler diliyorum. Kadının adı cesaret, kadının adı yaşam sevinci.

Ethel Mulinas

3 Comments

  • Reply Birgül 23 Mart 2016 at 08:47

    Tebrik ediyorum iradesi muhteşem miş.

  • Reply zeynep goktaş 23 Mart 2016 at 11:11

    Çok güzel bir röportaj olmuş . Tebrik ediyorum.

  • Reply Arzu 23 Mart 2016 at 19:32

    IG’deki videosundan çok etkilenmiştim,enerjisi müthiş biri.Kutluyorum canı yürekten,güzellikler onunla olsun daima ♥

  • Leave a Reply

    Berlin in Berlin ödül almış, ödülden çok filmdeki erotik sahne konuşuluyor, Uğur Mumcu öldürülmüş…Nihan’ın iki ülke ve 20 yıllık zaman dilimini kapsayan hikayesinin arka fonunda Türkiye’nin o yıllardaki sosyal ve siyasi panoraması var…

    Kitabı okurken Banu Tozluyurt’un tanınmış yazarlara; bir Banu’luk yer açın ben geliyorum diyen ayak sesleri duyuluyor…

    Nihan, Kamer ve Seval’i babaları cumartesi günleri halaları Ayla’nın oturduğu Kadıköy’e götürürdü. Belki de balıkçılar çarşısında balık alırken yanlarından geçtiniz. Ya da Üsküdar’dan Nihan’la aynı vapura bindiniz, yanyana oturdunuz… Hikayedeki gerçeklik duygusu o kadar geçiyor ki insana sokakta yürüyen bir genç kıza acaba bu Nihan’mı diye bakabilirsiniz…

    Lale Celepoğlu

    D & R    /    İdefix    /    Kitap Yurdu    /    Babil.com